Toplam 18,326 Hadis
Konular
İbn Abbâs der ki:

#18,342
Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber Bedir savaşına kölelerden (veya azat edilmiş kölelerden) yirmi kişi katıldı. Ebu Bekr es-Sıddik, (Bedir' e katıldığı) menkıbelerinde zikredildi. Ömer b. el-Hattab, menkıbelerinde zikredildi. Osman b. Affan: (Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)) kendisine (ganimetten) bir hisse ayırdı ve savaşa katılmaması konusunda kendisine izin verdi. (Çünkü eşinin hastalığıyla meşguldü.) Ali b. Ehi Talib, menkıbelerinde zikredildi. Sa'd b. Ehi Vakkas, menkıbelerinde zikredildi. Said b. Zeyd: (Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)) kendisine (ganimetten) bir hisse ayırdı. Abdurrahman b. Avf, menkıbelerinde zikredildi. Zübeyr b. el-A vvam, menkıbelerinde zikredildi. Talha b. Ubeydillah, menkıbelerinde zikredildi. Ebu Ubeyde b. el-Cerrah, menkıbelerinde zikredildi. Resulullah'ın (sallallahu aleyhi ~) amcası Hamza, menkıbelerinde zikredildi. Muhammed b. Müslim ez-Zühri'nin Bedir savaşına katılanlardan adlarını saydığı sahabiler şunlardır ki -bu rivayetin ravileri Sahih'in ravileridir-: Musa b. Ukbe, İbn Şihab' dan naklediyor: "Ensar' dan Bedir savaşına katılanların adlan: Beni A vf b. el-Hazrec' den: Evs b. es-5amit Ensar' dan; Beml Avf b. el-Hazrec' den Evs b. Abdillah b. el-Haris b. HUli Beni Amr b. Avf'ın Benu Umeyye b. Zeyd kolundan: Rafi b. Uncude Ensar'dan; Beni'l-Hazrec kabilesinin Benu Seleme boyunun Benu Haram kolundan: el-Ciz' denilen Sa'lebe Ensar' dan; Benu Züreyk'ten Sa'd b. Zeyd b. Halde b. Amir b. Züreyk Kureyş' ten: Erkam b. Ebi'l-Erkam, Ebu Bekr'in azatlısı Bilal ve Bişr b. el-Bera b. Ma'rur Ensar' dan; Benu Saide b. Ka'b b. el-Hazrec boyundan: müttefikleri Ziyad b. Amr el-Cüheni Ensar' dan; Benu Dinar b. en-Neccar' dan: müttefikleri Büceyr b. Büceyr Ensar'dan; Beni'l-Haris b. el-Hazrec'den: Temim b. Yesar b. Kays b. Adiyy b. Ümeyye Ensar' dan: Hazrec kabilesinin Bend Seleme kolundan: Hiraş b. es- Sımme' nin azatlısı Temim Ensar' dan; Beni'l-Aclcin' dan: Sa.bit b. Akranı Ensar'dan; Beni'I-Hazrec kabilesinin Benli Seleme boyunun Benu Haram kolundan: Sa.bit b. Sa'lebe b. Zeyd b. el-Haris b. Haram Ensar' dan; Benli Avf b. el-Hazrec boyunun BenO Belhubla kolundan: Sabit b. Rabia Enscir'dan; Benin-Neccar' dan: Sabit b. Amr b. Zeyd b. Adiyy Enscir' dan; Benli Adiyy b. en-Neccar' dan: Nesli olmayan Sabit b. Hasscin b. Amr Enscir' dan; Evs kabilesinin Benli Amr b. el-A vf boyunun Benli Umeyye b. Zeyd kolundan: Sa'lebe b. Hatib Ensar' dan; Benft Cüşem b. el-Hazrec' den: el-Ciz' denilen Sa'lebe Ensar' dan: Sa'lebe b. Usme Ensar' dan; Beml Züreyk'ten: Cübeyr b. Halid b. Mahled b. İyas Ensar' dan; Benıl Dinar b. en-Neccar' dan: Nesli olmayan Cabir b. Halid b. Abdileşhel Ensar'dan; Benü Ubeyd b. Adiyy'den: Müttefikleri Harise b. el- Humeyyir el-Eşcai Ensar' dan; Benıl Muaviye b. Malik b. A vf' dan: Cebr b. Atik b. el- Hciris Ensar' dan; Beni'I-Haris b. el-Hazrec' den: Harise b. Zeyd b. Ebi Züheyr b. İmrii'l-Kays Beni Esed b. Abdiluzza' dan: Müttefikleri Hatib b. Ebi Beltaa Ensar' dan; Benu'n-Nebit boyunun Bend Abdileşhel kolundan: Haris b. Enes b. Malik b. Ubeyd Ensar'dan; Benu'n-Nebit boyunun Benft Abdileşhel kolundan: Haris b. Evs Ensar' dan; Beni'n-Neccar'dan: Hcirise b. Sürcika Ensar' dan; Akabe biatında bulunup Bedir savaşına kahlan Benft Züreyk'ten: Haris b. Kays b. Halid b. Mahled Ensar' dan; Benu Amir b. Malik b. en-Neccar boyunun Benu Mebzul kolundan: Haris b. es-Sımme b. Amr b. Atik, Revha denilen yerde bir uzvu kırıldığından dolayı Resulullah (sallallahu aleyhi veelem) kendisine ganimetten bir hisse ayırdı. Ensar' dan; Benu'n-Nebit boyunun Benu Abdileşhel kolundan: Benu Salim' den olup müttefikleri olan Haris b. Hazme b. Adiyy Ensar' dan; Evs kabilesinin Benu Amr b. A vf boyunun Benu Umeyye b. Zeyd kolundan: Haris b. Hatib Ensar' dan; BenrI-Haris b. el-Hazrec' den: Hureys b. Zeyd b. Sa'lebe b. Abdirrab Ensar' dan; Benu Sa'lebe b. Abdiavf b. Ganem' den: Ebu Eyyub, adı: Halid b. Zeyd b. Küleyb b. Sa'lebe Ensar' dan; Benu Abdileşhel'den: Rafi' b. Sehl, Rafi' b. Zeyd de denir. Ensar'dan; Benrn-Neccar'dan: Rafi' b. el-Haris b. Sevvad, Rafi' b. Uncude el-Ensari Ensar' dan; Evs kabilesinin Benu Amr b. A vf boyunun Benu Umeyye b. Zeyd kolundan: Ebu Lübabe Beşir b. Abdilmünzir Ensar' dan; Benu Züreyk'ten: Rifaa b. Rafi' b. Malik b. Aclan Beni Abdişems' ten: Benu Esed' den müttefikleri olan Rabia b. Eksem Ensar' dan; BenrI-Evs kabilesinin Benu Amr b. Avf boyunun Benu Umeyye b. Zeyd kolundan: Rifaa b. Abdilmünzir Ensar' dan; Benu Avf b. el-Hazrec boyunun Benu Belhabla kolundan: Rabi' b. İyas Ensar' dan; Benrl-Aclan' dan: Rib'i b. Ehi Rib'i el-Ensari Ensar' dan; Benu Bey ada' dan: Ruhayle b. Sa'lebe b. Halde Kureyş kabilesinin Benu Haşim kolundan: Zeyd b. Harise Kureyş kabilesinin Benu Adiyy b. Ka'b kolundan: Zeyd b. el-Hattab Ensar' dan; Benu en-Neccar' dan: Ebu Talha Zeyd b. Sehl Ensar' dan; Evs kabilesinin BenrI-Aclan kolundan: Zeyd b. Eslem b. Sa'lebe Ensar' dan; BenrI-Haris b. el-Hazrec' den: Zeyd b. el-Müzeyyen Ensar' dan; Benu Avf b. el-Hazrec boyunun Bem1 Belhabla kolundan: Zeyd b. Vedia b. Amr b. Kays Ensar' dan; Benu Beyada' dan: Ziyad b. Lebid, Bedir savaşına katılınışbr. Ensar' dan; Benü Saide b. Ka'b b. el-Hazrec' den: Müttefikleri Ziyad b. Amr el-Cüheni Ensar' dan; (Beni) en-Nebit boyunun Benu Abdileşhel kolundan: Sa' d b. Muaz b. en-Nu'man b. İmrii'l-Kays Ensar' dan; Beni'l-Haris b. el-Hazrec' den: Sa' d b. er-Rabr Ensar' dan; Benü Amr b. es-Selem b. Malik b. el-Evs'ten: Sa' d b. Hayseme Ensar' dan; Benü Abdileşhel' den: Sa' d b. Zeyd Beni Amir b. Lüeyy boyunun Benü Malik b. Hasel kolundan: Sa' d b. Havle Ensar' dan; BenO Züreyk'ten: Sa'd b. Osman b. Halde b. Mahled Ensar' dan; Evs kabilesinin Benu Amr b. Avf boyunun Benu Umeyye b. Zeyd kolundan: Sa'd b. Ubeyd b. en-Nu'man Ensar' dan; BenO Sabiğa b. Zeyd boyundan: Sehl b. Huneyf Ensar' dan; Bemi Sevad b. Ganem boyundan: Sehl b. Kays b. Ebi Ka'b b. el-Kayn Kureyş kabilesinin Beni'l-Haris b. Fihr kolundan: Süheyl b. Beyda Ensar' dan; Beni'n-Neccar' dan: Süheyl b. Rafi' b. Ebi Amr, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) Mescid'inin arsası -ki burada hurma kurutuluyordu- ona ve kardeşine ait bir yerdi. Ensar'dan; Benrn-Neccar'dan: Süheyl b. Ubeyd b. en-Nu'man, bunun nesli yoktur. Ensar' dan; Beml Saide boyundan: Ebu Dücane Simak b. Haraşe, bu sahabi Uhud savaşında Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) kılıcını alıp savaşan kişidir. Ensar'dan; Beni'l-Haris b. el-Hazrec boyundan: Abdullah b. Revaha b. İmrii'l-Kays Ensar' dan; Benü Seleme boyundan: Abdullah b. Haram Müslümanlardan, Kureyş kabilesinden: Ubeyde b. el-Haris b. AbdimenM, Bedir savaşında şehit olmuştu. Şeybe b. Rabia kendisini öldürmüştü. Ayağını kesmişti, (onun etkisiyle) Safra denilen yerde vefat etmişti. Kureyş kabilesinin Benft Temim b. Murre kolundan: Ebu Bekr'in azatlısı Amir b. Fuheyre, yani Bedir savaşına katıldı ve öldürülmedi. Resftlullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber Bedir savaşına katılıp şehit olan Müslümanlardan; Kureyş kabilesinin Bem1 Zühre kolundan Umeyr b. Ebi Vakkas. Bedir savaşına katılanlardan; Ensar' dan: Asım b. 5abit b. Kays b. el- Eflah Asım b. el-Cedd b. el-Aclan, Bedir savaşına katılmak üzere yola çıktı, ama Resftlullah (sallallahu aleyhi vOOlem) onu geri çevirdi; fakat ganimetten kendisine hisse ayırdı. Bedir savaşına katılan Ensar' dan; Benft Avf b. el-Hazrec' den: İtban b. Malik b. Amr b. Aclan Ensar' dan; Benft Zufur'dan: Katade b. en-Nu'man Ensar' dan; Evs kabilesinin Benu Harise kolundan: Muhammed b. Mesleme Ensar' dan: Muaz b. Cebel Urve, Ensar' dan Bedir savaşına katılanlar bahsinde şu isimleri saymıştır: Esram b. Fihr b. Ganem b. Avf b. el-Haris b. el-Hazrec' den: Evs b. es- Samit ve kardeşi Ubade. Ensar' dan; Benft Amr b. Malik b. en-Neccar' dan: Akabe biatında bulunup Bedir savaşına katılan Evs b. Sabit b. el-Münzir, Bedri' dir. Ensar' dan; Benft Karbus b. Ganem b. Salim' den: Umeyye b. Levzan b. Salim b. Sabit b. Hezzal b. Amr b. Karbus b. Ganem Resulullah'ın (sallallahualeyhivesellem) azatlısı: Uneyse Kureyş kabilesinin Benft Mahzftm b. Nukta b. Murra b. Ka'b kolundan: Erkam b. Ebi'l-Erkam, Ebu'l-Erkam'ın adı: Abdimenaf, künyesi ise: Ebu Hindef b. Abdillah b. Amr b. Mahzum' dur. Ebu Bekr' in azatlısı: Bilal Ensar' dan Akabe. biatına katılıp Resulullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) biat edenler içinde; Benft Seleme b. Yezid b. Cuşem boyundan: Bişr b. el-Bera b. Ma'rftr, Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan; Beni'l-Haris b. el-Hazrec boyundan: Beşir b. Sa' d, Bedir savaşma katılmıştır. Ensar' dan; Benu Zeyd b. Malik b. Sa'lebe b. Ka'b b. el-Hazrec b. el- Haris b. el-Hazrec boyundan: Beşir b. Sa' d b. Sa'lebe b. Cülas, Bedir savaşma katılmıştır. Ensar' dan; Benu Tarif b. el-Hazrec boyundan: Müttefikleri Besbes el- Cüheni Ensar' dan; Benu Hudra b. Avf b. el-Haris b. el-Hazrec' den: Temim b. Yesar b. Kays b. Adiyy Ensar'dan; Benft Ganm b. es-Selem b. Malik b. el-Evs b. Harise'nin azatlısı: Temim Ensar' dan; Hiraş b. es-Simma' nm azatlısı: Temim Ensar' dan; Sabit b. Akranı b. Sa'lebe b. Adiyy b. el-Aclan Ensar' dan; Ben1l Adiyy b. en-Neccar' dan: Selit b. Kays b. Amr b. Ubeydillah b. Malik b. Adiyy b. Amir Sabit b. Amr b. Zeyd b. Adiyy b. Sevvad b. Usayma veya Usayya, Bedir savaşına katılmıştır, bu sahabi Eşca' kabilesinden olup (Ensar'ın) müttefikidir. Ensar' dan; Bem1 Amr b. Mebzul boyundan: Sa'lebe b. Amr b. Mihsan Ensar' dan; Benu Cüşem b. el-Hazrec' den: el-Ciz' denilen Sa'lebe Ensar' dan: Sa'lebe b. Atme Ensar' dan: Cübeyr b. İyas b. Halid b. Mahled b. Zurayk Ensar' dan; Ben1l Dinar b. en-Neccar' dan: Cabir b. Halid b. Abdileşhel b. Harise b. Dinar. Ensar' dan; Beni'l-Haris b. el-Hazrec boyundan: Cabir b. Abdillah b. Riyab b. en-Nu'man b. Sinan Ensar'dan; Benu Muaviye b. Malik b. Avf b. Amr b. Avf boyundan: Cebr b. Atik b. el-Haris b. Kays b. Habeşiyye b. el-Haris b. Umeyye; Urve: "b. Hubeyyişe"; İbn İshak ise: "b. Heyşe" şeklinde kaydetmiştir. Ensar' dan; Benft Hunas b. Sinan b. Ubeyd b. Adiyy b. Ganm b. Avf b. el-Hazrec' den: Cebbar b. Sahr b. Umeyye b. Hansa b. Ubeyd b. Adiyy b. Ganm. Hatib b. Ebi Beltea da Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan; Benu Ubeyd b. Adiyy b. Ganm b. Ka'b b. Seleme boyundan: Eşca' kabilesinin Benu Dehman kolundan müttefikleri Harise b. el-Humeyyir. Haris b. Sevvad da Bedir savaşına katılmıştır. Ensar'dan; Benı"'n-Neccar boyunun Benu Adiyy b. en-Neccar kolundan: Haris b. Süraka b. el-Haris Ensar' dan; Evs kabilesinin Benu Abdileşhel kolundan: Haris b. Muaz b. en-Nu'man Ensar' dan Akabe biatına katılanların listesi içinde; Bem1 Zurayk'tan: Haris b. Kays b. Mahled, Bedir savaşına katılmıştır. İşte Ebu Halid künyeli bu sahabidir. Ensar' dan; Benu Amir b. Malik b. en-Neccar boyunun Benu Amir b. Mebzul kolundan: Haris b. es-Sımma b. Ubeyd b. Amir Ensar' dan; Evs kabilesinin Bemi Abdileşhel kolundan: Haris b. Muaz b. en-Nu'man Ensar' dan: Haris b. Hazme b. Ebi Ganm b. Salim b. Avf b. el-Haris b. el-Hazrec Ensar' dan; Benu Cuşem b. el-Haris b. el-Hazrec' den: Hureys b. Zeyd b. Sa'lebe Ensar'dan; Bem'.I Zurayk'tan: Zekvan b. Abdikays, daha önce Medine' den Mekke' ye Allah rızası için hicret etmek üzere çıkmıştı, Bedir savaşına da katılmıştır. Ensar' dan; Zenr b. Abdileşhel' den: Rafi' b. Yezid Ensar' dan; Rafi' b. el-Mualla b. Levzan b. Harise b. Adiyy b. Zeyd b. Sa'lebe b. Zeyd b. Menat b. Hubeyb b. Harise b. Gadib b. Cuşem b. el- Hazrec, Bedir savaşında şehit olmuştur. Ensar' dan; Rafi' b. Ca' de be Ensar' dan; Rafi' b. el-Haris b. Sevad b. Zeyd b. Sa'lebe -Urve'nin bildirdiğine göre: Beşir b. Abdilmünzir b. ez-Zübeyr ve Haris b. Hatib, Reslllullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber Bedir savaşına katılmak üzere çıkmışlar; ama Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellan) onları geri çevirmişti Bedir ashabıyla birlikte kendilerine ganimetten hisse ayırmıştı. Vali olarak, Ebu Lubabe'yi Medine' de bırakmıştı. Ensar' dan Akabe biatına katılanların listesi içinde geçer: Benu Zurayk'tan: Rifaa b. Rafi' b. Malik b. Aclan b. Amr b. Zurayk ki, bu sahabi (Akabe biatında kavmi adına) temsilciydi, Bedir savaşına da katılmıştır. Beni Abdişems b. Abdimenaf'm müttefiklerinden Bedir savaşına katılanlardan: Benü Esed b. Huzeyme' den; Rabia b. Eksem. Akabe biatına katılanlar listesinden: Rifaa b. Amr b. Zeyd b. Amr b. Kays b. Sa'lebe b. Malik b. Salim b. Ganim b. Avf b. el-Hazrec; bu sahabi, Resülullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına hicret etmek üzere gidenlerdendir. Ensar'dan; Benli Levzan b. Ganm b. Avf b. el-Hazrec'den: Rabf b. İyas b. Ganm b. Umeyye b. Levzan b. Ganm de Bedir savaşına katılmıştır. Zeyd b. Harise b. Şarahil b. Ka'b b. Abdiluzza b. Yezid b. İmrii'l-Kays el-Kelbi, Allah ve Resulü kendisine ihsanda bulunmuşlardır. Kureyş kabilesinin Bernl Adiyy b. Ka'b kolundan: Zeyd b. el-Hattab Ensar' dan Akabe biatına katılanlar içinde: Benü Amr b. Malik b. en- Neccar' dan -ki bunlar Benü Hadile' dir- : Ebu Talha Sehl b. Zeyd b. el- Esved ki, bu sahabi (Akabe biatında) temsilciydi. İbn Lehia da Akabe biatına katılanların isimleri arasında Sehl b. Zeyd'i zikrebniştir. Doğru olarak da Bedir savaşına katılanların isimleri bahsinde saymıştır. Ensar' dan; Benü Cuşem b. el-Haris b. el-Hazrec' den: Zeyd b. el-Haris b. el-Hazrec de Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan; Beml Cezre b. el-Haris b. el-Hazrec' den -ki bunlar Beni'l- Hubuliyy' dir-: Zeyd b. el-Mers de Bedir savaşına katılmıştır. Ensar'dan; Beml Salim b. Ganim b. Avf b. el-Hazrec'den -ki bunlar Beni'l-Hubuliyy'dir-: Zeyd b. Vedia b. Amr b. Kays b. Cez' b. Adiyy b. Malik b. Salim b. Ganim b. A vf b. el-Hazrec Ensar' dan: Zeyd b. Eslem b. Sa'lebe b. Adiyy b. el-Aclan Ensar' dan; Benü Beyada b. Amir b. Zurayk b. Abd b. Harise' den: Ziyad b. Lebid b. Sa'lebe b. Sinan b. Amir b. Adiyy b. Umeyye Ensar'dan: Sa'd b. Muaz b. en-Nu'man b. İmrii'l-Kays b. Zeyd b. Abdileşhel Ensar' dan; Benü Saide b. Ka'b b. el-Hazrec' den: Sa' d b. Ubade b. Duleym b. Harise b. Huzeyme, Akabe biatına katılmış, aynı zamanda (Akabe biatında kavmi adına) temsilciydi. Bedir savaşına da iştirak etmiştir. Ensar' dan; Benft Amr b. Avf' dan: Sa' d b. Hayseme de Bedir savaşına katılmıştrr. Ensar' dan; Benft Abd b. Ka'b b. Abdileşhel' den: Sa' d b. Zeyd b. Malik b. Abd b. Ka'b Ensar' dan; Benft Dinar b. en-Neccar' dan: Sa' d b. Süheyl b. Abdileşhel b. Harise b. Dinar b. en-Neccar Ensar' dan; Benı1 Sevvad b. Ka'b -ki bunun adı Ka'bu Zufur' dur- : Katade