Zühd Konusu


İbn Abbas r.a. dedi ki: Resülllah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş:

“İki nimetle pekçok insan aldanmıştır. Sağlık ve boş zaman.”

Buhari, Rikak: 1; Tirmizi, Zühd 1 Hn: 2304 ve diğerleri. Tirmizi: ž Muhammed b. Beşşar, Yahya b. Said vasıtasıyla Abdullah b. Said b. ebi Hind ve babasından İbn Abbas’tan bu hadisin benzerini bize aktarmışlardır. Tirmizî: Bu konuda Enes b. Mâlik’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Pek çok kimse bu hadisi Abdulah b. Saîd b. Ebû Hind’den merfu olarak rivâyet etmişler olup bazı râvîler de yine Abdullah b. Said b. Ebu Hind’den mevkuf olarak rivâyet etmişlerdir.

نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ الصِّحَّةُ وَالْفَرَاغُ

Hadis Sayfası
Selh bin Sad es-Saidi r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Allah katında dünya bir sivrisineğin kanadına denk olsaydı (yani tüm dünya ve içindekilerin değeri bu kadar olsaydı) Kafire dünyada bir yudum su içirmezdi.”

Tirmizi, Zühd 13 Hn: 2320; İbn Mace, Zühd: 3 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Ebu Hüreyre’den de hadis rivayet edilmiştir. Tirmizi: Bu hadis bu şekliyle sahih garibtir.

لَوْ كَانَتِ الدُّنْيَا تَعْدِلُ عِنْدَ اللَّهِ جَنَاحَ بَعُوضَةٍ مَا سَقَى كَافِرًا مِنْهَا شَرْبَةَ مَاءٍ

Hadis Sayfası
Müstevrid bin Şeddad r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) ile birlikte bir ölü oğlağın başında duran toplulukla beraberdim Rasülullah (s.a.v.) buyurdu ki:

“Şu ölü oğlağın sahipleri tarafından atıldığı zaman değerini yitirdiğinden dolayı atıldığı görüşünde misiniz? Ashab: “Evet ey Allah’ın Rasulü! onu değersiz oluşundan dolayı atmışlardır.” Bunun üzerine buyurdular ki: “Dünya Allah katında şu ölü oğlağın değersiz oluşundan daha değersizdir.”

Tirmizi, Zühd 13 Hn: 2321; İbn Mace, Zühd: 3 ve diğerleri.ž Bu konuda Cabir ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Müstevrid hadisi hasendir.

أَتَرَوْنَ هَذِهِ هَانَتْ عَلَى أَهْلِهَا حِينَ أَلْقَوْهَا "، قَالُوا: مِنْ هَوَانِهَا أَلْقَوْهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَالَ: " فَالدُّنْيَا أَهْوَنُ عَلَى اللَّهِ مِنْ هَذِهِ عَلَى أَهْلِهَا

Hadis Sayfası
Müstevrid bin Şeddad r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Ahiret nimeti karşısında dünya nimeti; sizden birinizin parmağını denize batırması gibidir. O parmak denizden ne kadar su ile döner ona bir baksın.”

Tirmizi, Zühd 15 Hn: 2323; İbn Mace, Zühd: 2 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. İsmail b. ebu Hâlid, Ebu Abdullah diye künyelenir. Kaysın babasından Ebu Hazam’dir. İsmi, Abd b. Avf olup sahabedendir.

مَا الدُّنْيَا فِي الْآخِرَةِ إِلَّا مِثْلُ مَا يَجْعَلُ أَحَدُكُمْ إِصْبَعَهُ فِي الْيَمِّ فَلْيَنْظُرْ بِمَاذَا يَرْجِعُ

Hadis Sayfası
Ebu Hüreyre r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“(Ahirete göre) Dünya; müminin zindanı, kafirin ise bir Cennettir.”

