Cenaze Konusu


Enes b. Malik (r.a.) dedi ki:

“Rasulullah (s.a.v.), Uhud günü Hamza’nın cesedinin yanına geldi ve durakladı, cesed üzerinde müsle (gözü oyulmuş kulağı burnu kesilmiş) yapıldığını gördü ve şöyle buyurdu. Halam ve Hamza’nın kız kardeşi Safiyye’yi sıkıntıya sokacak olmasaydım. Hamza’nın cesedini böylece bırakır vahşi hayvanların yemesine terk eder kıyamette de onların karınlarından haşredilmesini isterdim.” Enes diyor ki: “Sonra Rasulullah (s.a.v.), çizgili kumaştan yapılmış bir elbise istedi onunla kefenledi. Bu kumaş başı tarafına çekildiğinde ayakları, ayaklarına doğru çekildiğinde ise başı açık kalıyordu.”
Enes diyor ki: “Şehidler çok fakat kefen yapılacak malzeme çok azdı.” Enes şöyle devam etti: Tek kişi veya iki kişi veya üç kişi bir kefene sarılıyor ve bir kabre defnediliyordu. Defnederken Rasulullah (s.a.v.) Kurani bilgisi hangisinin çoktur diye soruyor ve onu kıbleye doğru öne geçiriyordu. Enes diyor ki: Böylece tüm Uhud şehidlerini defnetti ve onlara cenaze namazı kılmadı.

Tirmizi, Cenaiz: 31 Hn: 1016; Buhari, Cenaiz: 74 ve diğerleri. Tirmîzî: Enes hadisi hasen garib olup sadece bu şekliyle biliyoruz. Nemire (Eskimiş elbise) demektir. Bu hadisin rivâyetinde Üsâme b. Zeyd’e muhalefet edilmiştir. Leys b. Sa’d, İbn Şihâb’tan, Abdurrahman b. Ka’b b. Mâlik’den, Câbir b. Abdullah b. Zeyd’den bu hadisi rivâyet etmiştir. Ma’mer ise yine bu hadisi; Zührî’den, Abdullah b. Sa’lebe’den, Câbir’den rivâyet etmiştir. Enes ve Zührî’den bu hadisi rivâyet eden Üsâme b. Zeyd’den başka bir kimse bilmiyoruz. Muhammed’e bu hadis hakkında sordum şöyle dedi: Leys’in, İbn Sihab’tan, Abdurrahman b. Ka’b b. Mâlik’den ve Câbir’den rivâyet edileni daha sahihtir.

أَتَى رَسُولُ اللَّهِ عَلَى حَمْزَةَ يَوْمَ أُحُدٍ، فَوَقَفَ عَلَيْهِ فَرَآهُ قَدْ مُثِّلَ بِهِ، فَقَالَ: " لَوْلَا أَنْ تَجِدَ صَفِيَّةُ فِي نَفْسِهَا لَتَرَكْتُهُ حَتَّى تَأْكُلَهُ الْعَافِيَةُ حَتَّى يُحْشَرَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ بُطُونِهَا ". قَالَ: ثُمَّ دَعَا بِنَمِرَةٍ فَكَفَّنَهُ فِيهَا، فَكَانَتْ إِذَا مُدَّتْ عَلَى رَأْسِهِ بَدَتْ رِجْلَاهُ، وَإِذَا مُدَّتْ عَلَى رِجْلَيْهِ بَدَا رَأْسُهُ، قَالَ: فَكَثُرَ الْقَتْلَى وَقَلَّتِ الثِّيَابُ، قَالَ: فَكُفِّنَ الرَّجُلُ وَالرَّجُلَانِ وَالثَّلَاثَةُ فِي الثَّوْبِ الْوَاحِدِ، ثُمَّ يُدْفَنُونَ فِي قَبْرٍ وَاحِدٍ، فَجَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ يَسْأَلُ عَنْهُمْ: " أَيُّهُمْ أَكْثَرُ قُرْآنًا فَيُقَدِّمُهُ إِلَى الْقِبْلَةِ "، قَالَ: فَدَفَنَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ وَلَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِمْ

Hadis Sayfası
Cabir b. Abdillah (r.a.)’ın haber verdi ki:

Peygamber (s.a.v.), Uhud şehidlerinden iki kişiyi bir araya getirir tek bir kefenle sarar ve hangisi Kuran’ı daha çok bilir diye sorardı hangisine işaret edilirse onu kabrin ön tarafına geçirirdi ve derdi ki: “Ben kıyamet günü bunların şahidleri olacağım. Şehidlerin kanları içerisinde defnedilmelerini emretti, onlara cenaze namazı da kıldırmadı onlar yıkanmadılar da.”

