Umre Konusu


İbn Abbas r.a. (merfu olarak rivâyet ettiği hadisinde şöyle diyor:

“O (Rasülullah) (s.a.v.), umrede Hacer-ül Esvedi istilam ettiği ana kadar telbiyeye devam ederdi.”

Tirmizi, Hac 79 Hn: 919; Ebu Davud, Menasik: 28 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu konuda Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Abbâs hadisi hasen sahihtir. Çoğu ilim adamları bu hadisle amel ederek, umre yapan kimsenin Hacer-ül Esvedi istilam edinceye kadar telbiyeye devam etmesi kanaatindedirler. Kimi ilim adamları ise umre yapan kimse ihrama girdiği andan itibaren telbiyeye başlar Mekke evleri görününceye kadar yol boyunca devam eder derler. Uygulama bu hadisle olup Sûfyân es Sevrî, Şâfii, Ahmed ve İshâk’ta aynı görüştedirler.

أَنَّهُ كَانَ يُمْسِكُ عَنِ التَّلْبِيَةِ فِي الْعُمْرَةِ إِذَا اسْتَلَمَ الْحَجَرَ

Hadis Sayfası
Cabir r.a.'dan:

"Peygamber (s.a.v.)’e umre yapmak vacib midir? Diye soruldu da Rasulullah (s.a.v.)’de: “Hayır, fakat umre yapmak değerli ve faziletli bir ibadettir” buyurdular.

Tirmizi, Hac 88 Hn: 931 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Bazı ilim adamları umre vacib değildir derler. Hac ve umreye iki hac denirdi. Kurban bayramında yapılana “Haccul Ekber” (Büyük Hac) Umreye de “Haccul Asğar” (Küçük Hac) Şâfii diyor ki: Umre yapmak Rasûlullah (s.a.v.)’in sünnetlerindendir. Umrenin terk edilebileceğine dair ruhsat veren hiçbir delil bilmiyoruz. Nafile ibadet olduğuna dair sağlam bir rivâyet yoktur. Peygamber (s.a.v.)’den nafile ibadet olduğuna dair yapılan rivâyet ise zayıf olup bu tür rivâyetler delil olarak ortaya konulamaz. İbn Abbas’ın umre yapmayı vâcib gördüğü rivâyeti de bize ulaşmış durumdadır. Tirmîzî: Tüm bu sözler Şâfii’nin sözleridir.

أَنّ النَّبِيَّ سُئِلَ عَنِ الْعُمْرَةِ أَوَاجِبَةٌ هِيَ؟ قَالَ: " لَا، وَأَنْ تَعْتَمِرُوا هُوَ أَفْضَلُ

Hadis Sayfası
İbn Abbas r.a.’dan: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Umre kıyamete kadar hac aylarına girmiştir.”

Müslim, Hac: 31; Tirmizi, Hac 89 Hn: 932; Ebu Davud, Menasik: 23 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu konuda Suraka b. Cuşum, Cabir b. Abdullah’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Abbas hadisi hasendir. Bu hadisin manası: “Hac aylarında umre yapmakta sakınca yoktur” demektir. Şâfii, Ahmed ve İshâk hadisi bu şekilde tefsir etmektedirler. Hadisinin anlamı şöyledir: Cahiliye dönemi insanları hac aylarında umre yapmazlardı. İslam gelince Peygamber (s.a.v.) buna ruhsat verdi ve “Umre kıyamete kadar hac aylarına girdi” buyurdu. Yani hac aylarında umre yapmakta bir sakınca yoktur. Hac ayları Şevval, Zilkâde ve Zilhicce’den on gündür. Hac yapacak kimsenin hac aylarında ihrama girmesi gerekir. Haram aylar: Recep, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem’dir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından ve sonraki dönemlerden pek çok ilim adamları böyle demektedirler.

دَخَلَتِ الْعُمْرَةُ فِي الْحَجِّ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ

Hadis Sayfası
Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Umre ikinci bir umreye kadar yapılan günahlara keffarettir. Kabul edilmiş haccın karşılığı ise ancak Cennettir.”

