Zikir Konusu


Ebu Said el Hudri r.a.'dan rivayet edildiğine göre:

Rasulullah (s.a.v.)’e: “Kıyamet günü Allah’a derece bakımından kulların hangisi üstündür” diye soruldu da Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ı her an gündemde tutan erkek ve kadınlardır.” “Ey Allah’ın Rasulü! Allah yolunda savaş eden gaziden de mi üstündür?” dedim. Şöyle buyurdular: “Kılıcını kırılıncaya kadar ve her tarafı kana bulanıncaya kadar kafir ve müşriklere vursa dahi Allah’ı her an ve her yerde zikreden gündemde tutan kimse derece bakımından daha değerlidir.”

Tirmizi, Deavat 5 Hn: 3376; Müsned: 11295 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Derrac’ın rivâyetiyle bilmekteyiz.

أَنّ رَسُولَ اللَّهِ سُئِلَ: أَيُّ الْعِبَادِ أَفْضَلُ دَرَجَةً عِنْدَ اللَّهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ؟ قَالَ: الذَّاكِرُونَ اللَّهَ كَثِيرًا وَالذَّاكِرَاتُ ، قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَمِنَ الْغَازِي فِي سَبِيلِ اللَّهِ؟ قَالَ: " لَوْ ضَرَبَ بِسَيْفِهِ فِي الْكُفَّارِ وَالْمُشْرِكِينَ حَتَّى يَنْكَسِرَ وَيَخْتَضِبَ دَمًا لَكَانَ الذَّاكِرُونَ اللَّهَ كَثِيرًا أَفْضَلَ مِنْهُ دَرَجَةً

Hadis Sayfası
Ebud Derda r.a. dedi ki: Nebi (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Dikkat edin! Amellerinizin en hayırlısını Allah katında en değerlisini altın ve gümüş dağıtmaktan daha hayırlı ve derecelerinizi daha yükselten, düşmanla karşılaşıp sizin onların boyunlarını, onların da sizin boyunlarınızı vurmanızdan daha hayırlı bir şeyi size haber vereyim mi? Ashab: “Evet” dediler. Rasulullah (s.a.v.) de: “Her zaman ve her zeminde Allah’ı devamlı hatırlayıp zikretmektir.” Muaz b. Cebel dedi ki: “Allah’ın azabından kişiyi en iyi kurtaran her zamanda ve her zeminde Allah’ı zikretmek her an hatırlamaktır.”

Tirmizi, Deavat 6 Hn: 3377; İbn Mace, Edeb: 27 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bazıları bu hadisi Abdullah b. Saîd’den aynı senedle benzeri şekilde rivâyet etmişlerdir. Bazıları ise mürsel olarak rivâyet etmişlerdir.

أَلَا أُنَبِّئُكُمْ بِخَيْرِ أَعْمَالِكُمْ وَأَزْكَاهَا عِنْدَ مَلِيكِكُمْ وَأَرْفَعِهَا فِي دَرَجَاتِكُمْ، وَخَيْرٌ لَكُمْ مِنْ إِنْفَاقِ الذَّهَبِ وَالْوَرِقِ، وَخَيْرٌ لَكُمْ مِنْ أَنْ تَلْقَوْا عَدُوَّكُمْ فَتَضْرِبُوا أَعْنَاقَهُمْ وَيَضْرِبُوا أَعْنَاقَكُمْ "، قَالُوا: بَلَى، قَالَ: " ذِكْرُ اللَّهِ تَعَالَى " قَالَ مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ: مَا شَيْءٌ أَنْجَى مِنْ عَذَابِ اللَّهِ مِنْ ذِكْرِ اللَّهِ

Hadis Sayfası
Ebu Hüreyre ve Ebu Said el Hudri (r.anhüma)’a Rasülullah (s.a.v) şöyle buyurduğuna şahit oldular:

“Bir gurup insan bir yerde toplanıp Allah’ı zikretmek için onun dinini öğrenmeye çalışırlarsa melekler onların etrafını çevirir. Allah’ın rahmeti onları kaplar ve üzerlerine huzur iner Allah onları kendi huzurundaki melekler yanında anar.”

