Büyük Günahlar Konusu


İbn Ömer r.a.’dan: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Zulüm, haksızlık yatratılış gayesi dışında yaşamak kıyamet gününde karanlıklar içersinde kalmak demektir.”

(Müslim, Birr ve Sıla: 10; Tirmizi, Birr ve Sıla 83 Hn: 2030 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu konuda Abdullah b. Amr, Aişe, Ebu Musa, Ebu Hüreyre ve Cabir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis İbn Ömer hadisi olarak hasen sahih garibtir.

الظُّلْمُ ظُلُمَاتٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

Hadis Sayfası
Kab b. Ucre (r.a.) dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) bizim yanımıza geldi biz beş ile dördün toplamı olan dokuz kişiydik bunların beşi; Arap dördü acemden idi. Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

Dinleyin! Benden sonra bir kısım idarecilerin geleceğini işittiniz mi? Kim onların yanına girer onları destekler ve yalanlarını doğru kabul eder onların haksızlıklarında onlara yardım ederse benden değildir. Bende ondan değilim bu tip kimseler havuz başında bana yaklaşamayacaklardır. Her kim de onların yanına girmez onlarla ilişki içersinde olmaz onların yaptıkları haksızlıklarında onlara yardım etmezse ve yalan söylediklerini de kabul etmezse o kimse benden, ben de ondan sayılırım ve bu kimse havuz başında bana yaklaşacaktır.

Tirmizi, Fiten: 72 Hn: 2259; Nesai, Biat: 36 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis sahih garibtir. Bu hadisi Mis’ar’ın rivâyeti olarak sadece bu şekliyle bilmekteyiz. Harun dedi ki: Muhammed b. Abdulvehhab, Sûfyân’dan, Ebû Husayn’dan, Şa’bî’den, Âsım el Adevî’den, Ka’b b. Ucre’den bu hadisin bir benzerini bana aktarmıştı. Yine Harun diyor ki: Muhammed, Sûfyân’dan, Zübeyd’den, İbrahim’den (Nehaî değil) Ka’b b. Ucre’den, Mis’ar’ın rivâyetinin bir benzerini bana aktarmıştır. Tirmizî: Bu konuda Huzeyfe’den de hadis rivâyet edilmiştir.

اسْمَعُوا، " هَلْ سَمِعْتُمْ أَنَّهُ سَيَكُونُ بَعْدِي أُمَرَاءُ فَمَنْ دَخَلَ عَلَيْهِمْ فَصَدَّقَهُمْ بِكَذِبِهِمْ وَأَعَانَهُمْ عَلَى ظُلْمِهِمْ فَلَيْسَ مِنِّي وَلَسْتُ مِنْهُ، وَلَيْسَ بِوَارِدٍ عَلَيَّ الْحَوْضَ، وَمَنْ لَمْ يَدْخُلْ عَلَيْهِمْ وَلَمْ يُعِنْهُمْ عَلَى ظُلْمِهِمْ وَلَمْ يُصَدِّقْهُمْ بِكَذِبِهِمْ فَهُوَ مِنِّي وَأَنَا مِنْهُ وَهُوَ وَارِدٌ عَلَيَّ الْحَوْضَ

Hadis Sayfası
en-Newâs b. Sem'ân Resulullah (sallallahu aleyhi veseîlem/in şöyle buyurduğunu nakleder:

"Yalan sadece üç şahıs için mümkündür: Savaşta yalan söyleyen kimse, ki savaş hiledir; aralarını bulmak için iki kişi arasında yalan söyleyen kişi ve razı etmek üzere bir kadına yalan söyleyen kişi"

İbn Hacer, Metalibul Aleyi Cilt 3 Hn: 2602 Hadisi Ebû Yâ'lâ muhtasar olarak, Muhammed b. Cami el-Attâr'dan rivayet etmiştir ki, bu zât zayıftır. Ebû Yâ'lâ hadisi uzun bir lafızla en-Nevvâs'tan tahrîc etmiştir. Bûsîrî der ki: "Senedinde inkıta vardır." (2/17) Heysemî de Muhammed b. Camî el-Attâr'ı zayıf olarak değerlendirmiştir. (Mecma 8/81) İbn Hacer, Müsnede'de der ki: "Yahya b. Ebî Zaide ona muhalefet ederek hadisi Dâvud'dan, o da Şehr'den mürsel olarak rivayet etmiştir, mahfuz olan da budur. Aynı Şekilde Abdullah b. Osman b. Huseym muhalefet ederek hadisi Şehr b. Havşeb'den, o da Esma binti Yezîd'den rivayet etmiştir. Ayrıca İsmâîl b. Ayyaş, İbn Huseyn'den hadisi daha detaylı olarak rivayet etmiştir." (Ebû Yâ'lâ ve İshâk) 