b. en-Nu'man b. Zeyd Ensar' dan: Sa'd b. en-Nu'man b. Kays Hatib b. Ebi Beltea'nın azatlısı Sa'd da Bedir savaşına katılmıştır. Beni Amir b. Lueyy'den Havli'nin azatlısı Sa'd da Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan; Benft Cuşem b. el-Hazrec' den: Sehl b. Kays Ebi'l-Kayn b. Ka'b b. Sevad b. Canın b. Ka'b b. Seleme Kureyş kabilesinin Beni'l-Haris b. Fihr kolundan: Süheyl b. Beyda Ensar' dan; Evs kabilesinin Benft Abdileşhel kolundan: Seleme b. Selame b. Kays, hem Akabe biatına hem de, Bedir savaşına katılmıştır. Kureyş kabilesinin Benft Abdişems b. Menaf kolundan: Ebu Huzeyfe'nin azatlısı Salim Ensar' dan; Benft Saide' den: Ebu Ducane Simak b. Evs b. Haraşe b. Levzan b. Abdfi.d b. Zeyd b. Sa'lebe Ensar' dan; BenO. Seleme b. Zeyd b. Haysem' den: Tufayl b. en- Nu' man b. Hansa, ResO.lullah'a (sallallahu aleyhi vedlem) biat etmek üzere Akabe biatına katılmış, Bedir savaşına ise katılmıştır. Ensar' dan: Osman b. Amr b. Rifaa b. el-Haris b. Sevvad, Bedir savaşına katılmıştır. Ensar'dan; Beni'l-Haris b. el-Hazrec boyunun Benft İmrii'l-Kays b. Sa'lebe b. Ka'b b. el-Hazrec b. el-Haris b. el-Hazrec kolundan: Abdullah b. Revaha b. İmrii'l-Kays Ensar'dan; Bem1 Harise b. el-Haris'den: Zuheyr b. Rafi', Akabe biatına da katılmıştır. Ensar' dan: Cabir b. Abdillah b. Haram b. Ka'b b. Canın b. Ka'b b. Seleme (Bedir savaşına) katılmıştır. Ensar' dan; Beml A vf b. el-Hazrec boyunun Bem1 Ubeydillah b. Malik b. Salim b. Ganim b. el-Hazrec kolundan -ki bu el-Hubuliyy' dir-: Abdullah b. Abdillah b. Ubeyy b. Selül de Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan: Müttefikleri Abdullah b. Tarık el-Belevi Ensar' dan; Benli Amr b. A vf' dan: Abdullah b. Seleme b. Malik b. el- Haris b. Adiyy b. el-Aclan Ensar' dan; Benli Cezre b. Avf b. el-Haris b. el-Hazrec' den: Abdullah b. Urfuta Ensar' dan; Beml Cezre b. Avf'den: Abdullah b. Umeyr Ensar' dan; Benrl-Ebcer b. Avf b. el-Haris b. el-Hazrec' den: Abdullah b. Rabi' b. Kays b. Amr b. Abid b. el-Ebcer Ensar' dan; Benu Levzan b. Ganrn' den: Müttefikleri Abdullah b. Sa'lebe b. Hazme b. Asram Ensar' dan; Beml Ubeyd b. Adiyy b. Ganrn b. Ka'b b. Seleme boyunun Benu Hansa b. Şeyban b. Ubeyd kolundan: Abdullah b. Cedd b. Kabes b. Sahr b. Hansa Ensar' dan: Eşca' kabilesinden müttefikleri Abdullah b. el-Humeyyir el-Eşcai Ensar' dan; Beml Hansa' dan: Abdullah b. Abdimenaf b. en-Nu'man b. Şeyban Ensar' dan; Benu Hubas b. Sinan b. Ubeyd b. Adiyy b. Ganrn b. Ka'b b. Seleme' den: Abdullah b. Kays b. Sahr b. Hizam b. Rabia b. Adiyy b. Canm Müslümanlardan, Kureyş kabilesinden: Ubeyde b. el-Haris b. el- Muttalib, Bedir savaşında şehit olmuştu. Şeybe b. Rabia kendisini öldürmüştü. Ayağını kesmişti, (onun etkisiyle) Safra denilen yerde vefat etmişti. Ensar'dan; Berul-Haris b. el-Hazrec b. Amr b. Malik b. el-Evs'den: Ebu Ubeys b. Cebr b. Amr b. Zeyd b. Cuşem b. Harise, Bedir savaşına katılmıştır. Kureyş kabilesinin Benu Temim b. Murra kolundan: Ebu Bekr'in azatlısı Amir b. Fuheyra Ensar' dan: Umara b. Hazın b. Zeyd Ensar'dan; Benu Mazin b. en-Neccar'ın Benu Hansa b. Mudrik b. Amr b. Garun b. Mazin kolundan: Umeyr, künyesi: Ebft OavO.d b. Amir b. Malik b. Hansa b. Mudrik Müslümanlardan; Kureyş kabilesinin BenO. Zühre kolundan Umeyr b. Ehi Vakkas, Bedir savaşında şehit olmuştur. Nevfel b. Abdimenafın müttefiki Utbe b. Gazvan b. Cabir b. Vehb b. Kabisa b. Malik b. el-Haris b. Mazin b. Mansftr b. İkrime b. Hissa b. Kays b. Gaylan b. Matar da Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan; Benu Salim b. Avf b. el-Hazrec'in Beni'l-Aclan b. Zeyd b. Ganim b. Salim kolundan: İtban b. Malik b. Amr b. el-Aclan b. Zeyd b. Canın b. Salim b. Avf b. Amr b. Avf b. el-Hazrec Ensar' dan; BenO. Beyada' dan: Perva b. Amr da Bedir savaşına katılmıştır. Ensar'dan; Benu Mazin b. en-Neccar'dan: Kays b. Ebi Sa'saa Akabe biatında bulunmuş ve Bedir savaşına katılmıştır. EbO. Sa'saa'run adı: Amr b. Zeyd b. Avf b. Mebzul' dür. Ensar' dan; Benu Sevvad b. Ka'b' dan -ki Ka'b' ın adı Zufur' dur-: Katade b. en-Nu'man b. Zeyd Hamza b. Abdilmuttalib'in müttefiki EbO. Mirsed el-Ganevi de Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber Bedir savaşına katılmıştır. Ebft Mirsed el-Ganevi, hicri on ikinci yılda, altmış altı yaşındayken vefat etti. Ensar' dan; BenO. Zeftra b. Abdileşhel' den: Muhammed b. Mesleme b. Halid b. Adiyy b. Mecdea b. Harise b. el-Haris Ensar' dan; Evs kabilesinin Benft Abdileşhel kolundan: Ebu'l-Heysem b. et-Teyyihan Akabe biatına katılmış olup Akabe' de temsilciydi, Bedir savaşına da katılmıştır. Akabe biatında İslam üzere ilk biat eden bu sahabidir. Ensar' dan; Benft Seleme' den: Muaz b. Cebel b. Amr b. Aiz b. Adiyy b. Ka'b b. Udiyy b. Sa' d b. Adiyy b. Esed b. Saride b. Tezid b. Cuşem Akabe biatina katılmış olup Bedir savaşına da katılmıştır. Mikdad b. Amr da Bedir savaşına katılmıştır. Mirsed b. Ebi Mirsed el-Ganevi de Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan; Benft Harise' den: Beliy kabilesinden müttefikleri Ebu Bürde b. Niyar b. Amr b. Ubeyd, hem Akabe biatına, hem de Bedir savaşına katılmıştır. Muhammed b. İshak'tan ravi zinciriyle gelen bir rivayette (Sahabilerin) biyografileri içinde (Bedir' e katılmışsa) bu savaşa katıldıkları zikredilmiştir. Muhammed b. İshak'ın bu rivayetinin ravileri, güvenilir kimselerdir. (Muhammed b. İsM.k'a kadar olan senedi şöyledir) İbn İshak dedi ki: Muhammed b. Abdillah el-Hadrami, Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr' den, o da Yunus b. Bukeyr' den nakletmiştir: Ensar' dan Bedir savaşına katılanların isimleri (bahsinde) Muhammed b. İshak şu listeyi vermiştir: Benü Amir b. Malik boyundan: Haris b. es- Sırnme b. Amr b. Ubeyd b. Amr b. Mebzul, er-Ravha denilen yerde (bir uzvu) kırıldı, bundan dolayı Resulullah (sallallahu aleyhi veseUem) kendisine ganimetten bir hisse ayırdı. Ensar'dan; Beni'l-Hazrec boyunun Beni'n-Neccar kolundan: Ebu Eyyüb Halid b. Zeyd b. Küleyb b. Sa'lebe b. Abdiavf b. Ganm b. Malik b. en-Neccar, Yezid b. Muaviye b. Ebi Süfyan'la (bir seferde) beraberken hicri elli bir yılında vefat etti. Havvat b. Cübeyr b. en-Nu'man b. Umeyye b. el-Berk'e de Rest1lullah (sallallahu aleyhi veseUem) ganimetten (Bedir savaşına katılanlar gibi) ücret ve hisse ayırmıştır. Ensar' dan; Benu Hubeyb b. Abdiharise' den: Rafi' b. el-Mualla Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber Bedir savaşına katılıp şehit olmuştur. Ebu Lübabe b. Abdilmünzir b. Zenber b. Umeyye b. Zeyd b. Malik b. Avf b. Amr b. Avf b. Malik b. el-Evs, Bedir savaşına katılmak için Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber çıktı. Ancak Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onu geri çevirip Medine' ye vali olarak tayin etti ve kendisine ganimetten hisse ayırıp Bedir ahalisinden saydı. Ensar' dan; Hazrec kabilesinin Benu Zurayk kolundan: Rifaa b. Rafi' b. Malik b. el-Aclan b. Amr b. Asım b. Zurayk b. Abdiharise b. Malik b. Gadab b. Cuşem b. el-Hazrec de Bedir savaşına katılmıştır. Ensar'dan; Benft Abdileşhel'den: Sa'd b. Muaz b. en-Nu'man b. İmrii'l-Kays b. Zeyd b. Abdileşhel b. Cuşem b. el-Haris b. el-Hazrec b. Amr b. Avf b. Malik b. el-Evs de Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan; Evs kabilesinden: Sa' d b. Hayseme b. el-Haris b. Malik b. Ka'b b. en-Nahhat b. Ka'b b. Harise b. Ganm b. es-Selem b. İmrii'l-Kays b. Malik b. el-Evs de Bedir savaşına katılmıştır. Ensar' dan; Sehl b. Huneyf b. Vahib b. el-Ukeym b. Sa'lebe b. Mecdea b. el-Haris b. Amr, Bedir savaşına katılmıştır. Amr: Buhruc b. Haneş b. Avf b. Amr b. Avf adlı kişidir. Ensar' dan; Evs kabilesinin Benu Abdileşhel kolundan: Seleme b. Selame b. Vakş b. Zuğbe b. Zeura b. Abdileşhel b. Cuşem b. el-Haris b. el-Hazrec b. Amr b. Malik b. el-Evs de Bedir savaşına katılmıştır. Muhammed b. Abdillah b. Cahş b. Riyab b. Ya'mer b. Sabira b. Murra b. Kesir b. Ganm b. Devdan b. Esed b. Huzayme (de Bedir savaşına katılmıştır.) Müslümanlardan, Kureyş kabilesinden: Ubeyde b. el-Haris b. Abdimenaf, Bedir savaşında şehit olmuştu. Şeybe b. Rabia kendisini öldürdü. Ayağını kesti, (onun etkisiyle) Safra denilen yerde vefat etmişti. Ensar' dan; Evs kabilesinden: Ebu Abs b. Cebr b. Amr b. Zeyd b. Cuşem b. Mecdea b. Harise b. el-Haris b. el-Hazrec b. Amr b. Malik b. el- Evs de Bedir savaşına katılmıştır. Müslümanlardan; Kureyş kabilesinin Benu Zuhre b. Kilab kolundan Umeyr b. Ebi Vakkas b. Uheyb b. Abdimenaf b. Zuhre, Bedir savaşında şehit olmuştur. Ensar' dan: Asım b. Sabit b. Kays b. el-Eflah b. İsma b. Malik b. Umeyye b. Sa' saa b. Zeyd b. Malik b. A vf b. Amr b. A vf de Bedir savaşma katılmıştır. Ensar' dan: Benu Umeyye b. Zeyd boyundan: Uveym b. 5aide, İbn İshak bunun nesebini zikretmeyip Benu Amr b. A vf' ın müttefiki olduğunu söyledi. "Kendilerinden biri olduğu da söylenir" dedi. Beni Abdişems'in müttefiki Ukkaşe b. Mihsan b. Hursan b. Kebir b. Ganm b. Dodan b. Esed b. Huzeyme de Bedir savaşına katılmıştır. Ebu Useyd b. Malik b. Rabia b. el-Budn b. Amir b. Avf b. Harise b. Amr b. el-Hazrec b. Saide b. Ka'b b. el-Hazrec b. Harise b. Sa'lebe b. Amr b. Amir de Bedir savaşına katılmıştır. Muhammed b. İshak dedi ki: "Muaz b. Cebel b. Amr b. Evs b. Aiz b. Adiyy b. Ka'b b. Udiyy, Bedir savaşına ve Akabe biatına katılmıştır." İbn İshak dedi ki: "(Muaz b. Cebel) Süheyl b. Muhammed b. el-Cedd b. Kays b. Sahr b. Hansa b. Sinan b. Ubeyd b. Adiyy b. Ganm b. Ka'b b. Seleme'nin anneden kardeşi olduğu için Beni Seleme, kendilerinden olduğunu ileri sürdü." Muaz b. Afra da Bedir savaşına katılmıştır. Bu sahabi: Muaz b. el- Haris b. Rifaa b. Sevda b. Malik b. Ganm b. Malik b. en-Neccar' dır, Afra ise annesidir. Afra, Avf ve Muavviz'in de annesidir, hepsi de (üçü de) Bedir savaşına katılmıştır. Afra: Afra binti Ubeyd b. Sa'lebe b. Ganm b. Malik b. en-Neccar' dır. Ensar' dan; Hazrec kabilesinden: Muaz b. Amr b. el-Cemuh b. Zeyd b. Haram b. Ka'b b. Ganm b. Ka'b b. Seleme b. Sa' d b. Ali b. Esed b. Saride -Sadire de denir-Bedir savaşına katılmıştır. Tezid b. Huşeym b. el- Hazrec'in Bedir savaşına katılıp Ebu Cehil'i öldürdüğü ve İkrime b. Ehi Cehil tarafından kolunun kesildiği; sonra da Hz. Osman devrine kadar yaşadığı söylenir. Ensar'dan; Beni'l-Hazrec kabilesinin Benin-Neccar kolundan: Ebu Muhammed el-Ensari de Bedir savaşına katılmıştır. Bu sahabinin adı: Mes'ud b. Evs b. Esram b. Zeyd b. Sa'lebe b. Ganm b. Malik b. en- Neccar' dır. Ensar'dan; Benll-Hazrec'den: Nu'man b. Kavkal b. Sa'lebe Da'al b. Fehm b. Sa'lebe b. Ganm b. Salim b. Avf de Bedir savaşına katılmıştır. Abdullah b. Ebi Rafi'nin, Bedir ahalisinden Ali b. Ehi Talib'in savaşlarına katılanlar arasında adları sayılan şahıslardandır. Muhammed b. el-Hadrami, (Ubeydullah) b. Ebi Rafi'nin listesi içinde şu isimleri aktarmıştır: Sa'lebe b. Kayzi b. Sahr b. Seleme, Bedir ehlindendir. Benu Zurayk'tan: Cebr b. Sinan, Bedir ehlindendir. Beni Beyada' dan: Cebele, Bedir ehlindendir. Haris b. en-Nu'man, Bedir ehlindendir." Muhammed b. Ubeydillah b. Ehi Rafi'nin bildirdiğine göre babası, Ali b. Ehi Talib'in savaşlarına katılanlar bahsinde şöyle demiştir: "Beni Harise' den: Haris b. Hatib el-Ensari (Bedir savaşına katılmak üzere çıkmış ama) Ravha denilen yerden geri dönmüştür. Beni'l-Muttalib b. Abdimenaf boyundan: Husayn b. el-Haris, Bedir ehlinden olup onunla (Ali b. Ehi Talib'le) beraber bütün savaşlarına katılmıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10040 *Hadisi Bezzar ve Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Yahya b. Abdilhamid el-Himmani bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1785) ve Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 1785) rivayet etmiştir. *Derim ki: Bu hadislerin hepsinin senedleri aynı sened olup İbn Şihab ez-Zühri'ye aittir, ravileri de Sahlh'in ravileridir. •Derim ki: Urve'nin senedinde İbn Lehia vardır ve onun hadisleri hasendir. Eğer bu hadis başka bir hadisle desteklenmişse ki daha önce geçtiği gibi Zühri'nin tarikiyle desteklenmiştir. *Hadisi Taberani, güvenilir sayılan şeyhi Muhammed b. el-Hadrami'den nakletmiştir. Ayrıca Abdullah b. Ebi Rafi'nin kitabından vicade yoluyla nakledilmiştir. *Hadisi Taberani muttasıl bir senedle rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Dırar b. Sard bulunmaktadır. *Hadisin senedinde zayıf sayılan Dırar b. Sard bulunmaktadır. Beni Harise' den: Havvat b. Cübeyr, yoldan dönmüş; ama Resftlullah (sallallahu aleyhi ves:fun) kendisine ganimetten hisse ayırmış ve Bedir ehlinden sayılmıştır. Beni Beyada' dan: Halife b. Adiyy, Bedir ehlindendir. *Hadisin senedi zayıftır. Beni Zurayk'tan: Rifaa b. Rafi', Bedir ehlindendir. *Hadisin senedi zayıftır. Rib'i b. Amr, Bedir ehlindendir. *Hadisin senedi zayıftır. Ensar' dan: Zeyd b. Eslern, Bedir ehlindendir. *Hadisin senedi zayıftır. Beni Haris b. el-Hazrec'den: Zeyd b. Harice el-Ensari, Bedir ehlindendir. Medine'ye yerleşmişti, Osman b. Affan'ın hilafeti döneminde vefat etti. Taberani'nin ravi zincirsiz adlarını saydıklarından: Evs b. Erkam Devs kabilesinden: Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) kölesi Süleym Ehil Kebşe'yi Muhammed b. İshak, Bedir savaşına katıl~ar arasında zikretmiştir. Hakem b. Said b. el-As, Bedir savaşında şehit olmuştur. Said b. Osman b. Halid b. Mahled b. Harise b. Malik b. Gadb b. Cuşem b. el-Hazrec Ebft Ubade ez-Zuraki -Ubade de denir, ama doğrusu EbO. Ubade' dir- Bedir savaşına katılmıştır. Suheyb b. Sinan b. Malik b. Abdiamr b. Akil b. Amir b. Cendele b. Cezime -Huzeyme de denir - b. Ka'b b. Sa' d b. Eslern b. Evs b. Menat b. en-Nemir b. Kasit b. Hinb b. Aksa b. Cezile b. Esed b. Rabia b. Nizar. Bu nesebi Abdullah b. Ced'an et-Teymi'nin müttefiki Hişam b. el-Kelbi zikretti. Suheyb küçükken Bizanslılar tarafından Musul' da esir alınmıştı. Künyesi: Ebft Yahya olup Bedir ehlindendir. Suheyb'in annesi Selma binti'l-Haris' dir. Osman b. Habib b. Vehb b. Huzafe b. Curnah b. Amr b. Husays b. Ka'b, Bedir savaşına katılnuştır. Künyesi Ebu's-Saib'dir. Habeşistan'a hicret edenlerden olup hicretten önce Mekke'ye gelip Medine'ye hicret etti ve Bedir savaşına katıldı. Abdullah b. Reva.ha b. İmrii'l-Kays b. Sa'lebe b. Abdiamr b. İmrii'l- Kays b. Malik b. Ka'b b. el-Haris b. el-Hazrec, Akabe biahna katılmış Bedir ehlindendir. Mo.te savaşında şehit olmuştur. Abdullah b. Huzafe b. Kays b. Adiyy b. Said b. Sehm b. Amr b. Husays b. Ka'b b. Lueyy; Urve, bu sahabiyi Bedir ehli arasında zikretmemiştir. İbn İshak ise bunu Habeşistan'a hicret edenler arasında anmıştır. Bir rivayette Bedir ehlinden olduğu zikredilmiştir. Aynı zamanda Ubade ez-Zuraki olduğu zikredilmiş -Ebft Ubade olduğu da söylenir- Ebft Ubade olduğunu söyleyen, adının Said olduğunu söylemiştir. Daha önce nesebinin zikri geçmişti.