Tirmizi, Deavat 7 Hn: 3378; İbn Mace, Edeb: 27 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

مَا مِنْ قَوْمٍ يَذْكُرُونَ اللَّهَ إِلَّا حَفَّتْ بِهِمُ الْمَلَائِكَةُ، وَغَشِيَتْهُمُ الرَّحْمَةُ، وَنَزَلَتْ عَلَيْهِمُ السَّكِينَةُ، وَذَكَرَهُمُ اللَّهُ فِيمَنْ عِنْدَهُ

Hadis Sayfası
Ebu Said el Hudri r.a. dedi ki:

Muaviye bir gün mescide çıktı ve toplu halde olan bir guruba sizi burada oturtan sebeb nedir? diye sordu. Onlar da: “Allah’ın verdiği nimetleri hatırlayıp onu daima zikretmek gündemde tutmak ve onun rızasını kazanmak için dinimizi öğrenmek için oturuyoruz” dediler. Muaviye: “Allah hakkı için sizi burada oturtan sebep bu mudur?” dedi. Onlar da: “Vallah’i sadece bu sebeple burada oturmaktayız” dediler. Muaviye: Dikkat ediniz sizi töhmet ettiğimden dolayı sizden yemin istemiş değilim. Rasulullah (s.a.v.)’e karşı benim yakınlık derecemde olup ta kendisinden benden daha az hadis rivayet eden yoktur. Rasulullah (s.a.v.), ashabından meydana gelmiş bir topluluğun yanına çıkmış ve: “Sizi bu toplulukta oturtan sebep nedir?” diye sormuştu. Onlar da şöyle demişlerdi: “Allah’ı hatırlayıp zikretmek ona hamdetmek ve bizi İslam üzere hidayet ettiği için ve bize lutfuyla muamele ettiği ve bize her türlü nimetleri verdiği için hamdedip şükretmek için oturduk.” Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah hakkı için sizi oturtan sebep sadece bu mudur?” Onlar da: “Allah hakkı için bizi oturtan sebep budur” dediler. Rasulullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Dikkat ediniz size karşı bir töhmetten dolayı sizden yemin istemiş değilim. Ne varki Cibril bana geldi ve meleklere karşı Allah’ın sizinle övündüğünü bildirdi.”

Tirmizi, Deavat 7 Hn: 3379; Müslim, Zikir: 27; Nesai, Adab-ül Kudat: 17 ve diğerleri.ž Bu hadis hasen garibtir. Ancak bu şekliyle bilmekteyiz. Ebû Neame es Sa’dî’nin ismi Amr b. İsa’dır. Ebû Osman en Nehdî’nin ismi ise Abdurrahman b. Mell’dir.

خَرَجَ مُعَاوِيَةُ إِلَى الْمَسْجِدِ، فَقَالَ: مَا يُجْلِسُكُمْ؟ قَالُوا: جَلَسْنَا نَذْكُرُ اللَّهَ، قَالَ: آللَّهِ مَا أَجْلَسَكُمْ إِلَّا ذَاكَ، قَالُوا: وَاللَّهِ مَا أَجْلَسَنَا إِلَّا ذَاكَ، قَالَ: أَمَا إِنِّي لَمْ أَسْتَحْلِفْكُمْ تُهْمَةً لَكُمْ، وَمَا كَانَ أَحَدٌ بِمَنْزِلَتِي مِنْ رَسُولِ اللَّهِ أَقَلَّ حَدِيثًا عَنْهُ مِنِّي، إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ خَرَجَ عَلَى حَلْقَةٍ مِنْ أَصْحَابِهِ، فَقَالَ: " مَا يُجْلِسُكُمْ؟ " قَالُوا: جَلَسْنَا نَذْكُرُ اللَّهَ وَنَحْمَدُهُ لِمَا هَدَانَا لِلْإِسْلَامِ وَمَنَّ عَلَيْنَا بِهِ، فَقَالَ: " آللَّهِ مَا أَجْلَسَكُمْ إِلَّا ذَاكَ؟ " قَالُوا: آللَّهِ مَا أَجْلَسَنَا إِلَّا ذَاكَ، قَالَ: " أَمَا إِنِّي لَمْ أَسْتَحْلِفْكُمْ لِتُهْمَةٍ لَكُمْ، إِنَّهُ أَتَانِي جِبْرِيلُ فَأَخْبَرَنِي أَنَّ اللَّهَ يُبَاهِي بِكُمُ الْمَلَائِكَةَ