Müslim, Zühd: 1; Tirmizi, Zühd 16 Hn: 2324; İbn Mace, Zühd: 3 ve diğerleri.ž Bu konuda Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

الدُّنْيَا سِجْنُ الْمُؤْمِنِ وَجَنَّةُ الْكَافِرِ

Hadis Sayfası
Abdullah ibn Mesud r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Çiftlik ve benzeri gibi gelir getirecek şeyler edinmeyin böylece dünyaya meyledersiniz.”

Tirmizi, Zühd 20 Hn: 2328; Müsned: 3398 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasendir.

لَا تَتَّخِذُوا الضَّيْعَةَ فَتَرْغَبُوا فِي الدُّنْيَا

Hadis Sayfası
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasülullah (s.a.v.), omzumdan tutarak şöyle buyurdu:

“Dünyada bir garib gibi yabancı gibi hatta bir yolcu gibi ol! Kendini kabir halkından biri gibi kabul et.” İbn Ömer şöyle derdi: “Sabaha çıktığında akşama çıkacağından söz etme, hastalığından önce sağlığından ölümünden önce hayatından istifade ederek hazırlık yap. Ey Abdullah yarın isminin mutlu mu? Bedbaht mı? olacağını bilemezsin.”

Buhari, Rikak: 37; Tirmizi, Zühd 25 Hn: 2333; İbn Mace, Zühd: 14 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis A’meş tarafından Mücahid’den ve İbn Ömer’den benzeri şekilde rivâyet edilmiştir. Ahmed b. Abde ed Dabbî el Basrî, Hammad b. Zeyd vasıtasıyla Leys’den, Macâhid’den, İbn Ömer’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir.

كُنْ فِي الدُّنْيَا كَأَنَّكَ غَرِيبٌ أَوْ عَابِرُ سَبِيلٍ، وَعُدَّ نَفْسَكَ فِي أَهْلِ الْقُبُورِ "، فَقَالَ لِي ابْنُ عُمَرَ: إِذَا أَصْبَحْتَ فَلَا تُحَدِّثْ نَفْسَكَ بِالْمَسَاءِ، وَإِذَا أَمْسَيْتَ فَلَا تُحَدِّثْ نَفْسَكَ بِالصَّبَاحِ، وَخُذْ مِنْ صِحَّتِكَ قَبْلَ سَقَمِكَ، وَمِنْ حَيَاتِكَ قَبْلَ مَوْتِكَ، فَإِنَّكَ لَا تَدْرِي يَا عَبْدَ اللَّهِ مَا اسْمُكَ غَدًا

Hadis Sayfası
Enes ibn Malik r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

(eliyle bir insanı veya kendisini göstererek), Bu Ademoğludur ve o kimsenin yakınına işaret ederek bu da onun ecelidir. Dedi. Sonra elini ensesine götürerek mesafenin yakınlığını kasdederek elini uzattı ve insanoğlunun arzu ve istekleri ileridedir, ileridedir, ileridedir” buyurdular.

Tirmizi, Zühd 25 Hn: 2334; İbn Mace, Zühd: 27 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Ebu Said’den de hadis rivâyet edilmiştir.

هَذَا ابْنُ آدَمَ وَهَذَا أَجَلُهُ " وَوَضَعَ يَدَهُ عِنْدَ قَفَاهُ ثُمَّ بَسَطَهَا، فَقَالَ: " وَثَمَّ أَمَلُهُ وَثَمَّ أَمَلُهُ وَثَمَّ أَمَلُهُ

Hadis Sayfası
Abdullah ibn Amr r.a. dedi ki:

"Kendimize ait kamıştan bir evi tamir ederken Rasülullah (s.a.v.) bize uğradı ve; “Bu nedir? Ne yapıyorsunuz” buyurdu. Biz de: Çökmeye yüz tuttu da tamir ediyoruz dedik, “Ölümün bundan daha çabuk geleceğini sanıyorum” buyurdular.

Tirmizi, Zühd 25 Hn: 2335; Ebu Davud, Edeb: 57; İbn Mace, Zühd: 15) ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebus Sefer’in ismi Saîd b. Muhammed’tir. Ayrıca kendisine İbn Ahmed es Sevrî de denilir.