Ebu Eyyub el-Ensari-uzun bir hadis içinde- der ki:

#18,341
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Haydi kaç kişi olduğumuzu sayalım" buyurdu. Biz de saydık; üç yüz on üç kişiydik, sayımızı Resulullah' a (sallallaluı aleyhi vesellem) bildirince sevinip Allah'a hamdetti ve: "Bu sayı, Talut'un ashabının sayısı kadardır" buyurdu. Hadis aslen devam etmektedir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10039 *Bu hadis Bedir savaşı bahsinin başında geçti.

Abdullah (b. Mes'ud) der ki:

#18,340
"Bedir savaşında Resulullah'ın (sav) ashabı üç yüz kişiydi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10038 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsât'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Yahya b. Abdilhamid el-Himmani bulunmaktadır.

Ebu Musa der ki:

#18,339
Bedir savaşına katılan Müslümanların sayısı, Calut'a karşı savaşan Talut'un askerlerinin sayısı kadardı, üç yüz on yedi kişiydi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10037 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.1 1 Hadisi Bezzar (no. 1781) rivayet etmiş olup: "Ebû Mûsâ'dan bu yoldan başka bir yolla rivayet edildiğini bilmiyoruz" demiştir.

Amir b. Abdillah el-Bedri der ki:

#18,338
Bedir savaşı, Ramazan ayının on yedinci günü pazartesi sabahında vuku buldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10036 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.

İbn Abbâs der ki:

#18,337
Bedir savaşı Ramazan ayının yirmi yedinci gününde gerçekleşti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10035 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde müdellis bir ravi olan Haccac b. Ertat bulunmaktadır. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir' de (no. 12063) rivayet etmiştir.

İbn Abbâs der ki:

#18,336
Bedir savaşına katılanlar üç yüz on üç kişiydi. Muhacirlerden yetmiş altı kişi vardı. Bedir savaşında müşrikler, Ramazan'ın on yedinci günü -Cuma günü- yenilgiye uğradılar.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10034 *Hadisi Ahmed ve Bezzar rivayet etmiştir: Ancak (Bezzar'ın lafzı) şöyledir: "Bedir savaşına katılanlar üç yüz küsur kişiydi. Ensar iki yüz otuz altı kişiydi, Muhacirlerin sancağını Hz. Ali taşıyordu." Aynı zamanda hadisi Taberani de rivayet etmiş olup senedinde müdellis bir ravi olan Haccac b. Ertat bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Ahmed (2232), Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 12083) ve Bezzar (no. 1783) rivayet etmiştir. Bezzar: "Hadisin bu isnaddan daha güzel bir kanalı bulunmamaktadır" demiştir.

İbn Abbâs der ki:

#18,335
Bedir savaşında Resulullah'ın (sav) sancağını Ali b. Ebi Talib, Ensar'ın sancağını ise Sa'd b. Ubade taşıyordu."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10033 *Hadisi Taberiini rivayet etmiş olup senedinde Haccâc b. Ertât bulunmaktadır ki; bu ravi müdellistir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 5355-12083) rivayet etmiştir.

Ubade b. es-Samit anlatıyor:

#18,334
Resülullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber çıkıp Bedir savaşına katıldım. İnsanlar (Müslümanlarla müşrikler) karşı karşıya gelince Yüce Allah, düşmanı hezimete uğrattı. Bir topluluk müşrikleri takip edip onları öldürmeye ve kimisini de esir almaya; diğer bir topluluk ise savaş yerinde bulunan şeyleri toplamaya başladı. Bir topluluk ta düşman O'na zarar vermesin diye Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) etrafını sardı. Gece olup insanlar bir araya gelince ganimeti toplayanlar: "Biz ganimeti toplayıp koruduk, bunda kimsenin hakkı yoktur" dediler. Düşmanı takip etmeye gidenler de: "Bunda sizin bizden daha fazla hakkınız yoktur, çünkü biz düşmanı takip edip kovduk" dediler. Resuullah'ı (sallallahu aleyhi vesellem) korumak için etrafını saranlar ise: "Bunda sizin bizden daha fazla hakkınız yoktur, çünkü biz düşmanın Resulullah'a (sallallahu aleyhi veıelleın) ulaşıp O'na zarar vermesinden korktuk, bundan dolayı O'nun (sallallahu aleyhi veıelleın) etrafını sarıp kendisini korumakla meşgul olduk" dediler. Bunun üzerine: "(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Resulüne itaat edin" (Enfal Sur. 1) ayeti indi ve Resulullah (sallallahualeyhivesellem) ganimeti Müslümanlar arasında paylaştırdı. (Ravi) der ki: "Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) düşmanın diyarına saldırdığı zaman (yani savaşa giderken) ganimetin dörtte birini askerlere dağıtırdı. Savaştan dönerken (bir yerde bulunan düşmana saldırıp savaş yapıldığı zaman ise) insanlar yorgun ve isteksiz olduklarından dolayı onlara ganimetin üçte birini verirdi. Bununla birlikte Resulullah (sav) birilerine ganimetten vermekten hoşlanmaz ve: "Mü'minlerin güçlüsü, Mü'minlerin zayıfına versin" derdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10032 *Derim ki; Tirmizi ve başkası: "Resulullah (sav) giderken elde edilen ganimetin dörtte birini, dönerken ise üçte birini (savaşta bulunanlara) verirdi" diye rivayet etmişlerdir. Hadisi Ahmed ve Taberâni rivayet etmiş olup Ahmed'in ravileri, güvenilir kimselerdir.

Osman b. el-Erkam'ın bildirdiğine göre babası anlatıyor:

#18,333
Bedir savaşında Allah'ın Resulü (sav):"Ganimetten elinizde bulunan şeyleri geri getirin" buyurdu. Ebu Useyd es-Saidi, Beni'l-Aiz b. el-Merzuban'ın kılıcını kaldırıp (ganimet arasına bıraktı); Erkam (b. Ebi'l- Erkam) kılıcı tanıyıp: "Ya Resulallah! Onu bana hibe et" deyince Hz. Peygamber (sallallahualeyhi veallem) kılıcı ona verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10031 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsat ve el-Mu'cemu'l-Kebir'de muhtasar olarak rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu 'l-Kebir' de (no. 909) rivayet etmiştir.

Başka bir rivayette:

#18,332
Ebu Useyd Malik b. Rabia şöyle demiştir: Bedir savaşında Benu Abid el-Mahzumiyyin' den el-Merzuban'ın kılıcı elime geçti ... (şeklindedir)

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10030 Bu hadisin hepsini Ahmed rivayet etmiş olup senedinde adı zikredilmeyen bir ravi bulunmaktadır; diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.2 2 Hadisi Ahmed (3/497) rivayet etmiştir.

Ebû Useyd anlatıyor:

#18,331
Bedir savaşında Benu Abid el-Merzubai'nin kılıcı elime geçti. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) (ganimetten) herkesin elinde bulunan şeyleri geri getirmesini emredince kılıcı getirip ganimet arasına bıraktım. Hz. Peygamber (sav), kendisinden bir şey istendiği zaman isteyenin isteğini gedi çevirmezdi. Bu arada Erkam b. Ebi'l-Erkam el-Mahzumi kılıcı görüp tanıdı ve onu Resulullah'tan (sallallahu aleyhi vesellem) istedi, Resulullah da (sallallahu aleyhi vesellem) kılıcı ona verdi.1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10029 1 Hadisi Ahmed (3/497) rivayet etmiştir.

Abdullah b. Sidan' ın bildirdiğine göre babası der ki:

#18,330
Resulullah (sav) kuyuya atılan müşriklerin başına gelip: "Ey Kuyu ahalisi! Rabbinizin size yönelik vaadlerini gerçekleşmiş buldunuz mu?" buyurdu. Sahabiler: "Ya Resulallah! Onlar (şu anda seni) işitirler mi?" deyince: "Sizin işittiğiniz gibi işitirler, lakin cevap veremezler" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10028 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup Abdullah b. Sidan'ın durumu bilinmemektedir. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 6715) rivayet etmiştir.

Abdullah (b. Mes'ud) der ki:

#18,329
Resulullah (sav) Bedir savaşında öldürüp kuyuya atılan müşriklerin başında durup: "Ey Kuyu ahalisi! Rabbinizin size yönelik vaadlerini gerçekleşmiş buldunuz mu? Ben, Rabbimin bana vaadettiklerini gerçekleşmiş buldum" buyurdu. Sahabiler: "Ya Resulallah! Onlar (şu anda seni) işitirler mi?" deyince: "Benim söylediklerimi siz onlardan daha iyi işitemezsiniz, lakin onlar bugün cevap veremezler" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10027 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravilerdir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 10320) ve İbn Ebi Asrm Sünne'de (no. 884) rivayet etmiştir. Senedinde Eş'as b. Sevvar bulunmaktadır ki; bu ravi çok yanılgısından dolayı Müslim, onun rivayetlerine sadece mütabi olan hadisler içinde yer vermiştir. İbn Hacer, zayıf olduğunu ifade etmiştir. Abdurrahman b. Muhammed el- Muharibi ise müdellistir.

İbn Abbâs anlatıyor:

#18,328
Resulullah (sav) Bedir savaşında öldürülen müşriklerin başında durup: "Bana yaptığınızdan dolayı Yüce Allah cezanızı versin! Emin olduğum halde beni hıyanetle itham ettiniz, doğru söylediğim halde de beni yalanladınız" buyurdu. Sonra Ebu Cehil b. Hişam'a doğru dönüp: "Bu adam Firavun'dan daha şiddetli bir şekilde Allah'a karşı geldi. Çünkü Firavun öleceğini anladığı zaman Allah'ı birledi (tek ilah olduğunu kabul etti), bu ise öleceğini anladığı zaman Ut ve Uzza'ya niyaz etti" buyurdu .

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10026 . Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde metruk bir ravi olan Nasr b. Hammad el-Verrak bulunmaktadır. 2 2 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 12067) rivayet etmiştir.

Enes b. Mâlik'in bildirdiğine göre

#18,327
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Kureyş' in ele başlarından yirmi küsur kişinin Bedir kuyularından pis bir kuyuya atılmasını emretti. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir topluluğa karşı zafer kazandığı zaman o yerde üç gece beklerdi. Bedir' de de onlara karşı zafer kazanınca üç gece bekledi. Üçüncü günde bineğinin hazırlanmasını emretti. Bineği hazırlanınca yola çıktı, ashabı da onu izlediler. Ashabı: "İşini bitirmeden yola çıkacağını zannetmiyoruz" dediler. (Sonra) Resulullah (sallallahualeyhi vesellem) kuyunun başında durup öldürülen müşriklere -adlarını ve babalarının adlarını zikrederek-: "Ey falan b. filan! Allah'a ve Resülüne itaat etmemeniz sizi sevindirdi mi? Rabbinizin size yönelik vaadlerini gerçekleşmiş buldunuz mu?" diye seslendi. ômer: "Ya Resulallah! İçinde ruh bulunmayan cesetlerle nasıl konuşuyorsun?" deyince: "Muhammed'in canı elinde bulunan Allah'a yemin olsun ki, benim dediklerimi siz onlardan daha iyi duymamaktasınız" buyurdu. (Ravi) Katade: "Yüce Allah, onları azarlamak, alçaltmak ve kahretmek için, Resulullah'ın (sallallahualeyhivesellem) sözlerini duyacak kadar diriltti" açıklaması yaptı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10025 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravilerdir. 1 1 Hadisi Ahmed (3/145 ve 4/29) Enes kanalıyla Ebu Talha Zeyd b. Sehl el-Ensari'den rivayet etmiştir.

Hz. Aişe anlatıyor:

#18,326
(Bedir savaşından sonra) Resulullah (sav), müşriklerden öldürülen kişilerin kuyuya atılmasını emretti, kuyuya ahldılar. Sadece Umeyye b. Halef zırhı içinde şişip zırhını doldurduğundan ve kendisini hareket ettirmeye çalıştıkları zaman parçalanmaya başladığından dolayı yerinde bırakılıp kendisini örtecek kadar üzerine toprak ve taş atılarak gömüldü. Müşriklerden öldürülenler kuyuya atılınca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) başlarında durup: "Ey Kuyu ahalisi! Rabbinizin size yönelik vaadlerini gerçekleşmiş buldunuz mu? Ben, Rabbimin bana vaadettiklerini gerçekleşmiş buldum" buyurdu. Bunun üzerine ashabı: "Ya Resulallah! Ölü bir toplulukla nasıl konuşuyorsun?" dediler, deyip (yukarıdaki hadisin devamına) benzer bir hadis aktarıldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10024 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

Hz. Aişe anlatıyor:

#18,325
Bedir savaşında Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi veıellem), o kişilerin (Müşriklerin elebaşlarının) Utbe, Ebu Cehil ve arkadaşlarının kuyuya atılmasını emrettikten (bu kişiler de kuyuya atıldıktan) sonra başlarında durup: "Bir peygamberin kavmi olarak Allah belanızı versin! Onu en kötü şekilde yurdundan çıkarıp en şiddetli şekilde yalanladınız" diye seslendi. (Sahabiler): "Ya Resulullah! Ölüp leş haline gelen kişilerle nasıl konuşuyorsun? (Seni duyup anlarlar mı?)" dediler. Allah'ın Resulü (sailallahu aleyhi veıellem): "Siz benim sözümü onlardan daha iyi işitip anlayamazsınız -veya- Onlar benim sözümü sizden daha iyi anlarlar" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10023 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Ancak lbrahim, Aişe'den hadis işitmemiştir; lakin Aişe'nin yanına girmiştir.

Abdullah b. Mes'ûd der ki:

#18,324
Bedir savaşında Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) ashabından şehit düşen on sekiz kişinin ruhlanru, Yüce Allah Cennette yeşil kuşların içine koydu. Bu kuşlar cennette istediklerini yerler. Abdullah b. Mes'ud der ki: Onlar bu haldeyken Rabbin onlara bakıp: "Ey kullarım! - Neyi arzuluyorsunuz?" buyurunca: "Ey Rabbimiz! Bundan daha yüksek bir şey yoktur" dediler. Yüce Allah tekrar: "Ey kullarım! Neyi arzuluyorsunuz?" buyurur (onlar da aynı cevabı verirler). Yüce Allah dördüncü seferde onlara sorunca: "Ruhlarımızı tekrar cesedirnize geri iade etmeni ve senin yolunda öldürüldüğümüz gibi tekrar öldürülmeyi arzuluyoruz" derler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10022 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. İnşallah isimleri zikredilenler Bedir savaşına katılanlar(ın listesi) bahsinde (tekrar) sayılacaktır. Şehitlerin ruhlan konusunda daha önce hadisler geçmişti.

Abdullah b. ez-Zübeyr anlatıyor:

#18,323
Kureyşliler (Bedir savaşında) öldürülen adamları için ağıt yakmışlardı, sonra bu duruma pişman olup ağıt yakmaktan vazgeçtiler ve: "Ölüleriniz için ağıt yakmayın! Ağıt yakarsanız, bunun haberi Muhammed ve ashabına ulaşırsa içinde bulunduğunuz duruma sevinirler" dediler. Esirler arsında Ebu Vedaa b. Subayra es-Sehmi de bulunuyordu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bunun Mekke' de güzel, tacir, mal sahibi olan bir oğlu bulunmaktadır, neredeyse babasını kurtannak için fidyeyi getirip gelecektir" buyurdu. Kureyşliler fidye konusunda söyledikleri şeyleri söyleyince Muttalib (b. Ehi Vedaa): "Doğru söylüyorsunuz, esirlerinizi kurtarmak için fidye vermekte acele ederseniz, Muhammed ve ashabı size karşı şiddetli olurlar" deyip geceleyin gizlice (Mekke' den) çıkıp Medine' ye geldi ve dört bin dirhem vererek babasını kurtardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10021 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Bak. 10013.