Buhari, Umre: 1; Müslim, Hac: 79; Tirmizi, Hac 90 Hn: 933 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

الْعُمْرَةُ إِلَى الْعُمْرَةِ تُكَفِّرُ مَا بَيْنَهُمَا، وَالْحَجُّ الْمَبْرُورُ لَيْسَ لَهُ جَزَاءٌ إِلَّا الْجَنَّةُ

Hadis Sayfası
Ebu Hüreyre (r.a)'dan: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“İki umre, aralarında işlenen günahlara keffarettir. Allah tarafından kabul görmüş haccın mükafatı da Cennettir.”

Nesai, Menasiki Hac: 5 Hn: 2582; Darimi, Menasik: 8; İbn Mace, Menasik: 3 ve diğerleri.

الْعُمْرَةُ إِلَى الْعُمْرَةِ كَفَّارَةٌ لِمَا بَيْنَهُمَا، وَالْحَجُّ الْمَبْرُورُ لَيْسَ لَهُ جَزَاءٌ إِلَّا الْجَنَّةُ

Hadis Sayfası
İbn Abbas (r.a.) dedi ki: Rasülullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

"Umra, umra kılınan şahıs için caizdir. Rukba da rukba kılınan kimse için caizdir. Hibesinden dönen, kusmuğuna dönen gibidir" buyurulmuştur.

Hadisin geniş açılımı şöyle: “Umra” = Ömrüm oldukça bu malı sana bağışladım diyerek bir kimseye mal vermek caiz olup verilen o mal, verilen kimsenin malı olur. “Rukba” = Senden önce ölürsem o mal senindir. Sen benden önce ölürsen mal yine benimdir. Şeklindeki mal verme olayı geçerlidir. Bağışından dönen kusmuğuna dönen gibidir.”

Nesai, Umra ve Rukba: 2 Hn: 3710 ve Süneni Kübra Hn: 6308; Ahmed, Müsned Hn: 2250; Bezzar, Müsned Hn: 4843 ve İbn Hazm Muhalla da rivayet etmiştir. Garip Osman der ki: Hadis merfu ve meşhurdur.

الْعُمْرَى جَائِزَةٌ لِمَنْ أُعْمِرَهَا وَالرُّقْبَى جَائِزَةٌ لِمَنْ أُرْقِبَهَا وَالْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْعَائِدِ فِي قَيْئِهِ

Hadis Sayfası
Nâfi' rahimehullah'dan: 

İbn Ömer (radıyallahu anhüm)'e, kız kardeşi Hafsa (radıyallahu anha)'dan bir ev tevarüs etti. Hafsa (radıyallahu anha), bu eve hayatı boyunca olmak kaydıyla Zeyd İbnu'l-Hattab'ın kızını oturtmuştu. Zeyd'in kızı ölünce İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) meskeni kabzetti. O bu evin kendine ait olduğu reyinde idi."

 Muvatta, Akdiye: 45 Hn: 1422; Muhammed, Muvatta Hn: 810; Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 174:6 Ebu Musab Zühri, Muvatta Hn: 2956 ve diğeri. Hadis mefkuf sahih ve gariptir.

أَنّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ وَرِثَ مِنْ حَفْصَةَ بِنْتِ عُمَرَ دَارَهَا، قَالَ: وَكَانَتْ حَفْصَةُ قَدْ أَسْكَنَتْ بِنْتَ زَيْدِ بْنِ الْخَطَّابِ مَا عَاشَتْ، فَلَمَّا تُوُفِّيَتْ بِنْتُ زَيْدٍ، " قَبَضَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْمَسْكَنَ، وَرَأَى أَنَّهُ لَهُ

Hadis Sayfası
Ensar'dan Ümmü Sinan adında bir kadın

Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) ile birlikte haccetmek istedi. Hz. Peygamber (sallaUahu aleyhi vesellem) de ona: "Ramazan'da umre yap. Bu da senin için bir hac yerine geçer" buyurdu.Said: "Bu hükmün yalnız bu kadın için olduğunu biliyoruz" demiştir.