مَرَّ عَلَيْنَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَحْنُ نُعَالِجُ خُصًّا لَنَا، فَقَالَ: مَا هَذَا؟ " فَقُلْنَا: قَدْ وَهَى فَنَحْنُ نُصْلِحُهُ، قَالَ: مَا أَرَى الْأَمْرَ إِلَّا أَعْجَلَ مِنْ ذَلِكَ

Hadis Sayfası
Kab ibn İyaz r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem'i işittim şöyle buyurdu:

“Her ümmetin bir fitnesi vardır, benim ümmetimin fitnesi ise maldır.”

Tirmizi, Zühd 26 Hn: 2336; İbn Mace, Fiten: 18 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahih garib olup, bu hadisi sadece Muaviye b. Salih’in rivâyeti olarak bilmekteyiz.

إِنَّ لِكُلِّ أُمَّةٍ فِتْنَةً، وَفِتْنَةُ أُمَّتِي الْمَالُ

Hadis Sayfası
Ebu Zerr r.a'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Dünyadan yüz çevirmek ve dünya sevgisini terk etmek demek kişinin helal olan şeyleri kendisine haram kılması veya malı bırakıp atmak demek değildir. Fakat gerçek zahitlik ve dünya sevgisini terk etmek demek; elinde bulunan şeylere Allah katında bulunan imkan ve nimetlerden fazla ümid besler olmamandır. Veya başına gelen bir bela ve sıkıntıdan dolayı elde edeceğin sevap, senin yanında o bela ve sıkıntıdan dolayı kaybettiğin maldan üstün ve hayırlı olmalıdır. İşte gerçek zahidlik ve dünya sevgisi bu olmalıdır.”

Tirmizi, Zühd 29 Hn: 2340; İbn Mace, Zühd: 1 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis garib olup sadece bu şekliyle bilmekteyiz Ebû İdris el Havlanî’nin ismi Aizullah b. Abdullah’tır. Amr b. Vakîd ise münker hadisler aktaran birisidir.

الزَّهَادَةُ فِي الدُّنْيَا لَيْسَتْ بِتَحْرِيمِ الْحَلَالِ وَلَا إِضَاعَةِ الْمَالِ، وَلَكِنَّ الزَّهَادَةَ فِي الدُّنْيَا أَنْ لَا تَكُونَ بِمَا فِي يَدَيْكَ أَوْثَقَ مِمَّا فِي يَدَيِ اللَّهِ، وَأَنْ تَكُونَ فِي ثَوَابِ الْمُصِيبَةِ إِذَا أَنْتَ أُصِبْتَ بِهَا أَرْغَبَ فِيهَا لَوْ أَنَّهَا أُبْقِيَتْ لَكَ

Hadis Sayfası
Kays ibn Ebu Hazim rahimullah dedi ki: Sad b. ebi Vakkas’tan işittim şöyle diyordu:

Allah yolunda kan akıtan ilk kişi benim, Allah yolunda ilk ok atan da benim. Bir seferinde Muhammed (s.a.v.)’in ashabından bir gurupla savaşıyordum ki o savaşta ağaç yaprakları ve asma çubuğu yiyorduk. Bundan dolayı da her birimizin dışkısı koyun ve deve dışkısı gibi oluyordu. Şimdi ise Esedoğulları; din konusunda beni beğenmemeye başladılar. Eğer bunların dediği gibi ise zarardayım ve tüm amellerim boşa gitti demektir.

Müslim, Zühd: 1; Tirmizi, Zühd 39 Hn: 2365 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis Beyan’ın rivâyeti olarak hasen sahih garibtir.