Nu'man b. Beşir el-Ensâri der ki:

#18,322
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Bedir savaşında müşriklerden esir alınan her bir kişinin fidyesini dört bin dirhem olarak tayin etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10020 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu's-Sağir'de rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Vakidi bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberani el-Mucemu's-Sağir'de rivayet etmiş olup: "Nu'man'dan sadece bu senedle rivayet edilmiştir. Vakidi bu hadisi rivayette tek kalmıştır" demiştir.

İbn Abbâs der ki:

#18,321
Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem), Bedir savaşında şu üç kişiyi önce hapsedip soma idam ederek öldürttü: Benu Abdiddar'dan Nadr b. el-Haris, Bemu Nevfel'den Tuayme b. Adiyy ve Ukbe b. Ehi Muayt.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10019 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde Abdullah b. Hammad b. Nümeyr bulunmaktadır ki; bu raviyi tanımıyorum, diğer ravileri güvenilir ravilerdir.

Amr b. Murre'nin bildirdiğine göre Mesruk, Ukbe b. Ebi Muayt'ın oğluna dedi ki:

#18,320
Asla yalancı olmayan Abdullah b. Mes'ud'un bana bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) babanın boynunun vurulup idam edilmesini emretti. Soma onun yanına uğradığında Ukbe: "(Geride bıraktığım) çocuklar (ım)a kim sahip çıkacak?" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem): "Cehenem sahip çıkacak" buyurdu. İşte Resulullah'ın (sav) sana razı olduğu şey (ateş) sana yeter.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10018 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

Mıksem'in bildirdiğine göre İbn Abbas şöyle demiştir:

#18,319
Resulullah (sallallahu aleyhi vaıellem) Bedir esirlerinin fidyelerini kabul etti, her bir esirin fidyesi dört bin dirhem idi. Ukbe b. Ebi Muayt fidye işinden önce öldürüldü. Ali b. Ebi Talib kalkıp kendisini idam ederek öldürdü. Ukbe: "Ey Muhammed! (Geride bıraktığım) çocuklara kim sahip çıkacak?" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Cehennem" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10017 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Kebir ve el-Mu'cemu'l-Evsât'ta rivayet etmiş olup ravileri Sahih' in ravileridir. 3 3 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 12154) rivayet etmiştir.

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#18,318
"Bugün Kureyş kabilesinden bir adamı hapsedip idam ederek öldüreceğim" buyurmuştu. Bu sözü işiten Ukbe b. Ebi Muayt avazının çıkhğınca bağırarak: "Ey Kureyş topluluğu! Neden ben aranızdan seçilip idam ediliyorum?" diye seslenince ResUlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Allah'a küfredip Resulullah'a (sallallahualeyhiveıellem) iftira ettiğin için" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10016 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Yahya b. Seleme b. Kuheyl bulunmaktadır, ama İbn Hibban bu raviyi güvenilir saymıştır. 2 2 Hadisi Bezzar (no. 1781) rivayet etmiş olup: "Hadisin İbn Abbas'tan bu sened dışında başka bir kanalla geldiğini bilmiyoruz" demiştir.

Amir b. Sa'd'ın bildirdiğine göre babası şöyle demiştir:

#18,317
Ben ve Zübeyr b. el-Avvam, Bedir savaşında Velid b. el-Velid'i esir aldık. Hişam b. el-Velid, onun fidyesini verip kendisini kurtarmak için geldi; ben hakkımı Velid'e bağışladım, Zübeyr b. el-Avvam da hakkını (fidyeden kendisine düşen payı) aldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10015 *Hadisi Bezzar, zayıf sayılan şeyhi Abdullah b. Şebib'den rivayet etmiştir. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1779) rivayet etmiş olup: "Hadisin Sa'd'dan bu isnaddan başka bir yolla rivayet edildiğini bilmiyoruz" demiştir.

Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) azatlısı Ebu Rafi' anlatıyor:

#18,316
Abbas b. Abdilmuttalib'in kölesiydim. Ben, Ümmü'l-Fadl ve Abbas Müslüman olmuştuk, ama Abbas kavminden çekindiğinden dolayı imanını gizliyordu.Ebu Leheb, Bedir savaşına katılmamıştı ve yerine As b. Hişam'ı göndermişti. Ebu Leheb, As b. Hişam'a borç vermişti. Kendisine: "Benim yerime bu savaşa git, bana olan borcunu silerim" deyince As kabul etti. Kureyş' in hezimet haberi kendisine gelince, Allah onu diz üstü düşürüp perişan etti. Ben zayıf birisi idim, (ağaçtan) kadeh yontarken Ebu Leheb yanıma uğradı. Allah' a yemin olsun ki, hücrede yanımda Ümmü'l-Fadl varken ve oturup kadehleri oymakla uğraşırken fasık biri olan Ebu Leheb' in kötü bir vaziyette ayaklarını sürüyerek geldiğini gördüm. Gelip benim çalıştığım hücreyi kazığa bağlayan ipin üzerine oturdu. Sırtı benim sırtıma dönüktü. Tam bu şekilde otururken, birden insanlar: "İşte Ebu Süfyan b. el-Haris b. Abdilmuttalib geldi" dediler. Ebu Leheb ona: "Yanıma gel hele, ey kardeşim oğlu!" dedi. Ebu Süfyan da gelip yanına oturdu. İnsanlar gelip etraflarını sardılar. Ebu Leheb: "Kardeşim oğlu! Anlat hele insanların durumu nasıldı?" deyince: "Bir şey olmadı, vallahi bizler, Müslümanlarla karşılaşınca, onlara kendimizi teslim ederek bizi diledikleri gibi öldürüp, esir almalarına seyirci kalmaktan başka bir şey yapamadık. Allah' a yemin ederim ki ben bu sözümle adamlarımızı kınamak istemiyorum" dedi. Ebu Leheb: "Neden?" deyince: "Duru renkli atlara binmiş bembeyaz adamlar gördüm. Vallahi hiç bir şey onlara yaklaşamıyor, hiç bir kuvvet onlara mukavemet edemiyordu" dedi. Ebu Rafi' devamla şöyle anlattı: Ben hücrenin ipini elimle kaldırdım ve: "Vallahi işte onlar melekler idi" dedim. Bunun üzerine Ebu Leheb de elini kaldırıp surabma müthiş bir tokat atb. Ben de üzerine saldırdım. Beni kaldırıp yere çarpb, üzerime çullanarak vurmaya başladı. Ben zaten zayıf birisiydim. Yanımda bulunan Ümmü'l-Fadl fırlayıp hücreyi dayayan direklerden birini kapbğı gibi Ebu Leheb' e indirip kafasını derin şekilde yardı ve: "Ey Allah'ın düşmanı! Onu efendisi yok diye zayıf mı buluyorsun!" dedi. Ebu Leheb de perişan ve hakir bir halde kalkıp gitti. Vallahi bu olaydan sonra Ebu Leheb sadece yedi gün yaşayabildi. Allah ona "adese" denilen bir deri hastalığına çarptırmak suretiyle onu öldürdü. Oğulları kendisini iki veya üç gece bırakıp defnetmediler, böylece kötü bir şekilde kokmaya başladı. Kureyşli bir adam oğullarına: "İkinize de yazıklar olsun, babanız evinde koktu da siz onu defnetmemekle utanmıyor musunuz?" deyince: "Biz bu çıbanın bulaşıcı olabileceğinden korkuyoruz" dediler. Kureyşliler, bu "adese" hastalığından vebadan korktukları gibi korkarlardı. Bir adam onlara: "Haydi gidin! Ben de sizinle geliyorum" dedi. Ebu Rafi: "Vallahi onu normal yıkamayıp uzaktan üzerine su serptiler, sonra cenazeyi Mekke'nin ta yukarı taraflarına götürüp orada bir duvarın kenarına atblar ve üzerine taş abp gömdüler" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10014 *Hadisi Taberani ve Bezzar rivayet ettiler. Senedinde Hüseyin b. Abdillah b. Ubeydillah bulunmaktadır ki; bu raviyi Ebü Hatim ve başkası güvenilir, bir kısım muhaddisler de zayıf saymışlardır, diğer ravileri güvenilir ravilerdir.1 1 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 912), Bezzar (no. 1778) ve Ahmed (9/6) rivayet etmiştir.

Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) azatlısı Ebu Rafi' anlatıyor:

#18,315
Abbas b. Abdilmuttalib'in kölesiydim, İslam dini aramıza (evimize) girmişti. Ben, Ümmü'l-Fadl ve Abbas, Müslüm olmuştuk; ama Abbas kavminden çekindiğinden dolayı imanını gizliyordu. Allah' ın düşmanı Ebu Leheb, Bedir savaşına katılmamıştı ve yerine As b. Hişam b. el- Muğire' yi göndermişti. Müşrikler hep öyle yapmıştı, savaşa katılmayan her adam yerine bir adam göndermişti. Hayır bize bulaşınca (yani Müslüman olduğumuz zaman) Allah onu alçaltıp rezil etti, biz de içimizde bir güç bulduk. .. -Hadis, devam ediyor. Buradan itibaren Ya'kub' un nüshasında mürsel olup isnadı verilmemiştir- Esirler arasında 5alim b. Avf oğullarının kardeşi olan Ebu Vediia b.Subayra es-Sehmi bulunuyordu. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bunun Mekke' de güzel, tacir ve mal sahibi olan bir oğlu bulunmaktadır, neredeyse babasını kurtarmak için fidyeyi getirmek üzere" buyurdu. Bu arada Kureyşliler: "Esirlerinizi kurtarmak için fidye vermekte acele etmeyiniz, Muhammed ve ashabı size karşı şiddetli olmasınlar" demişlerdi.Muttalib b. Ebi Vediia: "Doğru söylüyorsunuz" deyip geceleyin gizlice (Mekke' den) çıkıp Medine' ye geldi ve dört bin dirhem vererek babasını alıp Süheyl b. Amr'a ait bir yerde (hurmalıkta) bulunan Mikraz b. Hafs b. el-Ahyef'in yanına götürdü. Eb Vediia'yı, Malik b. Avf oğullarının kardeşi olan Millik b. ed-Duhşun esir almıştı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10013 *Hadisi Ahmed bu şekilde kısa metniyle ve bir bölümünü de mürsel olarak rivayet etti. Mürsel olmayanın ravileri, güvenilir kimselerdir.

Enes ve Hasan(-ı Basri) bildiriyor:

#18,314
Bedir savaşında Resülullah (sallallahualeyhi vesellem) esirler konusunda insanlarla istişare edip: "Yüce Allah onlara karşı size yardım etti de onlan esir aldınız" buyurunca Ömer b. el-Hattab ayağa kalkıp: "Ya Resülallah! Boyunlarını vur" dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ondan yüzünü çevirdi. Sonra tekrar Reslullah (sav): "Ey insanlar! Yüce Allah onlara karşı size yardım etti de onlan esir aldınız, ama düne kadar onlar sizin kardeşlerinizdi" buyurunca Ömer tekrar kalkıp: "Ya Resulallah! Boyunlarını vur" dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) yine ona aldırmadı. Sonra tekrar Resulullah (sallallahualeyhivesellem) dönüp daha önceki sözlerini tekrarlayınca Ebu Bekr es-Sıddik ayağa kalkıp: "Ya Resulallah! Ben onları affedip (kendilerini kurtarma karşılığında) onlardan fidye kabul etmeni uygun buluyorum" dedi. (Ebu Bekir öyle deyince) Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veselleın) yüzünde bulunan sıkıntılı durum gitti, onları affedip fidye vermelerini kabul etti. Bunun üzerine Yüce Allah: "Eğer Allah'ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınız şey (fidye)den dolayı size büyük bir azap dokunurdu" (Enfal Sur. 68) ayetini indirdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10012 *Hadisi Ahmed, şeyhi Ali b. Asım b. Suheyb'den rivayet etmiş olup bu şahıs, çokça yanılıp hata eden bir kişidir. Kendisine doğrusu söylendiği zaman yanlışından dönmezdi. Ahmed'in bu rivayetinde bulunan diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Ahmed ·(3/243) rivayet etmiş olup senedinde Humeyd et-Tavil bulunmaktadır ki; bu ravi müdellistir.

Abdullah b. Mes'ûd anlatıyor:

#18,313
Bedir savaşı olup esirleri getirdikleri zaman Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu Bekr'i çağırıp: "Bunlar hakkında ne düşünüyorsun?" diye sorunca: "Ya Resulallah! Bunlar senin kavmin, kendilerini öldürürsen cehenneme giderler, ama (kurtulmaları karşılığında) fidyelerini alırsan; onlardan Müslüman olan bize yardımcı olur, Müslüman olmak istemeyenden de fidye alırız" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey Ömer! Sen ne dersin?" diye sorunca (Ömer): "Ben karşına geçirip boyunlarını vurmanı uygun buluyorum, çünkü bunlar kafirlerin başlan ve önderleridir. Allah' a yemin olsun ki, bizi yurdumuzdan çıkarmaları yetmedi Araplar arasında ilk bize savaş açan kendileri oldu" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10011 *(Bu rivayet) muttasıl bir rivayet olup senedinde zayıf sayılan Musa b. Matir bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 10257) rivayet etmiş olup senedinde Asım b. Ebi'n-Nurud bulunmaktadır ki; bu ravinin sağlamlığı hakkında konuşulmuştur.

Zaide'nin rivayetinde ifade şöyledir:

#18,312
Ebu Bekr dedi ki: "Ya Resulallah! Bunlar senin neslin, aslın ve kavmindir, onları affet! Böylece Yüce Allah onları senin sayende cehennemden kurtarır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10010 *Hadisi EbQ Ya'la ve Taberani rivayet etmiş olup senedinde yer alan Ebû Ubeyde, babasından hadis işitmemiştir, lakin ravileri, güvenilir kimselerdir.2 2 Hadisi Ahmed (no. 3633) rivayet etmiştir.

Cerir b. Hâzım'ın A'meş'ten rivayetinde lafız şöyledir: Abdullah b. Cahş kalkıp:

#18,311
Abdullah b. Cahş kalkıp: "Ya Resulallah! Bu Allah'ın düşmanları seni yalanladılar, sana eziyet edip yurdundan çıkardılar ve seninle savaştılar, şu anda odunu çok olan bir vadide bulunuyorsun" dedi.1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10009 1 Hadisi Ahmed (no. 3634) ve Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 10259-10260) rivayet etmiştir

Abdullah (b. Mes'üd) anlatıyor:

#18,310
Bedir savaşı olduğu zaman Resülullah (sav): "Bu esirler hakkında ne dersiniz? (Onlan ne yapalım?)" diye sorunca Ebu Bekr: "Ya Resülallah! Bunlar senin kavmin ve akrabaların, elinde kalsınlar (hayatta bırak) ve haklarında hüküm vermekte acele etme, umulur ki Yüce Allah tövbelerini kabul edip onları affeder" dedi. Ömer ise:"Ya Resülallah! Bunlar seni yurdundan çıkardılar, seni yalanladılar getirtip boyunlarını vur (onları öldür)" dedi. Abdullah b. Revaha ise: "Ya Resülallah! Odunu çok olan bir vadi bul ve onları içine salıp ateşe vererek onları yak" dedi. Abbas: "Akrabalık bağlarını koparmış olursun" dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) çadıra geçip onlara cevap vermedi. Bunun üzerine birileri: "Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebü Bekr'in sözüyle (görüşüyle) amel eder" dediler. Birileri de: "Ömer'in sözüyle (görüşüyle) amel eder" dediler. Diğer bir topluluk: "Abdullah b. Revaha'run sözüyle (görüşüyle) amel eder" dediler. (Bir müddet sonra) Allah'ın Resulü (sallallahualeyhi vesellem) yanlarına çıkıp: "Yüce Allah kendi nzası doğrultusunda birilerinin kalplerini o kadar yumuşatır ki, süt gibi olurlar. Aynı şekilde Yüce Allah kendi nzası doğrultusunda birilerinin kalplerini o kadar sertleştirir ki, taştan daha sert olurlar. Ey Ebu Bekr! Sen Hz. İbrahfm gibisin. Nitekim o: "Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin" (İbrahim Sur. 36) demişti. Ey Ebu Bekri Aynı zamanda sen Hz. İsa gibisin. Zira o: "Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin" (Maide Sur. 118) demişti. Ey Ömer! Sen de Hz. Nuh gibisin. Zira o: "Ey Rabbiml Kafirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!" (Nuh Sur. 26) demişti. Ey Ömer! Aynı zamanda sen Hz. Musa gibisin. Nitekim o: "Ey Rabbimizl Sen onların kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler" (Yunus Sur. 88) demişti. Siz fakirsiniz, esirlerin fidyelerine ihtiyacınız vardır. Esirlerden hiçbirinin fidye vermeden veya boynu vurulmadan kurtulmasına imkan bırakmayın" buyurdu. Abdullah: "Ya Resulallah! Sadece Süheyl b. Beyda bunların dışında kalsın, çünkü onun İslam' dan sözettiğini duydum" deyince Resulullah (sallallahualeyhiveaJem) sustu. O gün gibi gökten üzerime taş düşmesinden korktuğum kadar hiçbir günde korkmadım; bu korku Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "(Tamam) Süheyl b. Beyda hariç" buyuruncaya kadar devam etti. Bunun üzerine Yüce Allah: ''Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hakim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz, halbuki Allah ahireti (kazanmanızı) istiyor. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir" (Enfal Sur. 67) ayetini indirdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10008 *Derim ki: Tirmizi bu hadisin bir bölümünü irad etti. Bu hadisi Ahmed rivayet etmiştir. 1 1 Hadisi Ahmed (no. 3632), Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 10258) ve Ebu Ya'la (5187) rivayet etmiştir.

