Taharet Konusu


Ebu Eyyub el Ensarî (r.a.) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Tuvalete girdiğinizde kıbleyi karşınıza almayın ve arkanızı da çevirmeyin doğu veya batı tarafına dönünüz.” Hadisi rivayet eden, Ebu Eyyub diyor ki: Şam’a geldiğimizde tuvaletlerin kıbleye karşı yapıldığını gördük, buralara girince mümkün olduğu kadar başka yöne yöneliyor ve Allah’tan af diliyorduk.

Tirmizi, Tahara: 6 Hn: 8; Buhârî, Vudu: 11; Nesai, Tahara: 20 Hn: 21; İbn Mâce, Tahara: 17 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Abdullah b. Hâris b. Cez’ez Zubeydî ve Ma’kıl ibn ebî Heysem, Ma’kıl ibn ebî M’akıl da denilir. Ebû Ümâme, Ebû Hüreyre ve Sehl b. Huneyf’den hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu, Ebû Eyyûb hadisi bu konuda en sıhhatli ve en güzel hadistir. Ebû Eyyûb’un ismi, Hâlid b. Zeyd’dir. Zühri’nin ismi ise, Muhammed b. Müslim b. Ubeydullah b. Şihâb ez-Zührî, künyesi ise Ebû Bekir’dir. Ebû’l Velid el Mekkî diyor ki: İmam-ı Şâfii, bu hadis hakkında şöyle diyor: Bu yasak ancak kırlarda ve açık yerlerdedir kapalı yerlerdeki tuvaletlerde kıbleye dönülebilir. İshâk b. İbrahim’de aynen söylemiştir. Ahmed b. Hanbel ise şöyle diyor: Rasûlullah (s.a.v.)’in bu ruhsatı kıbleye arkayı çevirmekle ilgilidir. Kıbleye karşı ne açık ne de kapalı yerlerde durulmamalıdır.

إِذَا أَتَيْتُمُ الْغَائِطَ فَلَا تَسْتَقْبِلُوا الْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ وَلَا بَوْلٍ وَلَا تَسْتَدْبِرُوهَا وَلَكِنْ شَرِّقُوا أَوْ غَرِّبُوا

Hadis Sayfası
Abdurrahman b. Yezîd rahimullah dedi ki:

“Selman’a sizin Peygamberiniz (s.a.v.), size her şeyi hatta abdest bozmayı bile öğretti denildi de, Selman: “Evet” dedi, bizi büyük ve küçük abdest bozarken kıbleye doğru dönmekten, sağ el ile taharetlenmekten, taharetlenmeyi üç taştan az olarak yapmaktan, kemik ve tezekle taharetlenmekten de yasakladı.”

Tirmizi, Tahara: 12 Hn: 16; İbn Mâce, Tahara:16; Ebû Davut, Tahara: 21 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Âişe, Huzeyme b. Sabit, Câbir, Hallâd b. es Sâib ve babasından da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Selman’ın bu konudaki hadisi hasen sahihtir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabı ve ondan sonraki gelen alimlerin görüşü böyledir. Yani, su bulunmadığı hallerde taşla temizlenme yeterlidir ki, idrar ve dışkının izi kalmasın. Sevrî, İbn’ül Mübarek, Şâfii, Ahmed ve İshâk’ın görüşleri de böyledir.

قَدْ عَلَّمَكُمْ نَبِيُّكُمْ كُلَّ شَيْءٍ حَتَّى الْخِرَاءَةَ، فَقَالَ سَلْمَانُ: " أَجَلْ، نَهَانَا أَنْ نَسْتَقْبِلَ الْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ أَوْ بَوْلٍ، وَأَنْ نَسْتَنْجِيَ بِالْيَمِينِ أَوْ أَنْ يَسْتَنْجِيَ أَحَدُنَا بِأَقَلَّ مِنْ ثَلَاثَةِ أَحْجَارٍ، أَوْ أَنْ نَسْتَنْجِيَ بِرَجِيعٍ أَوْ بِعَظْمٍ

Hadis Sayfası
Ebu Eyyub el Ensarî (r.a) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Büyük abdest ihtiyacınızı gidereceğinizde yönünüzü kıbleye dönmeyin fakat doğuya ve batıya dönün.”

Nesai, Tahara: 21 Hn: 22; Buhari, Vudu’: 11; Ebû Davud, Tahara: 4 ve diğerleri. İsnadı sahihtir.

“إِذَا أَتَى أَحَدُكُمُ الْغَائِطَ فَلَا يَسْتَقْبِلِ الْقِبْلَةَ، وَلَكِنْ لِيُشَرِّقْ أَوْ لِيُغَرِّبْ”

Hadis Sayfası