Tirmizi, Cenaiz: 46 Hn: 1036; Buhari, Cenaiz: 72; İbn Mace, Cenaiz: 28 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Enes b. Malik’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Câbir hadisi hasen sahihtir. Bu hadis Zührî ve Enes’den de rivâyet edilmiştir. Aynı şekilde Zührî’den, Abdullah b. Sa’lebe b. ebî Suayr’den de rivâyet edilmiştir. Kimileri de sadece Câbir’den naklederek rivâyet etmişlerdir. Şehîd üzerine cenaze namazı kılınması konusunda ilim adamları değişik görüşler ortaya koymuşlardır. Bir kısmı şehîd üzerine cenaze namazı kılınmaz demektedirler. Medîneliler ve Ahmed ve Şâfii bu görüşte olanlardandır. Bazı alimlerde şehîde de cenaze namazı kılınması görüşündedirler ve Rasûlullah (s.a.v.)’in şehîd olan Hamza’ya kıldığı cenaze namazını delil olarak gösterirler. Sevrî, Küfeliler ve İshâk bu kanaattedirler.

أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَجْمَعُ بَيْنَ الرَّجُلَيْنِ مِنْ قَتْلَى أُحُدٍ فِي الثَّوْبِ الوَاحِدِ، ثُمَّ يَقُولُ: أَيُّهُمَا أَكْثَرُ أَخْذًا لِلْقُرْآنِ، فَإِذَا أُشِيرَ لَهُ إِلَى أَحَدِهِمَا، قَدَّمَهُ فِي اللَّحْدِ، وَقَالَ: أَنَا شَهِيدٌ عَلَى هَؤُلاَءِ يَوْمَ القِيَامَةِ، وَأَمَرَ بِدَفْنِهِمْ فِي دِمَائِهِمْ، وَلَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِمْ. وَلَمْ يُغَسَّلُوا

Hadis Sayfası
İbn Abbâs anlatıyor:

Uhud savaşında Hamza şehit edilince Safiyye ne durumda olduğunu sormak için geldi. (Yolda) Ali ve Zübeyr ile karşılaştı ve: "Ey Ali! Ey Zübeyr! Hamza ne durumda?" diye sorunca bilmediklerini göstermeye çalıştılar. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) gülüp: "Aklına bir şey gelmesinden korkuyorum" buyurdu. Sonra elini (Safiyye'nin) göğsüne koydu; Safiyye "Biz Allah'a ait kullarız ve şüphesiz O'na döneceğiz" deyip ağladı. Sonra Resulullah (sallallahualeyhi
vesellem) Hamza'run başında durup: "Kadınlann sızlanması olmasaydı, Hamza'yı defnetmez yırtıcı hayvanlann ve kuşlann (kendisini yemesi) için
bırakırdım. Böylece (kıyamet günü) şehitlerle birlikte haşredilsin!" buyurdu. Sonra şehitler getirildi ve Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) cenaze namazlarını kılmaya başladı. Hamza ve yedi kişi konup (cenaze namazlarını kılarken) yedi tekbir getiriyordu. Sonra onlar (yedi kişi) kaldırılıp Hamza bırakılıyordu. Sonra Resulullah (sav) yedi kişi daha getirilmesini istedi. Yine (cenaze namazlarını kılarken) yedi tekbir getirdi. (Bütün şehitler) bitinceye kadar böyle devam etti (yani kılmış olduğu her cenaze namazında Hamza da bulunuyordu)

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10100 *Hadisi Bezzâr ve Taberâni rivayet etmiştir. Müslim kitabının mukaddimesinde ve İbn Mace sadece (cenaze) namazının kılınışı bölümünü rivayet ettiler. Bezzâr ve Taberâni'nin senedinde zayıf sayılan Yezid b. Ebi Ziyad bulunmaktadır. 1 *Hadisi Bezzâr ve Taberâni rivayet etmiştir. Müslim kitabının mukaddimesinde ve İbn Mace sadece (cenaze) namazının kılınışı bölümünü rivayet ettiler. Bezzâr ve Taberâni'nin senedinde zayıf sayılan Yezid b. Ebi Ziyad bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Bezzâr (no. 1796) ve Taberâni el-Mucemu'l-Kebir'de (no. 2934) rivayet etmiştir. Bezzar:

Hadis Sayfası