Mus'ab b. Umeyr'in yeğeni Ebû Aziz b. Umeyr anlatıyor:

#18,309
Bedir savaşında esirler arasındaydım, Resululla (sallallahu aleyhi vesellem): "Esirlere iyi muamelede bulunun" buyurdu. Ben, Ensar' dan birilerinin yanında bulunuyordum; sabah akşam yemek yemeğe oturdukları zaman Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veselleın) kendilerine olan vasiyetinden dolayı bana ekmeği verip kendileri hurma yiyorlardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10007 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu's-Sağir ve el-Mu'cemu'l-Kebir'de rivayet etmiş olup senedi hasendir. 1 1 Hadisi Taberani: el-Mucemu's-Sağir (no. 409) ve el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 22/393) rivayet etmiş olup: "Ebu Aziz' den sadece bu yolla rivayet edilmiştir. Hadisi İbn İshâk tek başına rivayet etmiştir. Taberâni'nin şeyhi Hüseyin b. Ali el-Attar'm biyografisi yapılmamışhr. Bkz. İbn Hacer "el-İsabe"

İbn Abbâs anlatıyor:

#18,308
(Babam) Abbas b. Abdilınuttalib'i esir alan Ebu'l-Yeser b. Amr'dır. (Bu sahabi) Benu Selime'den Ka'b b. Amr' dır. Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) ona: "Ey Ebu'l-Yeser! Onu nasıl esir aldın?" diye sorunca: "Ona karşı daha önce ve daha sonra görmediğim şekil ve şemaili şöyle şöyle olan bir adam bana yardım etti" dedi. Resulullah (sallallahualeyhiveıellem): "Ona karşı kerim bir melek sana yardım etmiştir" buyurdu. Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) Abbas'a: "Ey Abbas! Fidye verip kendini, yeğenin Akil b. Ehi Talib'i, yeğenin Nevfel b. el-Haris'i ve -Benu'l-Haris b. Fihr'den bir kişi olan- müttefikin Utbe b. Cahdem'i kurtar" buyurdu. Abbas kabul etmeyip: "Ben bundan önce (savaştan önce) Müslüman olmuştum, ama beni zorlayarak savaşa getirdiler" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın): "Yüce Allah durumunu daha iyi bilir, iddia ettiğin doğruysa Yüce Allah sana sevabını verir. Biz ise senin zahirine bakarız, bu nedenle fidye verip kendini kurtar" buyurdu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) daha önce kendisinden yirmi ukiyye altın almışh. Abbas: "Ya Resulallah! Onu fidyem olarak say" dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Hayır, o (mal) Allah'ın senden alıp bize verdiği bir şeydir" buyurdu. Abbas: "Benim malım (param) yoktur ki" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Beraberinizde kimse olmadığı bir zamanda Ümmü'l-Fadl'ın yanına koyup: «Fadl'a şu kadar, Kusem'e şu kadar ve Abdullah'a şu kadar (ver)» dediğin para nerede?" buyurdu. Bunun üzerine Abbas: "Seni hakla gönderen Allah'a yemin olsun ki, insanlardan ben ve Ümmü'l-Fadl dışında bu durumdan kimsenin haberi olmadı. Ben senin Allah' ın Resulü olduğunu biliyorum" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10006 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup senedinde ismi zikredilmeyen bir ravi bulunmaktadır; diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.

İbn Abbâs der ki:

#18,307
Miczer b. Ziyad, Ebu'l-Bahteri b. Hişam' a dedi ki: "Resulullah (sallallahualeyhiveıellem) seni öldürmeyi yasakladı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10005 *Hadisi Bezzar, zayıf sayılan Abdullah b. Şebib'ten rivayet etmiştir. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1764) rivayet etmiştir.

Câbir b. Abdillah der ki:

#18,306
Bedir savaşında Abbas esir alındı, kendisine olabilecek bir gömlek (elbise) bulunamadı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10004 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsât'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Müslim b. Halid bulunmaktadır. Bu ravi (daha sonra) güvenilir sayılmıştır.

İbn Abbâs der ki:

#18,305
Babam (Abbas'a): "Babacığım! Ebu'l-Yeser seni nasıl esir aldı? Halbuki istesen onu avucuna alabilirdin" deyince: "Evladım! öyle deme, onunla karşılaşınca gözümde (Mekke' de bir dağ olan) «Handeme»den daha büyük göründü."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10003 *Hadisi Taberani ve Bezzar rivayet etmiş olup senedinde Ali b. Zeyd bulunmaktadır ki; bu ravinin hafızası zayıftır, diğer ravileri güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1780) rivayet etmiş olup: "İbn Abbâs'tan sadece bu yolla rivayet edildiğini biliyoruz" demiştir.

Ebü'l-Yusr anlatıyor:

#18,304
Abbas'a baktım, put gibi duruyor, gözyaşları akıyordu. Kendisine bakınca: "Böyle bir yakın akraba olmandan dolayı Allah senin cezanı versin! Yeğenine karşı onun düşmanlarıyla beraber (nasıl) savaşırsın?" dedim. Abbas: "(Yeğenim) ne yaptı? Öldürüldü mü?" deyince: "Allah O'nu daha çok aziz kılıp yardım etti" dedim. Abbas: "Benden ne istiyorsun?" deyince: "Seni esir almak istiyorum, çünkü Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) seni öldürmeyi yasakladı" dedim. Abbas: "Bu onun bana yapmış olduğu ilk iyiliği değildir" dedi. Onu esir alıp Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına getirdim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10002 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Kebir'de rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır.

Ebû İshâk'ın bildirdiğine göre Bera veya başka biri şöyle demiştir:

#18,303
Ensar' dan bir adam Abbas' ı esir alıp (Resulullah' ın sallallahu aleyhi vesellem yanına) getirdi. Abbas: "Ya Resülallah! Bu adam beni esir almadı, beni esir alan gördüğüm kadarıyla şekil ve siması şöyle şöyle olan bir adamdı" deyince Resulullah (sav) Ensar' dan olan adama: "Yüce Allah, kerim bir melekle sana yardım etmiş" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10001 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.

Hz. Ali'nin bildirdiğine göre Resülullah (sav) - Bedir savaşında- şöyle buyurmuştur:

#18,302
"Abdulmuttalib oğullarından kimi esir alabilirseniz alın, çünkü onlar istemeyerek savaşa çıktılar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10000 *Hadisi Ahmed ve Bezzar rivayet etmiştir, Ahmed'in rivayetinde bulunan raviler, güvenilir kimselerdir.

İkrime'nin bildirdiğine göre İbn Abbas şöyle demiştir:

#18,301
Resulullah (sallallahualeyhivesellem): "Bana bir avuç çakıl (kum) ver" dedi, ben de verdim. Bir avuç çakılı (kumu) alıp müşriklerin yüzlerine attı, müşriklerden gözleri çakıl (kum) dolmayan kalmadı. Bunun üzerine şu ayet indi: "Attığın zamanda sen atmadın, fakat Allah attı." (Enfal Sur. 17)

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9999 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.

Hakim b. Hizâm anlatıyor:

#18,300
Bedir savaşı olduğu zaman Resulullah (sallallahu aleyhi vessellem) yerden bir avuç çakıl (kum) verilmesini emretti, o çakılı alarak üzerimize atıp: "Şu yüzler çirkinleşsin" buyurdu, böylece hezimete uğradık. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: "Attığın zamanda sen atmadın, fakat Allah attı." (Enfal Sur. 17)

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9998 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedi hasendir.

Hakim b. Hizam demiştir ki:

#18,299
(Bedir savaşında) bir taşın bir leğene düşmesi gibi gökten bir sesin yere indiğini işittik,Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) o taşı alıp (üzerimize) fırlattı, böylece hezimete uğradık.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9997 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Keblr ve el-Mu'cemu'l-Eusat'ta rivayet etmiş olup senedi hasendir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir' de (no. 3127) rivayet etmiştir.

Abdullah (b. Mes'ud) der ki:

#18,298
Bedir savaşında müşrikler gözümüze sayıca az gösterildi. öyle ki yanımda bulunan arkadaşıma: "Onları ne kadar görüyorsun? Yetmiş kişi var mı?" deyince: "Onları yüz kişi civarında görüyorum" dedi. Sonra onlardan bir kişiyi (esir) alıp sayılarını sorduk: "Bin kişiydik" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9996 *Hadisi Taberani rivayet etmiştir. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 10269) rivayet etmiş olup senedinde kopukluk vardır.

Urve der ki:

#18,297
"Cibril, Bedir savaşında san bir sarık sarmış olduğu halde Zübeyr b. el-Avvam'ın simasıyla (yeryüzüne) indi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9995 *Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Hadis mürsel olup senedi sahihtir. Daha önce Giyecekler bahsinde buna benzer hadisler geçmişti. 1 1 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 230) rivayet etmiştir.

Sehl b. Sa' d bildiriyor: Ebu Useyd es-Sa.idi -gözleri görmez olunca- bana dedi ki:

#18,296
"Yeğenim! Şu anda benle sen Bedirde bulunsak ve Yüce Allah gözlerimin tekrar görmesine imkan verse; meleklerin yanımıza çıkıp geldikleri yeri şek ve şüphe bırakmayacak şekilde sana gösterirdim."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9994 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde Selame b. Ravh bulunmaktadır ki; bu raviyi İbn Hibban güvenilir addetmiş, ama başkaları kendisinde bulunan gafletten dolayı zayıf saymışlardır. 3 3 - Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (19/260) rivayet etmiştir.

Ebu Umame b. Sehl b. Huneyf'in bildirdiğine göre babası şöyle demiştir:

#18,295
Evladım! Bedir savaşında birimiz kılıcıyla müşrikin başına işaret ediyordu (ona doğru kılıcını uzatıyordu), daha kılıcı onun boynuna ulaşmadan başı cesedinden ayrılıp yere düşüyordu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9993 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde Muhammed b. Yahya el-İskenderani bulunmaktadır ki; İbn Yunus: "Bu adam münker hadisler rivayet etti" dedi.2 2 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir' de (no. 5556) rivayet etmiştir.

Câbir anlatıyor:

#18,294
Bedir savaşında Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber namaz kılıyorduk. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) namazda tebessüm etti. Namazı bitirince: "Ya Resulallah! Tebessüm ettiğini gördük (bunun sebebi nedir?)" dedik. Allah'ın Resulü (sav): "Müşrikleri takipten dönerken Mikail yanımdan geçti, üzerinde toz izi vardı, bana (bakıp) güldü, ben de ona tebessüm ettim" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9992 *Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiş olup senedinde Vazi' b. Nafi' bulunmaktadır ki, bu ravi metruktur. 1 1 Hadisi Ebu Ya'la (no. 2060) rivayet etmiştir.

Bedir savaşına katılan Ebu Davûd el-Mazini demiştir ki:

#18,293
Müşriklerden bir adamın kellesini vurmak için kendisini takip ediyordum, kılıcım ona ulaşamadan başı yere düştü, böylece aslında başka birinin onu öldürdüğünü anladım.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9991 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup senedinde adı zikredilmeyen bir ravi bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Ahmed (5/450) rivayet etmiştir. Senedinde Muhammed b. İshâk bulunmaktadır ki; bu ravi müdellistir.

Muhammed b. Yahya b. Sehl b. Ebi Hasme, babasından, o da kendi babasından nakletmiştir:

#18,292
Ebu Berze el-Harisi, Bedir savaşında üç kelle taşıyarak Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veselleın) yanına geldi. Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi veselleın) kendisini görünce: "Eline sağlık" dedi. Ebu Berze: "Ya Resulallah! Bunların ikisini ben öldürdüm. (Fakat) yakışıklı, beyaz tenli ve güzel yüzlü bir adam diğerinin kellesini uçurdu" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "O, meleklerden falanca melektir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9990 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsât'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır.

Ebu Hazım el-Ensan bildiriyor:

#18,291
Bedir savaşında Hz. Peygamber (sav) gölgedeydi, ashabı ise güneşin altında savaşıyorlardı, Cibril gelip: "Müslümanlar güneşin altında savaşırlarken. nasıl gölgede oturursun?" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) gölgeyi bırakıp güneşin altına geçti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9989 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsfit'ta rivayet etmiş olup senedinde çok zayıf sayılan Hasan b. Salih b. Ebi'l-Esved bulunmaktadır.

Ebu'l-Melih'in bildirdiğine göre babası (Usame b. Şerik):

#18,290
"Bedir savaşında melekler, Zübeyr simasıyla inmişler ve sarı sarık sarmışlardı" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9988 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup senedinde metrük bir ravi olan Salt b. Dinar bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1767) ve Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 518) rivayet etmiştir. Bezzar: "Bu hadis Usame'den sadece bu yolla rivayet edilmiştir. Her ne kadar Salt, leyyinu'l-hadis olsa da; bu rivayet merfii hükmündedir. Çünkü o bu fiili, Resûlullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraberken yapmışbr.

Behiyy der ki:

#18,289
Bedir savaşında Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber iki at bulunuyordu; Zübeyr b. el-Avvam bir at üzerinde sağ kanatta, Mikdad b. el-Esved de bir at üzerinde sol kanatta bulunuyordu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9987 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup hadis mürseldir. 2 2 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 231) rivayet etmiştir.

İbn Abbâs bildiriyor:

#18,288
Melekler, Bedir savaşı dışında hiçbir savaşta Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber savaşmadılar. Bedir savaşı dışındaki savaşlarda yardımcı kuvvet olarak bulunurlardı. Bedir savaşında Hz. Peygamber'le (sallallahu aleyhi vesellem) beraber sadece iki at bulunuyordu, biri Mikdad b. el-Esved'in, diğeri ise Ebu Mirsed el- Ğanevi' nindi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9986 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Kebir ve el-Mu'cemu'l-Evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 11377) rivayet etmiştir.

İbn Abbâs anlatıyor:

#18,287
Bedir savaşında meleklerin alameti; başlarına beyaz sank sarıp uçlarını bellerine uzatmalarıydı. Huneyn savaşındaki alametleri ise kırmızı sarıklardır. Melekler, Bedir savaşı dışında hiçbir savaşta (bizzat cephede) savaşmadılar. Sadece savaşta sayıyı çok gösterir ve yardımcı kuvvet olarak bulunup savaşmazlardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9985 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde Ammâr b. Ebi Mâlik el-Cenbi bulunmaktadır ki; Ezdi bu raviyi zayıf saymıştır .

Abdullah (b. Mes'ûd) der ki:

#18,286
Bedir savaşında Sa'd, Resulullah'la (sav) beraber süvari ve yaya (piyade) olarak savaşıyordu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9984 *Hadisi Bezzar iki senedle rivayet etmiş olup biri muttasıl, diğeri ise mürseldir, her ikisinin de ravileri güvenilir kimselerdir. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir' de (no. 1769) rivayet etmiştir.

Arnir(-i Şa'bi) bildiriyor:

#18,285
Sa'd b. Ebi Vakkas'a: "Ne zaman Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) duasına mazhar oldun?" diye sorulunca: "Bedir savaşında Resulullah'ın (sallallahualeyhivesellem) huzurunda ok atıyordum. Oku yayın içine yerleştirip: "Allahım! Onların ayaklarım kaydır, onların kalplerini korkuyla doldur, onları şöyle şöyle yap!" diye dua ediyordum; Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ise: "Allahım! Sa'd'ın duasını kabul eyle!" diye dua ediyordu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9983 *Derim ki; Tirmizi bu hadisin bir bölümünü rivayet etmiştir. Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde Mücalid b. Said bulunmaktadır ki; bu ravi, zayıf olmasına rağmen güvenilir sayılmıştır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 318) rivayet etmiştir.

Hz. Ali b. Ebi Talib der ki:

#18,284
Bedir savaşında Velid b. Utbe'ye karşı, bana, Hamza'ya ve Ubeyde b. el-Haris'e yardım edildi. -Ali'nin-şöyle dediğini de zannediyorum: "Bu durum Resülullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) nazarı dikkatinden uzak kalmadı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9982 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde Hüseyin b. el-Hüseyn el-Eşkar bulunmaktadır ki; bu raviyi İbn Hibban güvenilir saymış, çoğunluk ise zayıf saymıştır.3 3 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir' de (no. 2954) rivayet etmiştir.

Hz. Ali der ki:

#18,283
Bedir savaşında Ali ve Ebu Bekir' e: "Birinizle beraber Cibril, diğeriyle beraber de Mikail bulunmaktadır. İsrafil) ise çok büyük ve güçlü bir melek olup o, (bizatihi) savaşta -veya safta-bulunuyor" denildi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9981 *Hadisi buna yakın bir lafızla Ahmed rivayet etmiş, Bezzar da -ki lafız kendisinindir- rivayet etmiştir. İkisinin de ravileri, Sahih'in ravileridir. Hadisi Ebu Ya'la da rivayet etmiştir. 2 2 Hadisi Ahmed (no. 1256), Bezzar (no. 1467), Ebu Ya'la (340) ve Müstedrek'te Hakim (3/134) rivayet emiş olup isnadı hakkında sahih hükmü vermiş ve Zehebi de bunu onaylamıştır. Önceki hadise bakınız.

Hz. Ali der ki:

#18,282
Bedir savaşında Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana ve Ebu Bekir' e: "Birinizle beraber Cibril, diğeriyle beraber de Mikail bulunmaktadır. İsrafil ise çok büyük ve güçlü bir melektir ki; O, savaşta veya safta bulunuyor" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9980 *Hadisi buna yakın bir lafızla Ahmed rivayet etmiş, Bezzar ve Taberani de el- Mu'cemu'l-Keblr ve el-Mu'cemu'l-Evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1765) ve Ahmed (no. 1256) rivayet etmiştir. Bir sonraki hadise bakınız

Muaz b. Rifaa'nın bildirdiğine göre babası şöyle demiştir:

#18,281
Bedir savaşı olduğu zaman insanlar Umeyye b. Halef'in etrafında toplandılar, ben de zırhının koltuk altına gelen kısmından kopan bir parçaya bakıp kılıçla oraya bir darbe vurmak üzere yanına yaklaştım. Bedir savaşında bir ok bana isabet edip gözümü çıkardı, ResUlullah (sallallahu aleyhi vesellem) gözüme tükürüğünden sürüp bana dua etti, böylece (gözüm iyileşip okun) bana bir zararı dokunmamış oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9979 *Hadisi Bezzar ve Taberani el-Mu'cemu'l-Keblr ve el-Mu'cemu'l-Evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır. 2 2 Hadisi Bezzar (no. 1771) ve Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 4535) rivayet etmiştir. Bezzar: "Hadisi Rifaa' dan başka kimsenin rivayet ettiğini bilmiyoruz. Hadis sadece bu yolla nakledilmiştir" dedi.

Abdullah b. Mes'ud der ki:

#18,280
Hakkını talep edenler arasında Muhammed' den (sallallahu aleyhi vesellem) daha ısrarlı hakkını talep edeni duymadık. Bedir savaşında (savaşa başlamadan önce ellerini açıp): "Allahım! Bana vaadettiğin şeyi gerçekleştirmeni diliyorum! Allahım! Bu topluluğu helak edersen bir daha yeryüzünde sana ibadet edilmez" diye Allah'a yalvarmaya başladı. Sonra -Ay gibi parlak olan- yüzünü çevirip: "Kavmin (müşriklerin) ölümlerini görüyor gibiyim akşam olunca (öldürüleceklerdir)" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9978 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir; ancak Ebu Ubeyde, babasından hadis duymamıştır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 10270-10271) rivayet ebniştir.

İbn Abbâs' ın bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Bedir savaşına giderken şöyle buyurmuştur:

#18,279
"Şüphesiz ki, Yüce Allah bana Bedir savaşında onlann askerlerini ganimet olarak alacağımı vaadetti. Kim onlardan birini öldürürse inşallah kendisine ganimetlerinden şu kadar verilecektir. Kim de onlardan birini esir alırsa inşallah kendisine ganimetlerinden şu kadar verilecektir." İki ordu karşı karşıya gelince Yüce Allah, müşriklerin kalplerine korku saldı. Birbirleriyle savaşınca da Yüce Allah müşrikleri hezimete uğrattı ve insanların süratli olanları onları takip ederek onlardan yetmiş kişiyi öldürüp yetmiş kişiyi de esir aldı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9977 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Amr b. Atiyye bulunmaktadır.2 2 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 12675) rivayet etmiştir.