إِنِّي لَأَوَّلُ رَجُلٍ أَهْرَاقَ دَمًا فِي سَبِيلِ اللَّهِ، وَإِنِّي لَأَوَّلُ رَجُلٍ رَمَى بِسَهْمٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلَقَدْ رَأَيْتُنِي أَغْزُو فِي الْعِصَابَةِ مِنْ أَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَا نَأْكُلُ إِلَّا وَرَقَ الشَّجَرِ وَالْحُبُلَةِ حَتَّى إِنَّ أَحَدَنَا لَيَضَعُ كَمَا تَضَعُ الشَّاةُ أَوِ الْبَعِيرُ وَأَصْبَحَتْ بَنُو أَسَدٍ يُعَزِّرُونِي فِي الدِّينِ لَقَدْ خِبْتُ إِذًا وَضَلَّ عَمَلِي

Hadis Sayfası
Sad b. Malik (Sad ibn Ebu Vakkas) r.a. şöyle diyordu:

"Allah yolunda ok atan Arapların ilki benim bir seferinde Rasulullah (s.a.v.) ile birlikte savaşıyorduk bu savaşta yiyecek olarak sadece asam çubuğu vardı bundan dolayı da her birimizin dışkısı davar dışkısı gibiydi. Şimdi Esedoğulları din konusunda beni beğenmeye başladılar. Eğer onların dediği gibiyse zarardayım ve tüm amellerim boşa gitti demektir.

(Müslim, Zühd: 1; Tirmizi, Zühd 39 Hn: 2366 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Utbe b. Gazvan’dan da hadis rivâyet edilmiştir.

إِنِّي أَوَّلُ رَجُلٍ مِنَ الْعَرَبِ رَمَى بِسَهْمٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ، وَلَقَدْ رَأَيْتُنَا نَغْزُو مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَمَا لَنَا طَعَامٌ إِلَّا الْحُبُلَةَ وَهَذَا السَّمُرَ حَتَّى إِنَّ أَحَدَنَا لَيَضَعُ كَمَا تَضَعُ الشَّاةُ ثُمَّ أَصْبَحَتْ بَنُو أَسَدٍ يُعَزِّرُونِي فِي الدِّينِ لَقَدْ خِبْتُ إِذًا وَضَلَّ عَمَلِي

Hadis Sayfası
Muhammed ibn Sirin hazretleri dedi ki:

“Ebu Hüreyre’nin yanındaydık üzerinde iki keten elbise vardı; birine burnunu sildi ve şöyle dedi: Vay vay Ebu Hüreyre keten elbiseye burnunu siliyor. Oysa bir zamanlar Rasülullah (s.a.v.)’in minberiyle Aişe’nin odası arasında açlıktan sendeleyip bayıldığımı görmüştüm. Bu arada gelip giden bende delilik var zannederek ayağını boynuma basardı. Halbuki ben deli değildim. Sadece aç idim.”

Buhari, İtisam: 9; Tirmizi Zühd 39 Rn: 2367 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu (mevkuf)hadis bu şekliyle hasen sahih garibtir.

كُنَّا عِنْدَ أَبِي هُرَيْرَةَ، وَعَلَيْهِ ثَوْبَانِ مُمَشَّقَانِ مِنْ كَتَّانٍ فَتَمَخَّطَ فِي أَحَدِهِمَا، ثُمَّ قَالَ: " بَخٍ بَخٍ يَتَمَخَّطُ أَبُو هُرَيْرَةَ فِي الْكَتَّانِ لَقَدْ رَأَيْتُنِي وَإِنِّي لَأَخِرُّ فِيمَا بَيْنَ مِنْبَرِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَحُجْرَةِ عَائِشَةَ مِنَ الْجُوعِ مَغْشِيًّا عَلَيَّ فَيَجِيءُ الْجَائِي فَيَضَعُ رِجْلَهُ عَلَى عُنُقِي يَرَى أَنَّ بِيَ الْجُنُونَ وَمَا بِي جُنُونٌ وَمَا هُوَ إِلَّا الْجُوعُ

Hadis Sayfası
Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

"Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Gerçek zenginlik mal çokluğunda değil, gerçek zenginlik gönül zenginliğidir.”

Tirmizi; Zühd 40 Hn: 2373; İbn Mace, Zühd: 9 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. Ebu Husayn’ın ismi Osman b. Âsım el Esedî’dir.

قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : لَيْسَ الْغِنَى عَنْ كَثْرَةِ الْعَرَضِ، وَلَكِنَّ الْغِنَى غِنَى النَّفْسِ

Hadis Sayfası