İbn Hacer, Metalibul Aliye Cilt 2 Hn: 1213. Senedi ceyyiddir. Bkz. d-İsabe. Bûsîrî, hakkında yorum yapmayarak şahidi bulundu­ğunu belirtmiştir. Yani İbn Cübeyr.  (Ahmed b, Menî')

Hadis Sayfası
İbn Ebî Müleyke demiştir ki:

Urve, İbn Abbas'a: "Yazıklar olsun sana! Sen (halkı) yanıltmışsın?! (Zilhicce'nin) on gününde umre bulunmadığı halde sen bu günlerde umre yapmayı emrediyorsun (öyle mi)?" diye çıkıştı. O da: "Ey cahil! Sen annene sor!" diye karşılık verdi. Urve: "Ebu Bekir ve Ömer böyle yapmadılar. Onlar [189] elbette Allah Resulü'nü (sallallahu aleyhi vesellem) senden daha iyi tanıyorlar ve ona senden daha çok uyuyorlardı" demesi üzerine İbn Abbas şöyle karşılık verdi: "İşte tam burada tökezliyorsunuz. Ben, size Allah Resulü'nden (sallallahu aleyhi vesellem) bahsediyorum. Siz ise Ebu Bekir ve Ömer'i karşıma çıkarıyorsunuz."  

İbn Hacer, Metalibul Aliye Cilt 2 Hn: 1214. Asıllarda "ve ben" ilavesi yer almıştır. Aynı hadisi Taberânî, hasen bir senetle şu ifadelerle nakletmiştir: Urve: "Ey İbn Abbâs, insanları çok yanılttın!" dedi. İbn Abbâs: "Ey cahil nedir o?" diye sorunca Urve şöyle dedi: "Bir kimse hac veya umre için ihrama girip yola çıkıyor. Tavafını tamamladığında sen onun haccettiğini ileri sürüyorsun. Oysa Ebû Bekir ve Ömer bunu yasaklarlardı" Bunu duyan İbn Abbâs: "Yazıklar olsun sana! Senin nezdinde onlar mı daha ileri, yoksa Allah'ın Kitabındaki hükmü ile Allah Resû-lü'nün (sallallahu aleyhi vesdlem) ashabı ve ümmeti için ortaya koyduğu sünneti mi?" dedi. Urve buna: "Onlar Allah'ın kitabını ve Resûluîlah'm (sallallahu aleyhi vesellem) sünnetini ben­den de senden de daha iyi biliyorlardı" diyerek karşılık verdi. İbn Ebî Müleyke demiştir ki: "Böylece Urve onu bastırdı" bkz. ez-Zevâid, III, 234. Müsnede'de denilmiştir ki: "Senedi sahihtir. Umre ile ilgili bölümün bir kısmı Müs­lim'in Snhîh'inde geçmektedir," Fakat işarete göre İbn Abbâs, Sahîhayn'da der ki: Bu Ebu'I-Kasım'm sünnetidir. Çünkü Ebû Cemre rüyasında kendisine "Bu makbul bir um­redir veya makbul bir temettüdür" dediğini söyleyen birini gördüğünü söylemişti. İbn Abbâs'm Sahîhayn'da yer alan: "Bu, Ebuİ-Kasım'ın sünnetidir...." sözüne işarettir. De­mek istemiştir ki, Urve'nin sözünde geçen (W) ibaresindeki kinaye zamiri müennes olup mercii, Sahîhayn'da yer alan teferruatlı rivayetten anlaşıldığı üzere "kelimesidir. Müslim'in Snhîh'mde yer aldığına göre Müslim el-Karrî demiştir ki: İbn Abbâs'a hacc-ı temettüyü sordum. Ruhsat verdi. Oysa İbnü'z-Zübeyr bunu yasaklardı. (İbn Abbâs) dedi ki: "İşte İbnü'z-Zübeyr'in annesi! Allah Resûlü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) buna ruhsat verdiğinden bahsetmektedir. Yanına girin ve bunu ona sorun" (I, 406). (İshâk)

Hadis Sayfası
Yûsuf b. Mahek'in bildirdiğine göre

O, Abdullah b. Ebi Ammar'ı şöyle derken işitmiş: Muaz b. Cebel ve Ka'b ile birlikte umre için ihrama girerek   Beytn'l-Makdis'ten   (Kudüs'ten)   yola   çıktık..

İbn Hacer, Metalibul Aliye Cilt 2 Hn: 1215. Hadisin tamamı için bkz. Nr: 1203. (Hadisin   devamını yukarıdaki gibi anlam)   (Müsedded)

Hadis Sayfası