Said b. İbrahim, babasından, o da dedesinden bildiriyor: Umeyye b. Halef bana:

#18,278
"Ey Abdelilah! Bedir savaşında göğsüne devekuşu tüyü takarak (belirgin olmak için) işaret koyan adam kimdir?" diye sorunca: "O, Resulullah'ın (sav) amcasıdır. O, Hamza b. Abdülmuttalib' dir" dedim. Bunun üzerine: "İşte bize en büyük zayiah veren odur" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9976 *Hadisi Bezzar iki kanalla rivayet etmiştir, birinin senedinde şeyhi Ali b. el-Fadl el- Kerabisi bulunmaktadır ki, onu tanımıyorum, diğer ravileri Sahih'in ravileridir. Diğer rivayetin senedi zayıftır. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1766) rivayet etmiş olup: "Abdurrahman'dan sadece bu yolla rivayet edildiğini biliyoruz" demiştir.

Musa b. el-Haris et-Teymi, babasından bildiriyor:

#18,277
Hamza b. Abdilmuttalib, Bedir savaşında (Hamza olduğu bilinsin diye) işaret olarak bir devekuşu tüyü asmıştı. Müşriklerden bir adam: "İşaret olarak bir devekuşu tüyü takan adam kimdir?" diye sorunca: "Hamza b. Abdilmuttalib" denildi. Adam: "Bize yapılanları yapan (savaşta bize büyük darbe vuran) adam budur işte" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9975 *Hadisi Taberani, kopuk bir isnadla rivayet etmiştir.

Şa'bi anlatıyor:

#18,276
Hevze adında bir adam Muaviye'nin yanına girdi. Muaviye adama: "Ey Hevze! Bedir savaşına katıldın mı?" diye sorunca: "Evet, ey Mü'minlerin emiri! Aleyhime, lehime değil (yani müşrikler tarafındaydım)!" dedi. Muaviye: "Kaç yaşındaydın?" diye sorunca: "Ben o zaman sert bir kaya gibi güçlü kuvvetli biriydim. Şu anda onları görüyor gibiyim; bize karşı uzun bir saf oluşturdular. Kılıçlarının ışıldaması bulutlar arasından sızan güneş ışığı gibiydi. Kavmin atları üzerimize gelinceye kadar uyanamadım; ön saflarda akıllı ve kurnaz olan Ali b. Ebi Talib benzersiz bir şekilde önüne geleni biçerek: «(Bir daha) Mekke'nin içinde hurma yemeyeceksiniz. (Bir daha) Mekke'nin içinde hurma yemeyeceksiniz» diyordu. Arkasından Hamza b. Abdilmuttalib geliyordu, göğsünde beyaz bir tüy bulunuyordu; kurumuş çerçöpü ayaklarıyla ezen deve gibi önüne geleni eziyordu. Ben kendilerinden korktum; ikisi-Muaviye'nin kardeşi- Hanzala'run etrafını sardılar" dedi. Muaviye: "Bırak bunları şimdi, Allah yaptığın şeyi boşa çıkarmaz. Ey Hevze! Ne zaman mola verip rahatladın?" diye sorunca: "Ey Mü'minlerin Emiri! Allah'a yemin olsun ki, Ersed vadisinde tümsekleri görünceye kadar mola verip rahatlayamadım. O haldeyken «Hanzala'ya ne oldu?» diye sordum" dedi. Muaviye: "Senin Hanzala'yı anman, zenginin fakir kardeşini anması gibidir ki, onu ancak uyuklarken veya dalgınken hatırlar" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9974 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Rahme b. Mus'ab bulunmaktadır .

İbn Ömer bildiriyor:

#18,275
(Daha sonralan bir gün) Bedir yöresinde yürürken boynunda zincir bulunan bir adam bir çukurdan çıkıp: "Ey Abdullah! Bana su ver!" diye bana seslendi. Benim adımı bilerek mi beni çağırdı, yoksa Arapların (umumi hitabı olan «ey Allah'ın kulu!») çağırmasıyla mı beni çağırdı bilemedim. A yru çukurdan onun peşinden elinde kırbaç bulunan siyahi bir adam çıkıp: "Buna su verme! Çünkü bu kafirdir" diye bana seslendi. Sonra tekrar onu gerisin geri çukura sokuncaya kadar kırbaçla vurdu. Olanları görünce süratli bir şekilde Resulullah'ın (saUallahu aleyhi vesellem) yanına varıp olanları haber verdim. Allah'ın Resulü (sav) bana: "Onu gördün mü?" diye sorunca: "Evet" dedim. Resulullah (sav): "O, Allah'ın düşmanı Ebu Cehil b. Hişiim'dır, diğeri de kıyamete kadar kendisine işkence çektirecek olan azabıdır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9973 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır. 1 1 Başka rivayetleri de bulunmaktadır ki; İbn Ebi'd-Dünya'nın Men işe ba'de'l-mevt ("Öldükten sonra dirilenler") kitabına (no. 33-34) bakınız.

Abdullah (b. Mes'üd) der ki:

#18,274
Ebu Cehil sürüklenerek getirilip pis bir kuyuya atılırken Resülullah· (sallallahualeylıivesellem): "Ebu Talib hayatta olsaydı kılıçlanmızın Kureyş'in ileri gelenlerini biçtiğini öğrenir ya da bilirdi" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9972 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Hayyan b. Ali bulunmaktadır ki, bu ravi başkalarınca güvenilir sayılmıştır. Ayrıca hadisi Taberani rivayet etmiş ve şu şiiri ilave etmiştir: Ebu Talib şöyle demişti: Allah 'm Beyt 'ine (Kabe 'ye) yemin olsun ki, yalan söylüyorsunuz, (bu iş) düşündüğüm gibi olursa kılıçlanmız Kureyş ileri gelenlerini biçecektir Bir kavim zırhlan içerisinde, yüklenmiş su dolu kırbalann sesi gibi ses çıkararak şahlanıp size saldıracaktır. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 17?'6) rivayet etmiş olup: "Hadisi Mücalid'den, Hibban b. Ali' den başka kimsenin, ondan da Ebu Bekir' den başka kimsenin rivayet ettiğini bilmiyoruz" demiştir. Taberâni de el-Mucemu'l-Kebir'de (10312) rivayet etmiştir.

Muhammed b. İshak -Ensar'dan Bedir savaşına katılanlarla ilgili olarak- şöyle demiştir:

#18,273
Hazrec'ten (Bedir savaşına katılanlar): Muaz b. Amr b. el-Cemuh b. Zeyd b. Haram b. Ka'b b. Ganm b. Ka'b b. Seleme b. Sa' d b. Ali b. Esed b. Saride -Sadire veya Tezid de denilmektedir- b. Huşeym el-Hazrec'in Bedir savaşına katıldığı ve Ebu Cehil'i öldürdüğü söylenmektedir. İkrime b. Ebi Cehil'in de (daha önce) Tezid'in elini kestiği söylenmektedir. Sonra bu zat, Hz. Osman'ın dönemine kadar yaşamıştır. Bu zatın adı, Bedir savaşına katılanların tam listesinde zikredilecektir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9971 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedi hasendir.

Abdurrahman b. Avf der ki:

#18,272
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), İkrime b. Ebi Cehil'e haber gönderip: "Babanı kim vurdu? (Kim öldürdü?)" diye sordu. İkrime: "Babamın ayağını kesmiş olduğu şahıs" cevabını verdi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Ebu Cehil'in üzerinde bulunan (elbise, silah vs.) şeyleri Muaz b. Amr b. Cemuh'a ganimet olarak verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9970 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1777) rivayet etmiş olup: "Bu lafızla muttasıl olarak Abdurrahman b. Avf'tan başka kimsenin rivayet ettiğini bilmiyoruz" demiştir. İshak b. Abdillah b. Ehi Ferva zayıfhr. İshak, Amir el-Ensari'nin nesebini zikretmemiştir.

Enes der ki:

#18,271
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Bedir mevkiine girdiği zaman yere işaret ederek: "Şurası falan kişinin öldürüleceği yerdir" buyurdu. Allah'a yemin olsun ki, müşriklerden hiçbiri Resulullah'ın (sallallahualeyhivesellem) işaret etmiş olduğu yeri geçmedi. (yani O'nun (sallallahu aleyhi vesellem) göstermiş olduğu yerde öldürüldüler)"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9969 *Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. 2 2 Hadisi Ebu Ya'la (3322) rivayet etmiştir.

Hz. Ali der ki:

#18,270
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Bedir savaşında Bedir kuyularını doldurmamı emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9968 *Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Yusuf b. Halid es-Semti bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Ebu Ya'la (558) rivayet etmiştir.

Başka bir rivayette de şunu ilave etti:

#18,269
"Ve dinini aziz kılan Allah'a hamdolsun "2

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9967 2 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 8472) rivayet etmiş olup senedinde kopukluk vardır.

Başka bir rivayette Abdullah (b. Mes'ûd) demiştir ki:

#18,268
(Resülullah (sallallahualeyhivesellem) onun başında durunca) tekbir getirdikten sonra: "Vaadini doğru çıkaran ve kuluna yardım eden Allah'a hamdolsun" buyurdu. Sonra onun yanma gidip: "İşte bu adam, bu ümmetin Firavun'udur" buyurdu.1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9966 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 8471) rivayet etmiş olup senedinde kopukluk vardır.

Amr b. Meymûn'un bildirdiğine göre (Abdullah) b. Mes'ûd şöyle demiştir:

#18,267
Bedir savaşında, yere serilmiş olduğu halde Ebu Cehil'in yanına yetişip: "Ey Allah'ın düşmanı! Yüce Allah seni rezil etti" dedim. Ebu Cehil: "Neyle Allah beni rezil etti ki? Öldürdüğünüz bir adamdan dolayı mı?" dedi. O zaman yanımda bir kılıç vardı; o kılıçla ona vurmaya başladım, ama pek tesir etmiyordu. Kendisinde güzel bir kılıç vardı, eline vurdum, kılıç elinden düştü. Kılıcı aldıktan sonra başından miğferi alıp boynunu vurdum. Sonra Resülullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelip (Ebü Cehil'i öldürdüğümü) haber verdim. Resulullah (sallallahualeyhiwsellem): "(Onu öldürdüğüne dair) kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin eder misin?" buyurdu. "Evet, kendisinden başka ilah olmayan Allah' a yemin ederim" dedim. Resulullah (sav): "Git, emin ol!" buyurdu. Kuş gibi uçuyormuşçasına koşarak gidip geldim ve gülerek kendisine (onu öldürdüğüme dair emin olduğumu) haber verdim. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "O zaman gel bana göster" buyurdu. Kendisiyle beraber gidip (Ebu Cehil'i) gösterdim. Resülullah (sallallalru aleyhi vsellem) onun başında durunca: "İşte bu adam, bu ümmetin Firavun'udur" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9965 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup güvenilir bir ravi olan Muhammed b. Vehb b. Ebi Kerime dışındaki ravileri, Sahih'in ravileridir.

Abdurrahman b. Abdillah b. Mes'ud'un bildirdiğine göre babası anlatıyor:

#18,266
Bedir savaşında Ebu Cehil'in üzerine sevk edildim; kılıcını alıp kellesini uçurdum. Ebu Cehil (beni kastederek): "Mekke' deki küçük çobanımız" dedi. Onu öldürünceye kadar kılıcıyla vurdum. Sonra Resulullah'ın (sav) yanına varıp: "Ya Resulallah! Ebu Cehil'i öldürdüm" dedim. Resulullah'ın (sav) yanında esir bulunan Akil: "Yalan söylüyorsun, sen onu öldürmedin" deyince: "Asıl sen günahkar yalancısın ey Allah'ın düşmanı! Vallahi onu ben öldürdüm" dedim. Akil: "Delilin nedir?" diye sorunca: "Halkalı devenin halkası gibi bacağında halka bulunuyor" dedim. Akil: "Doğru söylüyorsun" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9964 •Hadisi Taberani ve Bezzar rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Ebu Bekr el- Hüzeli bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 8476) ve Bezzir (no. 1774) rivayet etmiştir.

Başka bir rivayette;

#18,265
Abdullah (b. Mes'ud): "Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onun üzerinde bulunanları bana ganimet olarak verdi" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9963 *Bunların hepsini Ahmed ve kısa metinle Bezzar rivayet etmişlerdir. Hadisi Ebu Ubeyde babasından rivayet etmiştir, halbuki Ebu Ubeyde babasından hadis işitmemiştir. Ahmed'in diğer ravileri, Sahih'in ravileridir.

Başka bir rivayette;

#18,264
Abdullah (b. Mes'ud)'un bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Bu (Ebu Cehil) ümmetimin Firavun'udur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9962

Ebu Ubeyde'nin bildirdiğine göre (babası) Abdullah (b. Mes'ud) anlatıyor:

#18,263
Bedir savaşında ayağından vurulup düşen ve elindeki kılıcıyla insanları kendisinden uzaklaştırmaya çalışan Ebu Cehil'in yanına varıp: "Seni rezil-rüsvay (mağlup) eden Allah'a hamdolsun! Ey Allah' ın düşmanı!" dedim. Ebu Cehil: "Bu (karşında bulunan kişi) kavmi tarafından öldürülen kişiden başka biri midir ki?" dedi. Abdullah dedi ki: "Kısa olan kılıcımla onu vurmaya çalıştım, eline isabet edip kılıcı elinden düştü. Kılıcını alıp onunla vurarak kendisini öldürdüm. Sonra oradan ayrılıp yerin üstünde taşıruyormuşçasına (uçuyormuşum gibi) Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına varıp kendisine olanları haber verdim. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) üç defa: "Söylediklerinin doğru olduğuna dair kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin eder misin?" buyurdu. "Evet, kendisinden başka ilah olmayan Allah'a yemin ederim" dedim. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) benimle beraber yürüyüp yanına vardı ve başında durup: "Seni rezil-rüsvay (mağlup) eden Allah'a hamdolsun! Ey Allah'ın düşmanı! Bu adam bu ümmetin Firavun'uydu" buyurdu.1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9961 1 Hadisi Ahmed (3824, 3856, 4246, 4248) ve Bezzar (1775) rivayet etmiştir.

Câbir anlatıyor:

#18,262
Ebu Cehil b. Hişam: "Muhammed, O'na itaat etmediğiniz takdirde sizi boğazlayacağını (sizi kılıçtan geçireceğini) ileri sürüyor" dedi.Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Evet, ben bunu söylüyorum, sen de onlar (kılıçtan geçirilecek olanlar) arasında bulunuyorsun" buyurdu. Bedir savaşında öldürülmüş halde kendisine (Ebu Cehil' e) bakınca: "Allahım! Bana vaadettiğin şeyi gerçekleştirdin" buyurdu ve Ebu Seleme b. Abdilesed'i ona doğru yönlendirdi. Abdullah b. Mes'ud'a: "Sen mi onu öldürdün?" diye sorulunca: "Bilakis Yüce Allah onu öldürdü" dedi. Ebu Seleme (Abdullah b. Mes'ud'a): "Sen mi onu öldürdün?" diye sorunca: "Evet" dedi. Ebu Seleme: "(Ebu Cehil) istese seni avucu içine alırdı" deyince Abdullah b. Mes'ud: "Vallahi ben onu öldürdüm ve üzerinde bulunan şeyleri (elbise vs.) aldım" dedi. Ebu Seleme: "Buna dair delilin nedir? (Soyarken üzerinde bunu ispatlayacak bir şey gördün mü?" deyince Abdullah b. Mes'ud: "Sağ bacağında bulunan siyah ben buna delildir" dedi. Ebu Seleme (ona bakıp) alameti gördü ve: "Ebu Cehil'in elbiselerini çıkardım, onun dışında hiçbir Kureyşlinin elbisesini çıkarmadık" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9960 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır.

Enes'in bildirdiğine göre Ömer b. el-Hattab şöyle demiştir:

#18,261
''Yakında o topluluk bozguna uğratılacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır" (Kamer Sur. 45) ayeti inince: "Bu (sözü edilen) topluluk kimdir?" diye sordum. Bedir savaşı olunca Resulullah'ın (sillallahu aleyhi vesellem) onların arkalarından kılıcını uzatarak: "Yakında o topluluk bozguna uğratılacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır" dediğini (yani bu ayeti okuduğunu) gördüm.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9959 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-Evsât'ta rivayet etmiş olup senedinde durumunu bilmediğim Muhammed b. İsmail b. Ali el-Ensari bulunmaktadır.

Ebû Hureyre bildiriyor:

#18,260
Yüce Allah, Mekke' de Resulüne (sallallahu aleyhivesellem) şu ayeti indirdi: "Yakında o topluluk bozguna uğratılacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır." (Kamer Sur. 45) Bedir savaşından önce Ömer b. el-Hattab: "Ya Resulallah! (Ayette sözü edilen) hangi topluluk?" diye sormuştu. Bedir savaşı olup Kureyş hezimete uğrayınca Resulullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) baktım ki; onların arkalarından kılıcını uzatıp: "Yakında o topluluk bozguna uğratılacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır" diyordu. Bu ayet, Bedir savaşına işaret ediyordu. Yüce Allah onlar (müşrikler) hakkında: "Nihayet, onların refahtan şımaran önde gelenlerini azab ile yakalayıverdiğimiz zaman" (Mü'minun Sur. 64) ve "Allah'ın nimetine nankörlükle karşılık veren ve sonunda kavimlerini helak yurduna sürükleyenleri görmedin mi?" (İbrahim Sur. 28) ayetlerini indirdi. Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) bir avuç toprak alıp onlara ath. O toprak hepsine isabet edip gözlerini ve ağızlarını doldurdu ve her biri gözüne kaçan toz ve toprağı gidermeye çalışıyordu. Yüce Allah (bununla ilgili) şu ayeti indirdi: "Onlara doğru toprak atarken, sen atmadın, fakat Allah attı." (Enfal Sur. 17) İblis hakkında ise şu ayeti indirdi: "Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: «Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah'tan korkuyorum; Allah'ın azabı şiddetlidir» dedi." (Enfal Sur. 48) Bedir savaşında Utbe b. Rabia ve müşriklerden onun maiyetinde olanlar: "Bunları, dinleri aldatmış" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: "Hani münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar: «Bunları, dinleri aldattı» diyorlardı." (Enfal Sur. 49)

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9958 •Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır.

İbn Abbâs demiştir ki:

#18,259
Bedir günü kasıp kavuran bir rüzgar müşrikleri etkisi altına almıştı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9957 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravileri güvenilir ravilerdir.1 1 Hadisi Bezzar (no. 1782) rivayet etmiştir.