Hadis Sayfası
Esma binti Yezîd naklediyor:

Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Mudar'ın bir bölgesine seriyye/askeri müfreze gönderdi. Müfreze sahrada konakladı. Sabahladıklarında yakınlarında küçük bir çadır gördüler. Çadırın avlusunda ağılda tutulan koyunlar vardı. Koyun sahibine gelip ona: "Kesmek üzere bize bir kuzu verseniz" diye ricada bulundular. Adam ağıldan bir kuzu çıkarıp onlara verdi, ancak onlar hayvanı beğenmediler. Bir başkasını çıkardı, onu da beğenmediler. Üçüncü birisini çıkardı, onu da beğenmediler. Bunun üzerine adam: "Koyunların içerisinde, verdiklerimden başka sadece damızlık ve yeni doğurmuş hayvanlar var" dedi. Bunun üzerine bir kuzu alıp onu kestiler, ateş yakıp yediler. Öğle sıcağı bastığında sıcaktan gölgenecekleri bir yer yoktu. O bedevi de koyunlarını gölgelik bir ağılda tutuyordu. Kendi kendilerine: "Biz gölgelenmeye bu koyunlardan daha layığız deyip adama geldiler ve ona: "Şu koyunlarını çıkar da bu gölgede biz oturalım" dediler. Adam: "Siz koyunlarımı çıkardığınız an hastalanır ve düşük yaparlar; üstelik ben zekatını vermiş ve Müslüman olmuş bir insanım" dedi. Ancak onu dinlemeyip koyunlarını çıkardılar. Kısa bir süre geçmeden koyunlar inlemeye ve düşük yapmaya başladı. Bedevi aceleyle yola çıkıp Medine'ye Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in yanma geldi. Durumu O'na haber verdi. Resulullah (sallallahu aleyhi veseüem) bu duruma aşın bir şekilde öfkelendi. Sonra müfreze dönünceye kadar adamı yanında tuttu. Onlar gelince Resulullah (sallallahu aleyhivesellem) işin hakikatini sordu. Onlar da: "Yalan söylüyor" dediler. Bu söz üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in öfkesi biraz dindi. Ancak bedevi: "Allah'a yemin olsun ki, ben Allah Teala'nın benimle onlar arasında geçen şeyi sana bildirmesini ümid ediyorum" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahualeyhivesellem)'in içine adamın doğru söylediği doğdu. Müfrezedekileri tek tek karşısına aldı. Karşısına aldığı her kişiden Allah rızası için doğru söylemesini istedi ve her gelen kişi bedevinin ifadesinin doğru olduğunu söyledi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kalkıp şöyle buyurdu: "Ey insanlar! Pervanenin ateşe sarılması gibi, hiçbir şey sizi yalana sarılmaya sevk etmesin. Üç durum hariç her yalan insanoğlunun aleyhine yazdır: Arayı bulmak için kişinin hanımına yalan söylemesi..."  

İbn Hacer, Metalibul Aleyi Cilt 3 Hn: 2603 İthafta: "Sakın sizi yalana sevk etmesin" şeklinde yer alırken, Ahmed'in Müsned'inde: "Sizi yalana sevk eden şey nedir?" şeklinde yer almıştır. Ahmed hadisi uhülaflı bir ravi olan Şehr b. Havşeb tarikiyle muhtasar olarak rivayet etmiştir, bunu Heysemî ifade etmiştir. (Mecma 1/142)   (Ebû Ya'lâ)

Hadis Sayfası
Ebû Muâviye, İbn Ebî Hind'den benzeri bir hadisi rivayet etmiştir.

Adamın çadırında küçücük bir koyunu vardı, onu çıkarıp çoluk-çocukları koydular...

İbn Hacer, Metalibul Aleyi Cilt 3 Hn: 2605 (Ebü Ya'lâ) Hadisi Tirmizî bir başka vecihden rivayet etmiştir. i

Hadis Sayfası
Mesleme b. Alkame'nin yaptığı rivayette şöyle geçer:

Resuİullah (saUallahu aleyhi vesellem) bir müfreze gönderdi. Müfreze çölde yaşayan bir adamın yanından geçti ve: "Ey bedevi! Bize bir koyun kes!" dediler. Adam kendilerine koyunlarından bir yaşında bir koyun getirdi ve: "Buyurun bunu kesin!" dedi. Onlar: "Bu işimizi görmez" dediler. Bunun üzerine koyunların en iyisinden birisini aldılar ve: "Ey bedevi! Koyunlarını gölgelikten çıkar da orada biz dinleyelim" dediler. Adam: "Allah aşkına yapmayın! Zira koyunlarım gebe hayvanlardır, onları çıkarırsam sıcak çarpar ve düşük yaparlar!" dedi. Bunun üzerine onlar: "Bizim canımız senin koyunlarından daha önemli" deyip, koyunları dışarı çıkardılar. Koyunların hepsini güneş çarptı ve düşük yaptı. Sonra oradan ayrılıp Medine'ye geldiler. Vardıklarında bedevinin kendilerinden önce Resuİullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e gelip durumu haber verdiğini gördüler. Peygamber (sallallahu aleyhi veseUem)'in huzuruna geldiklerinde Peygamber onlara anlatılanları sordu, inkar ettiler. Bunun üzerine Resuİullah (sallallahu aleyhi vesellem) içlerinden birine güvenip şöyle buyurdu: "Ey falan! İçinde bulunduğun topluluk arasında hayırlı birisi varsa onun da sen olduğunu ümid ediyorum, bana doğruyu söyle!" Adam şöyle dedi: "Ya Resulallah! Bedevi doğru söylemiştir, mesele aynen onun ifade ettiği gibidir." Bunun üzerine Resuİullah (salMlahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Pervanenin ateşe üşüşmesi gibi siz de yalana mı üşüşüyorsunuz?! İyi bilin ki her yalan mutlaka kaydedilmektedir. Ancak kişinin savaşta söylediği yalan, ki savaş karşı tarafı aldatmaktır veya kişinin iki tarafın arasını düzeltmek üzere söylediği yalan veya kişinin hanımını razı etmek üzere söylediği yalan hariç."

İbn Hacer, Metalibul Aleyi Cilt 3 Hn: 2606 (EbÛ Yala)

Hadis Sayfası
Ebû Berze, Resûİullah (sallallahu aleyhi vesellem)'m şöyle buyurduğunu nakleder:

"İyi bilin ki, yalan yüzü karartır, koğuculuk da kabir azab ına sebebidir. 

İbn Hacer, Metalibul Aleyi Cilt 3 Hn: 2607 Bûsîrî der ki: "Hadisi Ebû Ya'lâ, Taberânî, İbn Hibbân (Sahîh'inde) ve Beyhakı rivayet etmişlerdir." (2/152). Heysemî ise şöyle der: "Hadisin senedinde Ziyâd b. el-^lünzir vardır ki, bu zât yalancıdır." (8/91) Ayrıca orada ifadesi: "Kabir azabtndandır" Şeklindedir.

Hadis Sayfası
Ebû Hureyre ve İbn Abbâs naklediyorlar:

Resulullah irad ettiği bir hutbe içinde şöyle buyurdu: "Kim zalim bir topluluğun müdafasmı üstüne alır ve bu konuda onlara yardım ederse ölüm meleği ona iner ve onu lanet ve ebedi cehennemle müjdeler. Kim de zalim, bir hükümdarın ihtiyacını karşılarsa cehennemde onunla beraber olur. Kim de bir hükümdarı zatime teşvik ederse cehennemde Haman ile beraber olur ve o hükümdarla en şiddetli azaba maruz kalır. Kim de bir müslümana tokat atarsa, Allah cehennemde onun kemiklerim uzatır, sonra da üzerine ateş gönderilir. Diriltildiği zaman da ateşe girinceye kadar eli-kolu zincirli bir şekilde diriltilir. Kim de zalim bir hükümdarın önünde eline değnek alır ve onun korumalığını yaparsa kıyamet günü Allah Teala onun üzerine uzunluğu yetmiş bin zira' olan bir yılan musallat eder ve bu kişi cehennemde ebedi kalır. Kim de bir kardeşini hükümdara şikayet ederse Allah o kişinin bütün amellerini boşa çıkarır, Şayet o kardeşine herhangi bir kötülük veya eza dokunursa Allah o kişiyi cehennemde Haman ile aynı yere gönderir. Kim de bir toplumun kahinliğini üstlenirse cehennemin en başköşesine atılacaktır, her bir güne karşılık bin yıl ile cezalandırılacak ve eli boynuna zincirlenmiş vaziyette haşredilecektir. Şayet Allah'ın emrini yerine getirirse serbest bırakılır. Yok, eğer zulmüne devam ederse yetmiş mevsim cehennem çukuruna atılır... Agah olun! Allah Teala zulmetmez ve zulüm O'nun hakkında caiz olmaz,. O her zaman kullarını gözetlemekte ve kötülük yapanları kötülükleriyle, iyilik yapanları da iyilikle mükafatlandıracaktır. "Kim iyilik yaparsa kendine yapmış olur, kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur, Rabbin kullara asla zuhnedici değildir."

İbn Hacer, Metalibul Aliye Cilt 3 Hn: 2083 Bûsîrî der ki: "Dâvûd b. el-Muhabber bu hadisle Resûlullah (saMMuı deyhi vesellem)'e yalan isnâd etmiştir." (el-Hâris) Hadis uydurmadır! 

Hadis Sayfası