Hadis Sayfası
Ebu Malik el Eşari r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Abdest, imanın bir parçasıdır. Elhamdülillah diyecek şekilde yaşamak mizanı doldurur. Sübhanallah ve Elhamdülillah diyecek şekilde bir hayat sürmek gökler ve yeryüzü arasını dolduracak kadar sevap kazandırır. Namaz, nurdur. Sadaka kişinin Müslüman olduğuna bir delildir. Sabır her an önümüzdeki bir ışıktır. Kuran ise lehimizde veya aleyhimizde bir delildir. Her insan sabahleyin kalkıp nefsinin satıcısıdır. Ya ibadet ve kulluk yaparak kendisini Allah’a satmış olur. Veya arzu ve hevesine veya şeytana uyarak kendisini helak etmiş olur.”

Tirmizi, Deavat 86 Hn: 3517; Müslim, Tahara: 27 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis sahihtir.

الْوُضُوءُ شَطْرُ الْإِيمَانِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ تَمْلَأُ الْمِيزَانَ وَسُبْحَانَ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ تَمْلَآَنِ أَوْ تَمْلَأُ مَا بَيْنَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ، وَالصَّلَاةُ نُورٌ، وَالصَّدَقَةُ بُرْهَانٌ، وَالصَّبْرُ ضِيَاءٌ، وَالْقُرْآنُ حُجَّةٌ لَكَ أَوْ عَلَيْكَ، كُلُّ النَّاسِ يَغْدُو فَبَائِعٌ نَفْسَهُ فَمُعْتِقُهَا أَوْ مُوبِقُهَا

Hadis Sayfası
Ebu' d-Derda, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:

"Size amellerinizin en hayırlısını, Allah katında en
temizi ve yücesini, derecenizi yükselteni, altın ve para infak etmekten üstün,
düşmanınızla karşılaşıp, onlann sizin boynunuzu vurup, sizin de onlann
boynunu vurmanızdan daha iyi olanını haber vereyim mi? Allah'ı
zikretmektir."

Heysemi , Mecmuaz Zevahid Cilt : 17 Hn: 16743 Ahmed rivayet etti. Senedi hasendir. Ahmed (6/447) rivayet etti. Ravilerden Haccac b. Muhammed'in ömrünün sonlannda ezberi bozulmuştur. Ebu Ma'şer Necih b. Abdirrahman zayıfhr. Aynca ravilerden İbn Ayyaş'm mevlası Ziyad b. Ebi Ziyad, Ebu'd-Derda'ya yetişmemiştir.

Hadis Sayfası
Muaz b. Cebel, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veselleın) şöyle buyurduğunu bildiriyor:

"İnsanoğlu, kendisini Allah'ın azabından
kurtaracak, Allah'ı zikretmekten daha güzel bir amel yapmamıştır." Sahabe:
"Ya Resülallah! Allah yolunda cihad da mı?" diye sorunca, Resfilullah
(sa1lallahualeyhivesellem): "Cihad da. Ancak kılıcı kınlıncaya kadar savaşırsa başka"
buyurdu ve son sözü üç defa söyledi.

Heysemi , Mecmuaz Zevahid Cilt : 17 Hn: 16745 *Taberani rivayet etti. Ravileri Sahlh'in ravileridir. 2 Taberani, M. el-Kebi'r'inde (20/166) rivayet etti. Tavfıs ve Muaz arasındaki ravilerde kopukluk vardır. el-İlelu'l-Mütenahiye'ye (1389) bakınız.

Hadis Sayfası
Cabir b. Abdillah, Restllullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu nakleder:

"İnsanoğlu, kendisini Allah'ın azabından
kurtaracak, Allah'ı zikretmekten daha güzel bir amel yapmamıştır." Sahabe:
"Ya Resülallah! Allah yolunda cihad da mı?" diye sorunca, Resulullah
(sallallahu aleyhi vesellem): "Cihad da. Ancak kılıcı kırılıncaya kadar savaşmak
müstesna" buyurdu.

Heysemi , Mecmuaz Zevahid Cilt : 17 Hn: 16749 *Taberani, M. es-Sağir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti. İkisinin de ravileri Sahih'in ravileridir. Taberaru M. es-Sağlr'inde (209) rivayet etti. Ravilerden Ebu'z-Zübeyr müdellistir ve an'ane yoluyla hadis rivayet eder.