Ebû Rifaa b. Rafi anlatıyor:

#18,258
İblis, Bedir savaşında meleklerin müşriklere neler yaphğıru (onları hezimete uğrattığını) görünce ölümün kendisine ulaşmasından korkup kaçmaya çalıştı. Haris b. Hişam, onu Süraka b. Malik zannedip kaçmasına mani olmaya çalışh. İblis, Haris' in göğsüne bir yumruk atıp yere serdi, sonra müşriklerin arasından çıkıp kaçtı. Ölümün kendisine ulaşmasından korkarak denize ulaşıp kendini denize attıktan sonra ellerini açıp: "Benim yüzüme bakıp beni öldürmemeni diliyorum" diye dua etti. Bunun üzerine Ebu Cehil b. Hişam insanların karşısına geçip: "Ey insanlar! Süraka'nın kaçıp sizi yalnız bırakması savaştan kaçmanıza sebep olmasın, çünkü o Muhammed'le öyle anlaşmıştı. Utbe, Şeybe ve Velid'in öldürülmesi sizi korkutmasın, şüphesiz onlar acele ettiler. Lat ve Uzza'ya yemin olsun ki, onların kaçıp dağlara sığınmalarına sebep oluncaya kadar dönmeyeceğiz. Birinizin onlardan sadece birini öldürmekle yetindiğini görmeyeyim. Ukin sizden ayrılmalarının ve Lat ve Uzza'dan vazgeçmelerinin ne kadar kötü olduğunu onlara öğretinceye kadar onlarla savaşın" dedi. Sonra Ebu Cehil şu şiiri söyledi: Şiddetli savaş bana ne zarar verebilir ki Ben iki yaşındaki bir deve gibi gencim Bunun için (savaşmak için) anam beni doğurdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9956 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mucemu'l-Kebir' de (4550) rivayet etmiştir.

Muhammed b. Cübeyr b. Mut'im'in bildirdiğine göre Ali b. Ehi Talib anlatıyor:

#18,257
Bedir savaşında bir kuyudan su çekiyordum; çok şiddetli bir rüzgM esti. Sonra daha şiddetlisini görmediğim çok şiddetli bir rüzgar daha esti. Sonra tekrar çok şiddetli bir rüzgar daha esti. İlk esen rüzgarla Mikail, bin melekle beraber gelip Resulullah'ın (sallallahualeyhi vesellem) sağına geçti. İkinci esen rüzgarla İsrafil, bin melekle beraber gelip Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) soluna geçti. Üçüncü rüzgarla Cebrail, bin melekle beraber geldi. O zaman Ebu Bekir, Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) sağında bulunuyordu. Ben de Resulullah' ın (sallailahu aleyhi vesellem) solunda bulunuyordum. Yüce Allah kafirleri hezimete uğratınca Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) beni bir ata bindirdi. Atın sırtına bindiğim zaman atın ani hareketiyle kendimi atın boynunda buldum. Beni atın üzerinde düşmeden tutması için Allah'a dua ettim. Yüce Allah beni atın srrtında sabit kıldı ve kan, koltuk altıma ulaşıncaya kadar mızrağımla müşriklere saplayıp durdum.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9955 *Hadisi Ebû Ya'la rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiş olup senedinde kopukluk vardır. Muhammed b. Halid el-Hanefi hata edebilen saduk (doğru) bir ravidir. Musab. Ya'kub ez-Zema'i ve Ebu'l-Huveyris Abdurrahman b. Muaviye'nin hafızaları hakkında ileri geri konuşulmuştur.

İbn Abbâs anlatıyor:

#18,256
Müslümanlar Bedir mevkiine yerleşip müşrikler de geldiği zaman Resulullah {sallallahu aleyhi vesellem), kırmızı bir deve üzerine binen Utbe b. Rabia'ya bakıp: "Eğer bu topluluğun içinde bulunanlardan birinde hayır varsa bu, kızıl devenin sahibindedir. Onu dinlerlerse doğru yolu bulurlar" buyurdu. Utbe b. Rabia: "Ey kavmim! Bu kavimle (Müslümanlarla) savaşma konusunda bana itaat edin, onlarla savaşırsanız bunun pişmanlığı kalbinizde kalacak ve her biriniz kardeşini veya babasını öldürenle devamlı yüz yüze kalacaktır. Gelin bu işi benim başıma bağlayın ve savaşmaktan vazgeçip (Mekke'ye) geri dönün" dedi. Ebu Cehil: "Muhammed ve arkadaşlarını görünce, onun dalağı korkudan şişmiş. Muhammed ve ashabı, deve eti yiyen kişiler gibidir, karşı karşıya geldiğimiz zaman (savaş nasıl olur) görürsünüz" dedi. Utbe: "Kimin korkak olduğunu ve kavmini ifsad ettiğini birazdan öğreneceksin, Allah' a yemin olsun ki sizi (kılıçlarıyla) vuran bir kavim görüyorum. Başlarının yılanbaşı gibi, yüzlerinin kılıç gibi olduğunu görmüyor musunuz?" dedi. Sonra kardeşini ve oğlunu çağırıp ikisinin arasında yürüyerek çıktı ve (Müslümanları) düelloya çağırdı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9954 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Bezzar (no. 1762) rivayet etmiş olup: "Hadisi bu lafızla sadece bu kanalla İbn Abbâs'tan başka bir kimsenin rivayet ettiğini bilmiyoruz. Hadisi Yezid b. Harun bunu bir defasında müsned olarak, başka kitaplarda ise mürsel olarak nakletmiştir.

Hz. Ali anlatıyor:

#18,255
Hicret edip Medine'ye geldiğimiz zaman, oranın meyvelerinden alıp yemeye başlayınca -alışkın olmadığımız için- içimizi bulandırdı ve bitkin düştük. O sırada Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Bedir hakkında haber topluyordu. Müşriklerin yola çıktığı haberi bize ulaşınca Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) -kuyularından birinin adı olan- Bedir' e doğru hareket etti. Biz oraya müşriklerden önce vardık. Orada birisi Kureyşli, diğeri Ukbe b. Ehi Muayt'ın kölesi olan iki kişi bulduk. Kureyşli olan kaçıp kurtuldu. Ukbe'nin kölesini yakalayıp ona: "Gelen ordu kaç kişi?" diye sorguladık. O: "Vallahi onların sayılan çok, güçleri pek çetin" dedi. O böyle söyleyince Müslümanlar onu dövmeye başladı. Bu şekilde onu Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına getirdik. Ona: "Topluluk kaç kişiler?" diye sordu. O da: "Vallahi onların sayılan çok, güçleri pek fazla" karşılığım verdi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onların sayısını öğrenebilmek için uğraştıysa da bu herif söylememekte direndi. Sonra Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) ona: "Onlar günde kaç deve kesiyorlar?" diye sordu. "On deve" deyince Allah' ın Resftlü (sallallahu aleyhi vesellem): "ôyleyse onlar bin kişi, zira her deve yüz kişiye yeter" buyurdu. Sonra gece olunca, üzerimize hafif bir yağmur çisentisi yağdı. Biz ağaçların altına ve kalkanların altına girip korunduk. O gece Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Rabbine dua ederek: "Ya Rabbi! Eğer şu inanan topluluğu bu gün burada helak edersen -sana ibadet eden kalmayacağı için- artık tapınılmayacaksın" diyordu. Sabah olunca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Haydin namaza!" diye nida etti. İnsanlar ağaçların ve kalkanların altından çıkıp geldiler. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) bize sabah namazım kıldırıp, savaşa teşvik etti. Sonra da: "Kureyş ordusu işte şu dağın yanındaki kızıl tepeciklerin yanında" buyurdu. Kureyş ordusu bize yaklaşınca biz de onların karşısında saf bağladık. Bir de baktık ki, onlardan birisi bir kızıl deve üzerinde geliyor. Resulullah (sallallahualeylıiveselleın) bana: "Ey Ali! Hamza'ya seslen bu kınnızı devenin sahibi kimmiş bir baksın, onlar ne diyor bir anlasın" buyurdu.Hamza müşriklere en yakın konumda olanımızdı. Sonra Resıllullah (sal1allahu aleyhi veselleın): "Eğer şu karşımızdaki toplulukta hayn söyleyecek tek kişi varsa o da bu kızıl devenin sahibi olsa gerektir" buyurdu. Hamza bakıp geldi ve: "Ya Resulallah! O Utbe b. Rabia imiş. Yanındakileri savaştan menediyor ve: «Ey kavmim! Ben karşımızdakileri ölümü isteyerek gelmiş bir topluluk olarak görüyorum, onlara sağlam bir şekilde ulaşamayacağınızı sanıyorum. Ey kavmim! Bu gün bu işi benim başıma bağlayın, benim üzerime yıkın ve «Utbe korktu» deyin. Gerçi siz benim korkak olmadığımı pekala bilirsiniz" dedi. Ebu Cehil bunu işitince: "Bunu sen mi söylüyorsun? Vallahi bu sözü senden başka biri söyleseydi ona: «(Babanınkini) dişle» derdim, senin ciğerine ve içine korku dolmuş" dedi. Bunun üzerine Utbe de ona: "Sen bunları bana mı söylüyorsun bire korkudan kıçı ıslık çalan herif! Bu gün kimirı daha korkak olduğunu az sonra göreceğiz" dedi. Utbe, kardeşi Şeybe ve oğlu Velid, Cahiliye taassubu ile meydana atılıp: "Bizimle düello yapmaya kim çıkacak?" dedi. Ensar' dan gençler karşılarına dikiliverdiler. Bunları gören Utbe: "Biz bunları istemedik ki, biz ancak bizimle amcaoğullarımız sayılan Abdülmuttalib oğullarıyla çarpışmak isteriz" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav): "Kalk ey Ali, kalk ey Hamza, kalk ey Ubeyde b. el-Haris" buyurdu. Allah, Rabia'nın bu iki oğlu, Utbe ve Şeybe ile Utbe'nirı oğlu Velid'irı canını orada alıverdi. Ubeyde b. el-Haris de yaralandı. O gün onların yetmişirıi öldürüp yetmişini de esir aldık. Ensar'dan küçücük boylu bir adam, Abbas'ı esir alıp getirmişti. Abbas: "Vallahi beni şu ufak herif esir almadı. Alnı açık (saçlarının ön kısmı dökülmüş) güzel yüzlü bir adam beni esir aldı, alaca bir at üzerine binmişti. Ama şimdi onu göremiyorum" dedi. Ensari ise: "Ya Resulallah! Onu ben esir aldım" deyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona: "Sus sesini çıkarma! Allah seni kerim bir melek ile desteklemiş" buyurdu. Biz, Abdülmuttalib oğullarından Abbas, Akil ve Nevfel b. el-Haris'i de esir almıştık.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9953 *Derim ki: Hadisin bir bölümünü Ebu Davud rivayet etmiştir. Hadisi Ahmed ve Bezzar rivayet etmiştir. Ahmed'in güvenilir bir ravi olan Harise b. Mudarrib dışındaki ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Hadisi Ahmed (no. 948) ve Bezzar (no. 1761) rivayet etmiştir.

Utbe b. Abd es-Sülemi'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi veıellem) ashâbına:

#18,254
"Kalkın ve savaşın" deyince sahabe: "Olur (emrine amadeyiz) ya Resulallah! Biz İsrail oğullarının Musa'ya: «Ey Musa! Sen ve Rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız» dedikleri gibi demeyiz; «Git sen ve Rabbin savaşın! Biz de sizinle beraber savaşırız» deriz" dediler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9952 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

Muâz b. Rifaa, babasından bildiriyor:

#18,253
Ben ve kardeşim Hallad nöbetleşe zayıf bir deve üzerinde Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber Bedir savaşına katıldık. Revha'nın arkasında Berid denilen yere ulaşınca devemiz çöktü. Bunun üzerine: "Allahım! Eğer (devemizin üzerinde) bizi Medine'ye kadar ulaştırırsan bu deveyi senin rızan için keseceğiz" diye nezrettik. Biz o durumdayken Resulullah (sav) bize rastladı ve: "Neyiniz var?" diye sordu, biz de devemizin çöktüğünü (bizi taşıyamaz hale geldiğini) haber verdik. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bineğinin üzerinden inip abdest aldı, sonra (abdest suyuna ağzından) suya tükürdü, sonra devenin ağzını açmamızı emretti. Devenin ağzını açtık, Resulullah (sav) o sudan devenin ağzına, başına, hörgücüne, sırtına ve kuyruğuna döktü. Sonra: "Allahım! (Bu devenin) Rafi' ve Hallad'ı taşımasını sağla!" diye dua etti. Sonra Resf:ı.lullah (sallallahu aleyhi vesellem) binip gitti, biz de binip yolumuza devam ettik. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bize yetişti, biz ise (herkesten önce) erken yola çıktık, Resulullah (sav) bizi görünce güldü. Bedir mevkiine yakın bir yere yetiştiğimiz zaman deve bir daha oturdu, biz de: "Allah'a hamdolsun" dedik ve deveyi kesip etini tasadduk ettik.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9951 *Hadisin tamamını Bezzar, bir bölümünü de Taberani rivayet etmiştir. Senedinde metruk bir ravi olan Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır. 1 1 Bezzar (1760).

Ebu Eyyub el-Ensari anlatıyor:

#18,252
Biz Medine' deyken Resulullah (sallallahu aleyhi ve;alem) şöyle buyurdu: "Ebu Süfyan'ın kervanının yaklaştığını haber aldım. Bu kervanı karşılamaya çıkmamızı ister misiniz? Belki Allah onu bize ganimet olarak verir." Biz de: "Evet" dedik. Hep birlikte sefere çıktık. Bir veya iki gün yol aldıktan sonra bize: "Kureyş'le savaşmaya ne dersiniz? Çünkü onlar sizinle savaşmak üzere yola çıkmışlar" buyurdu. Biz de: "Hayır, vallahi bizim düşmanla savaşacak gücümüz yoktur, biz sadece kervanı istemiştik" dedik. Sonra tekrar: "Kureyş'le savaşmaya ne dersiniz?" buyurdu. Biz de yine aynı şeyleri söyledik. Bunun üzerine Mikdad b. Amr: "Bu durumda Mftsa'nın kavminin Musa'ya dediği gibi: «Sen ve Rabbin gidin savaşın, biz burada oturuyoruz» demeyiz, ya Resulallah!" dedi. Bunun üzerine biz Ensar topluluğu, büyük bir servetimiz olacağına Mikdad b. Amr'ın dediklerini söylemiş olmayı arzulamıştık. Sonra Yüce Allah, Hz. Peygamber'e şu ayetleri indirdi: "(Onların bu hali,) müminlerden bir grup kesinlikle istemediği halde, Rabbinin seni evinden hak uğruna çıkardığı (zamanki halleri) gibidir. Hak ortaya çıktıktan sonra sanki gözleri göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi (cihad hususunda) seninle tartışıyorlardı." (Enfal Sur. 5-6) Sonra Yüce Allah şu ayeti indirdi: "Hani Rabbin meleklere: «Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun. Ben kafirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onlann bütün parmaklarına!,. diye vahyediyordu." (Enfal Sur. 12) Yine Yüce Allah şu ayeti indirdi: "Hatırlayın ki, Allah size, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vaadediyordu; siz de güçsüz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kafirlerin ardını kesmek istiyordu." (Enfal Sur. 7) Ayette geçen güçlü topluluk Kureyş ordusu, güçlü olmayan ise kervandır. İki taifeden birini -Kureyş ordusu veya kervanı- bize vaadedince rahatlayıp memnun olduk. Sonra Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Kureyş'i gözetleyip haber getirmek için bir adam gönderdi. Adam (dönünce): "Bir karaltı gördüm ne olduğunu anlayamadım" dedi. Resulullah (sav): "Bu karaltı onlardır, gelin kaç kişi olduğumuzu sayalım" buyurdu, biz de saydık; üç yüz on üç kişiydik, sayımızı Resôlullah'a (sav) bildirdik, sayımıza sevinip Allah'a hamdetti ve: "Bu sayı Talut'un ashabının sayısı kadardır" buyurdu. Sonra toplanıp müşriklere karşı saf oluşturduk, bu arada safın önünde aniden bir kargaşa oldu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Benimle olun benimle" buyurdu. Sonra Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Allahım! Bana vaadettiğin şeyi gerçekleştirmeni diliyorum (Bana ve ashabıma yardım etmeni diliyorum)" buyurdu. Abdullah b. Revaha: "Ya Resulallah! Ben bir görüş beyan etmek istiyorum Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) istişare edenlerin en faziletlisidir- Yüce Allah, kendisinden vaadini gerçekleştirmesini talep etmenden daha yücedir" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Vaadini gerçekleştirmesi için Allah'a dua edeceğim, şüphesiz ki Yüce Allah vaadinden dönmez" buyurdu ve yerden bir avuç toprak alıp müşriklerin yüzlerine serpince müşrikler hezimete uğradılar. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: "Onlara doğru toprak atarken, sen atmadın, fakat Allah attı." (Enfal Sur. 17) Bundan sonra müşrikleri öldürüp esir aldık. Ömer: "Ya Resulallah! Ben müşrikleri esir almanı uygun bulmuyorum (esir aldığın şahısların öldürülmesini istiyorum), çünkü biz, Allah' a davet eden ve insanları (Allah rızası için) bir araya getirmeye çalışan insanlarız" dedi. Ensar olarak biz: "Ömer, bize olan hasedinden dolayı bunları söylüyor" dedik. Bu arada Resulullah (sav) uykuya daldı, sonra uyanıp: "Örner'i bana çağırın" buyurdu. Ömer gelince, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Yüce Allah bana şu ayeti indirdi: "Hiç bir peygambere, yeryüzünde kesin bir zafer kazanıncaya kadar esir alması yakışmaz. Siz dünyanın geçici yarannı istiyorsunuz. Oysa Allah (size) ahireti istemektedir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Enfal Sur. 67)

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9950 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedi hasendir. 1 1 Hadisi Taberaı:U M. el-Kebirde (no. 4056) içinde zayıf bir ravi olan İbn Lehla'nın bulunduğu bir senedle rivayet etmiştir.

Amr b. Meymûn'un bildirdiğine göre Abdullah (b. Mes'ûd) anlatıyor:

#18,251
Cahiliye döneminde Utbe b. Rabia, Sa'd b. Muaz'ın dostuydu. Utbe, Medine'ye gittiği zaman Sa'd b. Muaz'ın yanında misafir olurdu, aynı şekilde Sa' d, Mekke'ye geldiği zaman Utbe'nin yanında misafir olurdu. Utbe onu "Yesrib'li kardeşim" diye adlandırırdı. Resulullah (sallallahu aleyhi verellem) Medine' ye hicret edince, her zamanki gibi Sa' d b. Muaz, Mekke'ye gelip Utbe'nin yanında misafir oldu ve: "Ben Kabe'yi tavaf etmek istiyorum" dedi. Utbe kendisine: "Kureyş'in ileri gelenleri Mescid(-i Haram)' dan çıkıncaya veya Mescid'in etrafından dağılıncaya kadar bekle" dedi. Nitekim biraz bekledikten sonra Sa' d' a: "Benimle gel" deyip Mescid' e doğru gittiler. Oraya vardıklarında Ebu Cehil, Sa' d'la karşılaşıp: "Ey Sa' d! Muhammed'i barındırdığınız halde Kabe'yi güvenli bir şekilde mi tavaf edeceksin?" dedi. Sa' d ona: "Eğer Kabe'yi tavaf etmeme mani olursan, ben de falan yere gideceğin zaman yolunu keserim veya gitmene mani olurum" diyerek Ebu Cehil'in ticaret için gideceği yeri söyledi ve (birbirlerine bağırarak) sesleri yükselmeye başladı. Utbe, Sa' d' a: "Ebu'l-Hakem' e karşı sesini mi yükseltiyorsun?" deyince Sa'd: "Sen mi bunları söylüyorsun? Resftlullah'ın (sallallahu aleyhi verellem) seni öldüreceğini söylediğini işittim" cevabını verdi. Bunun üzerine Utbe elini Sa'd'ın elinden çekip: "Muhammed yalan söylemez" dedi. Sonra Sa' d, Kabe'yi tavaf edip gitti. Utbe ise eşinin yanına gidip: "Yesrib'li kardeşimin ne dediğini duydun mu?" deyince eşi: "Ne dedi?" diye sordu. Utbe:"Muhammed'in beni öldüreceğini ileri sürdü, Muhammed ise yalan söylemez" dedi. Fazla zaman geçmeden Bedir savaşı oldu. Ravi: "Bu arada Ebu Cehil insanları savaşa teşvik etmeye başladı" deyip hadisin devamını anlattı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9949 *Derim ki: Abdullah b. Mes'ûd'un Sahlh'te; Sa'd'ın Umeyye b. Halef'in yanında misafir olduğuna dair bir hadisi bulunmaktadır. Bu hadiste ise Utbe b. Rabia'nın yanında misafir olduğu zikredilmektedir, (haki katı) Yüce Allah daha iyi bilir. *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.

