Zekat Konusu


Abdullah b. Amr r.a'den rivayet edildiğine göre:

“İki kadın Rasulullah (s.a.v.)’e geldi kollarında altın bilezikler vardı. Rasulullah (s.a.v.) onlara: “Bu bileziklerin zekatını veriyor musunuz” dedi. Hayır dediler. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ın sizlere ateşten bilezikler takmasından hoşlanır mısınız? Hayır dediler. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.); öyleyse onların zekatını ödeyin buyurdular.”

Tirmizi, Zekat 12 Hn: 637; Ebu Davud, Zekat: 4; Nesai, Zekat: 19 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadisi Müsenna b. el Sabah, amr b. Şuayb’den aynı şekilde rivâyet etmiştir. Müsenna b. el Sabah ve İbn Lehia hadis konusunda zayıf oldukları söylenmiştir. Bu konuda Rasûlullah (s.a.v.)’den sahih olarak bir şey rivâyet edilmemiştir.

أَنَّ امْرَأَتَيْنِ أَتَتَا رَسُولَ اللَّهِ وَفِي أَيْدِيهِمَا سُوَارَانِ مِنْ ذَهَبٍ، فَقَالَ لَهُمَا: أَتُؤَدِّيَانِ زَكَاتَهُ؟ قَالَتَا: لَا، قَالَ: فَقَالَ لَهُمَا رَسُولُ اللَّهِ : أَتُحِبَّانِ أَنْ يُسَوِّرَكُمَا اللَّهُ بِسُوَارَيْنِ مِنْ نَارٍ؟ قَالَتَا: لَا، قَالَ: فَأَدِّيَا زَكَاتَهُ

Hadis Sayfası
Muaz (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre sebzeler yani baklagillerin zekatı hakkında mektupla soru sormuştu da Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardı:

“Sebzeler için zekat gerekmez.” Tirmizi der ki: İlim adamları bu hadisle amel ederek sebzelerde zekat olmadığı görüşündedirler.

Tirmizi, Zekat 13 Hn: 638. Tirmizi: Bu hadisin senedi pek sağlam değildir. Bu konuda Rasûlullah (s.a.v.)’den sahih bir hadis rivâyet edilmemiştir. Bu hadis ise Musa b. Talha vasıtasıyla Peygamber (s.a.v.)’den mürsel olarak rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Hasan, Umâra’nın oğludur. Hadisçiler yanında zayıf kabul edilir. Şu’be ve başkaları onu zayıf saymışlar İbn’ül Mübarek ise onun hadisini kabul etmeyip terk etmiştir.

لَيْسَ فِيهَا شَيْءٌ

Hadis Sayfası
Ebu Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Yağmur ve akarsuların suladığı arazilerde yetişen ürünlerde onda bir (Öşür) vardır. Hayvanlar veya sulama teşkilatıyla sulanan arazilerde ise (öşrün yarısı) yirmide bir zekat vardır.”

Tirmizi, Zekat 14 Hn: 639; Ebu Davud, Zekat: 12; İbn Mace, Zekat: 17 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Enes b. Malik, İbn Ömer ve Cabir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Bu hadis Bükeyr b. Abdillah b. Eşecc’den, Süleyman b. Yesar’dan ve Büsr b. Saîd yoluyla Peygamber (s.a.v.)’den mürsel olarak rivâyet edilmiş olup sanki bu hadis daha sahihtir. İbn Ömer’in bu konudaki rivâyeti sahih olup fıkıhçıların çoğunluğu bu hadise göre amel ederler.

فِيمَا سَقَتِ السَّمَاءُ وَالْعُيُونُ الْعُشْرُ، وَفِيمَا سُقِيَ بِالنَّضْحِ نِصْفُ الْعُشْرِ

Hadis Sayfası
Abdullah b. Ömer r.a'dan: Rasülullah (s.a.v.)’den şöyle aktarmıştır:

“Yağmur ve akarsuların suladığı arazilerde yetişen ürünlerde ve kökleri vasıtasıyla yer altından beslenen ağaçların meyvesinde onda bir (öşür) vardır. Hayvanlar ve sulama teşkilatıyla sulanan yerlerde ise yirmide bir (yarım öşür) zekat vardır.”