Hadis Sayfası
Ebu Musa, Resülullah'ın (saJlallahu aleyhi veseUem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:

"Bir kişi kucağında dirhemler olsa ve onlan dağıtsa,
diğeri Allah'ı zikretse, zikreden kişi daha faziletli bir iş yapmış olur."

Heysemi , Mecmuaz Zevahid Cilt : 17 Hn: 16751.

Hadis Sayfası
İbn Abbas, Resülullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:

"Hiçbir sadaka, Allah'ı zikretmekten daha faziletli
değildir.

Heysemi , Mecmuaz Zevahid Cilt : 17 Hn: 16752. *Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti. Ravileri güvenilir bulunmuştur .

Hadis Sayfası
Üınmü Enes der ki:

Resulullah'a (sallallahu aleyhi vesellem): "Ya Resullallah! Bana tavsiyede bulun" dedim. Hz. Peygamber (salallahu aleyhi vesellem): " Günahlardan uzaklaş; çünkü bu, hicretlerin en faziletlisidir. Farzları yerine getirmeye çalış; çünkü bu, cihadın en faziletlisidir. Allah'ı çokça zikret; çünkü sen, Allah'a çok zikirden daha sevimli bir şey takdim edemezsin" buyurdu."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 17 Hn: 16755 *Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr ve el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti. Ravilerden İshak b. İbrahim b. Nistas zayıftır. Derim ki: Buradaki ravi, Enes b. Malik'in annesidir.1 1 Taberaru, M. el-Kebir'inde (25/129) rivayet etti.

قَالَتْ: «يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَوْصِنِي، قَالَ: " اهْجُرِي الْمَعَاصِيَ ; فَإِنَّهَا أَفْضَلُ الْهِجْرَةِ، وَحَافِظِي عَلَى الْفَرَائِضِ ; فَإِنَّهَا أَفْضَلُ الْجِهَادِ، وَأَكْثَرِي مِنْ ذِكْرِ اللَّهِ ; فَإِنَّكِ لَا تَأْتِينَ اللَّهَ بِشَيْءٍ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ كَثْرَةِ ذِكْرِهِ

Hadis Sayfası
Abdullah b. Mesud der ki:

"Bir gün, akşama kadar Allah'ı zikretmem, benim için, atların güzelini Allah yolunda hazırlamamdan daha sevimlidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 17 Hn: 16757 *Taberani, Kasım'ın tarikiyle rivayet etti. Kasım, dedesi olan İbn Mes'Od'u dinlememiştir.2 2 Taberaru, M. el-Keblr'inde (8508) rivayet etti. Mes'fıdi'nin ahir ömründe ezberi bozulmuştur.

لَأَنْ أَذْكُرَ اللَّهَ - عَزَّ وَجَلَّ - يَوْمًا إِلَى اللَّيْلِ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنْ أَنْ أَحْمِلَ عَلَى جِيَادِ الْخَيْلِ يَوْمًا إِلَى اللَّيْلِ

Hadis Sayfası
Muaz b. Cebel bildiriyor:

Biz, Resulullah'la (sailallahualeyhivsellem) yürürken: "İleri gidenler nerede?" diye sorunca halk: "Bazıları gitti, bazıları ise geride kaldı" dediler. Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem): "İleri gidenler, Allah'ın zikrinden başka önemsedikleri bir şey olmayanlardır. Kim
Cennet bahçelerinde eğlenmek isterse, Allah'ı çokça zikretsin" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 17 Hn: 16758 *Taberani rivayet etti. Ravilerden Musa b. Ubeyde zayıftır. İbnu'l-Esir:

بَيْنَمَا نَحْنُ نَسِيرُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ - صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ - إِذْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ - صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ -: " أَيْنَ السَّابِقُونَ؟ ". قَالُوا: مَضَى نَاسٌ، وَتَخَلَّفَ نَاسٌ، قَالَ: " أَيْنَ السَّابِقُونَ؟ الَّذِينَ يَسْتَهْتِرُونَ بِذِكْرِ اللَّهِ. مَنْ أَحَبَّ أَنْ يَرْتَعَ فِي رِيَاضِ الْجَنَّةِ فَلْيُكْثِرْ ذِكْرَ اللَّهِ

Hadis Sayfası