Mus' ab b. Abdillah ve Kureyş kabilesinden birilerinin bildirdiğine göre

#18,250
Resulullah (sallallahu aleyhi ve>elleın) Bedir savaşında Kureyş kabilesini mağlup edince Atike binti Abdilmuttalib, görmüş olduğu rüyanın doğruluğu ve (başlangıçta) Kureyş'in onu yalanlamasıyla ilgili şöyle demiştir: Rüyam gerçek değil miymiş? Kavimden hezimete uğrayıp kaçarak gelen topluluk onun doğruluğunu ispat etmektedir Savaşı gören, gözleriyle görmüş olduğu keskin kılıçların hakikatinin haberini size getirdi Yalan söylemediğim ha/de "yalan söyledin" dediniz. Bizim doğru sözümüzü ancak yalancı olanlar yalanlar. Kendilerinden sadece Hakim, ölüm kokusuyla kaçtı, ancak kendisine yollar (dünya) dar geldi Kavmin bağnşması kalp/erinin azmini yok etti, onlar (kaçmakta) rüzgar gibi oldu, akılları da gitti Yağmur taşıyan bulutlardan su aktığı gibi keskin kılıçlarla kanlarınızı akıttınız Birbirleriyle karşılaştıkları gün amcaoğulları Muhammed'; nasıl gördü? Savaşta tecrübe vardır Korkağın şaşkın kalacağı ve gündüz vakti yıldızları göreceği vuruşlarla (boyunlarını) vurmadı mı? Babam adına andolsun ki, savaş anında Muhammed Süratl; atlann da yardımıyla kuvvet bulduğu zaman Hani ateş gibi olan kılıçlarım su niyetine Sert rüzgarlann serinlettiği gibi And içtim. Bir daha bunu yaparsanız eğer Aslanpençesi gibi vuruşlanyla kökünüzü kazıyacaktır Öyle vuruşlar k;, şimşeklerinin panltısı güneşin ışığı gibidir. Bir yandan ışık saçarken, diğer yandan delip geçen aleve benzer.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9948 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde İbn Lehia bulunmaktadır ki; bu ravi zayıf olsa da hadisi hasen sayılmıştır. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 el-Mucemu'l-Kebir (24/348) ve yine Taberâni'ye ait olan Tıvâlu'l-ehâdis (no. 32).

Ebu'l-Esved'in bildirdiğine göre Urve anlatıyor:

#18,249
ResUlullah'ın (sallallahu aleyhi veıellem) halası Atike binti Abdilmuttalib (Mekke' de) kardeşi Abbas'la beraberdi. Bedir savaşından önce kendisini korkutan bir rüya gördü. Korkuya kapılıp uykusu kaçınca aynı gecede kardeşi Abbas' a haber gönderip: "Bir rüya gördüm ki; bu rüyadan dolayı (tabir ettiğime göre) kavminin helak olabileceğinden korktum" dedi. Abbas: "Ne gördün?" diye sorunca: "Bu rüyayı kimseye anlatmayacağına dair bana söz verinceye dek (gördüğüm rüyayı) sana anlatmam. Çünkü müşrikler bu rüyayı işitirlerse bize eziyet edip işitmek istemediğimiz lafları bize söylerler" dedi. Bunun üzerine Abbas kendisine söz verdi. Atike şöyle anlattı: Rüyamda devesine binen bir kişinin gelip Mekke'nin en yüksek yerinden yüksek sesle: "Ey vefasız topluluk! İki veya üç güne kadar, muharebe mahalline, vurulup düşeceğiniz yerlere ulaşım!" diye seslendi. Sonra bineğinin üzerinde Mescid(-i Haram)' a girip içinde üç defa seslendi. Halk tedirgin bir şekilde korkup erkek, kadın ve çocuklar onun etrafında toplandı. Sonra onu Kabe'nin üzerinde gördüm, bineğinin üzerinden Mekke' de iki dağ arasında kalan herkese sesini duyuruncaya kadar üç defa: "Ey vefasız topluluk! İki veya üç gün içinde, muharebe mahalline, vurulup düşeceğiniz yerlere yetişin!" diye seslendi. Sonra büyük bir taşı yerinden söküp Mekke ahalisinin üzerine fırlattı. Taş uğultu çıkararak gelip dağın dibine ulaşınca parçalandı. Bu taşın parçalarından içine bir parça girmeyen tek bir ev kalmadı. Bu nedenle kavmine bir kötülük dokunmasından korktum. Abbas bu rüyadan korktu ve Atike'nin yanından çıktı. Gecenin sonunda Velid b. Utbe b. Rabia ile karşılaştı -ki bu adam Abbas'ın yakın dostuydu- Atike'nin rüyasını kendisine anlattı ve kimseye anlatmamasını tembih etti. Velid rüyayı babasına anlattı, (babası) Utbe de kardeşi Şeybe' ye anlattı. Rüyanın haberi yayılıp Ebu Cehil b. Hişam' a dek ulaştı, böylece rüyadan haberi olmayan kalmadı. Sabah olup Abbas Kabe'yi tavaf etmeye gidince orada Ebu Cehil, Utbe b. Rabia, Şeybe b. Rabia, Umeyye b. Halef, Zem'a b. el-Esved ve Ebu'l-Bahteri'yi buldu; bir toplulukla sohbet ediyorlardı. Abbas'ın Kabe'yi tavaf ettiğini görünce Ebu Cehil: "Ey Ebu'l-Fadl! Tavafını bitirince yanımıza gel" dedi. Abbas tavafını bitirince yanlarına gelip oturdu. Ebu Cehil: "Nedir bu Atike'nin görmüş olduğu rüya?" diye sorunca: "Bir şey görmedi" dedi. Ebft Cehil: "Bilakis (öyle bir şey var), ey Haşim oğulları! Erkeklerinizin yalan söylemesi size yetmiyor mu ki, kadınlarınızın yalanını bize anlatmaya başladınız? Sizinle, birbiriyle yanşan iki yarış atı gibiydik, bir müddet önce kahramanlıkta bizi geçtiniz. Size yetiştiğimiz anda: "Bizden peygamber var" dediniz. Sadece: "Bizden kadın peygamber var" demediğiniz kaldı. Kureyş kabilesinde sizin bu erkek ve kadınınızdan (Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) ile Atike' den) daha yalancı birini barındıran bir ev halkı yoktur" dedi. Müşrikler o gün aşırı bir şekilde Abbas'a sözle eziyet ettiler. Ebu Cehil: "Atike devesine binen bir kişinin: «Üç güne kadar, muharebe mahalline, vurulup düşeceğiniz yerlere yetişiniz!» dediğini ileri sürdü. Üç gece geçince Kureyş kabilesi yalan söylediğinizi anlayacak ve böylece Araplar arasında en yalancı erkek ve kadına sahip bir aile olduğunuza dair vesika yazıp Kabe'ye asacağız. Ey Kusayy oğulları! Kabe'nin örtü hizmetini, Nedve'yi (danışma meclisini idare etmeyi), hacılara zemzem dağıtma ve halka yemek yedirme işini üstlendiniz. (Bunların hepsi yetmiyormuşçasına) sizden bir peygamber geldiğini ileri sürdünüz" diyerek o gün Abbas' a çok eziyet ettiler. Abbas, Ebu Cehil' e: "Bekle ey korkudan kıçı ıslık çalan! Bize eziyet etmekten vazgeçmeyecek misin? Yalancılık sende ve senin ailendedir" dedi. Orada bulunanlar: "Ey Ebu'l-Fadl! Sen cahil ve bunak değilsin!" dediler. Aynca sırrını ifşa ettiğinden dolayı Abbas, Atike' den çok eziyet gördü. Atike'nin rüyasını gördüğü gecenin üzerinden üç gece geçince, üçüncü gecenin akşamında Ebu Süfyan'ın gönderdiği kişi olan Damdam b. Amr el-Gifüri devesinin üzerinde gelip: "Ey Galib topluluğu! Savaşa hazırlanın, Muhammed ve ashabı Ebu Süfyan'ın kervanının önünü kesmek üzere yola çıktılar, ticaret kervanıruza sahip çıkın!" dedi. Bunun üzerine Kureyş kabilesi çok şiddetli bir şekilde korkup Atike'nin görmüş olduğu rüyadan endişe etmeye başladılar. Hazırlıksız ve zorluk içerisinde bulunmalarına rağmen savaşa çıktılar.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9947 *Hadisi Taberani mürsel olarak rivayet etmiş olup senedinde İbn Lehia bulunmaktadır ki; bu ravi zayıf olmakla beraber hadisi hasen sayılmıştır. 1 1 el-Mucemu'l-Kebir'dendir (24/346,347).

Atike binti Abdilmuttalib bildiriyor:

#18,248
Rüyamda devesine binmiş biri Ebu Kubeys dağına çıkıp: "Ey vefasız cemaat! Üç güne kadar, muharebe mahalline, vurulup düşeceğiniz yerlere yetişiniz!" diyerek üç kere bağırdı. Sonra Ebu Kubeys dağından bir taş alıp Mirkan'a (Rükn'e) atınca taş parçalandı, Benft Zühre'nin evleri dışında Kureyş'in evlerinden içine taş parçası girmeyen ev kalmadı. Abbas: "Bu rüyayı gizleyip kimseye anlatma" dedi. Abbas gidip Velid b. Utbe b. Rabia'yla karşılaştı ve bu rüyayı kendisine anlattı. Velid de babasına anlattı, böylece haber yayıldı. Abbas anlatıyor: Kabe'yi tavaf etmeye başladım, Ebu Cehil de Kureyş'ten bir toplulukla beraber Atike'nin rüyasını konuşuyorlardı. Ebu Cehil beni görünce: "Ey Ebu'l-Fadl! Tavafını bitirdiğin zaman yanımıza gel" dedi. Tavafımı bitirince yanlarına gidip oturdum. Ebu Cehil: "Siz, erkeklerinizin peygamberliklerine kanaat etmediniz de, kadınlarınız da mı peygamberliğe kalkıştı? Güya Atike, birinin "Üç güne kadar, vurulup düşeceğiniz yerlere yetişiniz!" dediğini rüyasında gördüğünü söylüyormuş! Bu üç gün içinde, sizi bekleyeceğiz. Eğer söylemiş olduğu söz doğru ise, elbette bir şey zuhur edecektir. Ama üç gün geçip bir şey olmazsa sizin hakkınızda; Araplar arasında sizden daha yalancı kimse bulunmadığına dair bir vesika yazarız" dedi. Abb@s: "Allah' a yemin olsun ki, ona bir şey diyemedim, sadece Atike'nin öyle bir rüyayı görmüş olduğunu inkar ettim" dedi. Abbas: ."Akşam olunca Abdülmuttalib'in kızlarından biri yanıma gelip: "Bu fasıktan razı mısınız? Erkeklerinize saldırıyor (eziyet ediyor), sonra kadınlarınıza saldırıyor (eziyet ediyor), sen de onu işittiğin halde bir şey demiyorsun, Allah' a yemin olsun ki Hamza olsaydı, Ebu Cehil bu sözleri söyleyemezdi" dedi. Ona: "Vallahi, öyle yaptım. Benim için bundan daha ağır bir şey olmamıştır. Allah'a yemin olsun ki, o sözünü tekrarlayacak olursa ona saldıracağım ve sizin hesabınıza onun hakkından geleceğim" dedim. Atike' nin rüyasının üçüncü günü sabaha çıkınca, kaçırdığım fırsatı elde etmek arzusu ile çok kızgın ve hiddetli bir halde Mescid-i Haram' a girdim. Onu görünce, vallahi, ona doğru yürüdüm. Evvelce söylediklerinden bazılarını tekrarlayıp kendisine saldıracaktım. Ebu Cehil zayıf yapılı, asık suratlı, acı dilli ve sert bakışlı bir adamdı. Mescid(-i Haram)'ın kapısına doğru sendeleyerek (süratle) çıkageldi. Kendi kendime: "Nesi var? Allah ona lanet etsin! Benim kendisine hakaret edeceğimden korktu da, benden uzaklaşıyor" dedim. Meğer benim işitmediğimi işitmiş, Damdam b. Zür'a b. Amr el-Gifari'nin vadinin içinde seslenişini duymuştu. Damdam, devesinin burnunu kesmiş! Semerini tersine çevirmiş! Gömleğinin önünü, arkasını yırtmış! Mekke vadisinin ortasında, deve üzerinde, avazının çıkhğı kadar bağırıyor: "Ey Kureyş topluluğu! Muhammed ve ashabı, ticaret kervanınızın, Ebu Süfyan' ın yanındaki mallarınızın önüne gerildiler! Ona erişebileceğinizi sanmıyorum! İmdat! İmdat!" diyerek haykırıyordu. Başa gelen iş, beni de, onu da birbirimizle uğraşmaktan alıkoydu."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9946 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde Abdülaziz b. İmran bulunmaktadır ki; bu ravi metrûktur. 1 1 Taberâni el-Mucemu'l-Kebir (24/344) ve yine onun Tıvalû'l-ehâdis (no. 32).

İbrahim b. Ubeyd b. Rifaa b. Rafi b. Malik b. Aclân-Ensari, babasından, dedesinin şöyle dediğini nakletmiştir:

#18,247
Bedir savaşı sırasında Resulullah'ı (sallallahu aleyhi veseliem) (bir ara aramızda görmeyince) aradık, birbirlerine seslenerek: "Resulullah (sav) aranızda mı?" diye sordular. Sonra Hz. Peygamber (sav), Ali b. Ebi Talib'le beraber geldiğini görünce de: "Ya Resulallah! Seni kaybettik"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9945 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde Ebu Ma'şer Necih bulunmaktadır ki; bu ravi zayıf sayılmış olup hadisi yazılır. 1 1 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 4548) rivayet etmiştir.

Amir b. Sa' d, babası Sa' d' dan nakletmiştir:

#18,246
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Umeyr b. Ebi Vakkas' a bakıp Bedir savaşına katılması konusunda onun yaşını küçük gördü, fakat sonra gitmesine müsaade etti. Sa' d ekledi: "(Savaş sırasında) kılıcının kendisine hıyanet ettiği (yanlışlıkla kılıcıyla yaralandığı) söyleniyordu." Abdullah (b. Cafer): "(Umeyr) Bedir savaşında öldürüldü" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9944 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir ravilerdir.2 2 Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup: "Hadisin bu ravi zincirinden başka bir senedle Sa'd'dan rivayet edildiğini bilmiyoruz" demiştir.

İbn Abbâs' ın bildirdiğine göre

#18,245
Bedir savaşı sırasında Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) ordusunda yüz deve ve iki at bulunuyordu. Atlardan birine Mikdad b. el-Esved biniyor, diğerine sırasıyla Mus'ab b. Umeyr ile Sehl b. Huneyf biniyorlardı. (İbn Abbas) dedi ki: "Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) ashabı, yolda nöbetleşe develere biniyorlardı. Resulullah (sallallahu aleyhi veseliem) ile Hamza'nın ahitlisi Mirsed b. Ebi Mirsed el-Ganevi nöbetleşe bir deveye biniyorlardı."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9943 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Kebir ve el-Mu'cemu'l-Evsât'ta rivayet etmiştir. Senedinde zayıf sayılan Ebu Şeybe İbrahim b. Osman bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberani el-Mucemu'l-Kebir' de (no. 12105) rivayet etmiştir.

Abdullah b. Mes'ûd bildiriyor:

#18,244
Bedir savaşında üç kişiye bir deve düşüyordu (yani nöbetleşe biniyorduk). Ebu Lübabe ve Ali b. Ebi Talib, Resulullah'la (sallallahu aleyhi vesellem) beraber nöbetleşe bir deveye biniyorlardı. Hz. Peygamber' in (sallallahualeyhivesellem) yürüme sırası gelince: "Biz senin yerine yürürüz" dediler. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Siz benden daha güçlü değilsiniz, ben de sizden daha fazla sevaptan müstağni değilim (benim de ecre ihtiyacım vardır)" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9942 •Hadisi Ahmed ve "Bin, biz senin yerine yürürüz" ibaresiyle Bezzar rivayet etmiştir. Senedinde Asım b. Behdele bulunmaktadır ki; bu ravinin hadisi hasendir. Ahmed'in diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. 1 1 Ahmed (3901), Bezzar (1759) ve EbU Ya'la (5359).

Kesir b. Abdillah el-Müzeni, babasından, dedesinin şöyle dediğini nakletmiştir:

#18,243
Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) ilk çıktığı gazve Ebva gazvesi olup biz Hz. Peygamber'le (sallallahu aleyhi vesellem) beraber bu gazveye katıldık. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Revha bölgesine ulaşınca Irkı' z-Zabye denilen yerde mola verip namaz kıldıktan sonra: "Bu dağın adını biliyor musunuz?" diye sordu. (Orada bulunanlar):" Allah ve Resulü daha iyi bilir" dediler. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu, cennet dağlarından bir dağdır. Allahım! Onu bereketli kıl! Ve bu dağı ahalisine bereketli kıl!" buyurdu. Revha için de: "Bu bölge, cennet vadilerinden bir vadinin arazisidir. Benden önce bu bölgede yetmiş peygamber namaz kılmıştır. Musa, üzerinde -saçaklan kısa ve beyaz- Katvanf yapımı iki aba olduğu halde boz bir deve üzerinde İsrail oğullarından yetmiş bin kişiyle beraber Kabe'yi ziyaret edip haccetmek için buradan geçmiştir. Allah'ın kulu ve Resulü İsa b. Meryem haccetmek veya umre yapmak üzere buradan geçmeden kıyamet kapmaz. Ya da Yüce Allah O'na haccı ve umreyi yapmasını nasip eder" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9941 *Hadisi Taberani, Kesir b. Abdillah el-Müzeni yoluyla rivayet etmiştir, bu ravi çoğunluğa göre zayıf sayılmıştır. Bununla beraber Tirmizi hadisini hasen saymıştır, hadisin geri kalan ravileri, güvenilir kimselerdir. Ammar'ın hadisi, Hz. Ali'nin menkıbelerinde gelecektir.