Buhari, Zekat: 6; Tirmizi, Zekat 14 Hn: 640; Ebu Davud, Zekat: 12 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

أَنَّهُ سَنَّ فِيمَا سَقَتِ السَّمَاءُ وَالْعُيُونُ أَوْ كَانَ عَثَرِيًّا الْعُشْرَ وَفِيمَا سُقِيَ بِالنَّضْحِ نِصْفَ الْعُشْرِ

Hadis Sayfası
Abdullah b. Amr r.a'dan rivayete göre, Rasülullah (s.a.v.) insanlara bir hutbe vererek şöyle buyurdu:

“Dikkat kim malı olan bir yetimin velisi olursa o malı ticarette değerlendirsin ve o malı zekatın yiyip tüketmesine terk etmesin.” Tirmizi: İlim adamları bu konuda değişik görüşler ortaya koymuşlardır. Peygamber (s.a.v.)’in ashabından aralarında Ömer, Ali, Aişe, İbn Ömer’in de bulunduğu pek çok kişi yetim malında da zekatın olduğu görüşündedirler. Bir kısım ilim adamları da yetimin malında zekat gerekmez kanaatinde olup, Sufyan es Sevri ve Abdullah b. Mübarek bunlardandır.

Tirmizi, Zekat 15 Hn: 641. Tirmizi: Bu hadis sadece bu şekilde rivâyet edilmiş olup isnadında söylenti vardır. Çünkü Müsenna b. el Sabbah’ın hadis konusunda zayıf olduğu söylenir. Bir kısım kimselerde bu hadisi Amr b. Şuayb yoluyla Ömer b. Hattab’dan rivâyet ederek aynı hadisi aktarmışlardır. Amr b. Şuayb, Amr b. As’ın oğlu Abdullah b. Muhammed’in oğludur. Şuayb dedesi Abdullah b. Amr’dan hadis işitmiştir. Yahya b. Saîd, Amr b. Şuayb’ın hadisi hakkında söz ediyor ve o bizim yanımızda zayıftır diyor. Zayıflık yönü dedesi Abdullah b. Amr’ın, sayfalarından hadis rivâyet etmesidir. Fakat hadisçilerin çoğunluğu Amr b. Şuayb’ın hadisini delil getirerek onu sağlam kabul ederler. Ahmed, İshâk ve daha başkaları bunlardandır.

أَلَا مَنْ وَلِيَ يَتِيمًا لَهُ مَالٌ فَلْيَتَّجِرْ فِيهِ وَلَا يَتْرُكْهُ حَتَّى تَأْكُلَهُ الصَّدَقَةُ

Hadis Sayfası
Ebu Hüreyre r.a'dan: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Hayvanların kendiliklerinden yaptıkları zararlar tazmin edilmez. Madenlerin elde edilmesinde meydana getirdiği zarar tazmin edilmez. Kuyu kazmak için tutulan işçinin kuyunun çökmesi sonucu veya bir kimsenin açtığı kuyuya başka birinin düşmesi sonucunda tazminat yoktur. Yeraltından çıkarılan define ve hazinelerde ise beşte bir zekat vardır.”

Buhari, Zekat: 67; Müslim, Hudud: 11; Tirmizi, Zekat 16 Hn: 642 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu konuda Enes b. Malik Abdullah b. Amr, Ubade b. Samit, Amr b. Avf el Müzeni ve Cabir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.

الْعَجْمَاءُ جَرْحُهَا جُبَارٌ، وَالْمَعْدِنُ جُبَارٌ، وَالْبِئْرُ جُبَارٌ، وَفِي الرِّكَازِ الْخُمُسُ

Hadis Sayfası
Abdurrahman b. Mesud b. Niya rahimullah şöyle diyordu: Sehl b. ebi Hasme bizim toplu halde bulunduğumuz bir yere geldi ve Rasülullah (s.a.v.)’in şöyle buyurduğunu bize aktardı:

“Bazı mahsul ve ürünlerin zekatını tahmin ederek toplayacağınızda çürüme, bozulma veya mal sahibinin komşu ve yakınlarına dağıtabilmesini de hesaba katarak üçte birini veya dörtte birini bırakın almayın.” Tirmizi: Tahmin konusunda ilim adamlarının çoğunluğunun görüşü; Ebu Hasme’nin hadisi üzeredir. Ahmed ve İshak’ta, Ebu Hasme’nin, hadisine göre amel edenlerdendir. Meyvelerde tahmin şudur: Hurma ve Üzüm gibi zekatı gereken meyveler yetiştiği zaman İslam devletinin yetkilisi meyveleri tahmin edecek bir yetkili gönderir, tahminci kimse bakarak üzümden ve hurmadan ne kadar kuru üzüm ve kuru hurma çıkacağını tahmin eder, sayıp tespitini yapıp, çıkacak zekat miktarını borç olarak kaydedip mal sahiplerini meyveleriyle baş başa bırakır onlar diledikleri gibi hareket ederler. Meyveler yetişip kurutulduğu zaman gerekli öşür kendilerinden alınır. Bazı ilim adamları hadisteki “tahmin” meselesini böylece tefsir etmişlerdir ki Şafii, Malik, Ahmed ve İshak bunlardandır.

Tirmizi, Zekat 17 Hn: 643; Ebu Davud, Zekat: 15; Nesai, Zekat: 26 ve diğerleri. Tirmiz: Bu konuda Aişe, Attab b. Esid ve İbn Abbas’tan da hadis rivâyet edilmiştir.

إِذَا خَرَصْتُمْ فَخُذُوا وَدَعُوا الثُّلُثَ فَإِنْ لَمْ تَدَعُوا الثُّلُثَ فَدَعُوا الرُّبُعَ

Hadis Sayfası
Attab b. Esid r.a'dan:

“Rasülullah (s.a.v.), bağ ve bahçe sahipleri için çıkardıkları üzüm ve meyvelerini tahmin edecek kimseler gönderirdi.” Bu senedle Rasulullah (s.a.v.)’in üzümlerin zekatı hakkında şöyle buyurduğu rivayet edildi: إِنَّهَا تُخْرَصُ كَمَا يُخْرَصُ النَّخْلُ ثُمَّ تُؤَدَّى زَكَاتُهُ زَبِيبًا كَمَا تُؤَدَّى زَكَاةُ النَّخْلِ تَمْرًا “Hurmaların tahmin edildiği gibi üzümlerde tahmin edilir. Hurmanın zekatı kuru hurma olarak alındığı gibi üzümün zekatı da kuru üzüm olarak alınır.”

Tirmizi, Zekat 17 Hn: 644; Ebu Davud, Zekat: 14; Nesai, Zekat: 26 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen garibtir. İbn Cüreyc bu hadisi İbn Şihâb, Urve ve Aişe’den rivâyet etmektedir. Bu hadis hakkında Muhammed’e sordum. Dedi ki: İbn Cüreyc’in hadisi sağlam ve meşhur bir hadis değildir. Saîd b. el Müseyyib’in, Attab b. Esid’den rivâyeti daha sağlam ve sahihtir.

أَنَّ النَّبِيَّ كَانَ " يَبْعَثُ عَلَى النَّاسِ مَنْ يَخْرُصُ عَلَيْهِمْ كُرُومَهُمْ وَثِمَارَهُمْ

Hadis Sayfası
Rafi’ b. Hadiç r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.)’den işittim şöyle diyordu:

“Adaletle iş yapan zekat memurunun durumu evine dönünceye kadar Allah yolunda savaşan kimse gibidir.”

Tirmizi, Zekat 18 Hn: 645; Ebu Davud, Zekat: 6; İbn Mace, Zekat: 14 ve diğerleri.ž Tirmizi: Rafi’ b. Hadiç hadisi hasen sahihtir. Yezîd b. İyaz, hadisçiler yanında zayıf sayılır. Muhammed b. İshâk’ın rivâyeti daha sahihtir.

الْعَامِلُ عَلَى الصَّدَقَةِ بِالْحَقِّ كَالْغَازِي فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَتَّى يَرْجِعَ إِلَى بَيْتِهِ

Hadis Sayfası
Enes b. Malik r.a'dan rivayet edildiğine göre dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Zekatı alırken ve verirken haksızlık yaparak aşırılık yapan, zekata engel olan gibidir.” Tirmizi der ki: Peygamberimizin “Zekat almada ve vermede aşırılık eden zekata engel olan gibidir.” Sözünün manası aşırılık edenin günahı zekat vermeyene yazılan günah gibidir demektir.

Tirmizi, Zekat 19 Hn: 646; Ebu Davud, Zekat: 5; İbn Mace, Zekat: 14 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda İbn Ömer, Ümmü Seleme ve Ebu Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Enes hadisi bu şekliyle garibtir. Ahmed b. Hanbel Sad b. Sinan hakkında söz etmiştir. Ahmed b. Hanbel Sad b. Sinan hakkında söz etmiştir. Leys b. Sad böylece: “Yezid b. Ebû Habib’den, Sa’d b. Sinan’dan ve Enes b. Malik’den” demektedir. Denilir ki: Bu hadisin senedi Amr b. Hâris, İbn Lehia, Yezîd b. Ebû Habib, Sinan’dan ve Enes, şeklindedir. Muhammed’den işittim şöyle demiştir: Doğrusu Sinan b. Sa’d’tır.

الْمُعْتَدِي فِي الصَّدَقَةِ كَمَانِعِهَا

Hadis Sayfası
Cerir (b. Abdullah) r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Zekat memuru size geldiğinde yanınızdan memnun olarak ayrılsın.”

Müslim, Zekat: 55; Tirmizi, Zekat 20 Hn: 647; Nesai, Zekat: 14 ve diğerleri.

إِذَا أَتَاكُمُ الْمُصَدِّقُ فَلَا يُفَارِقَنَّكُمْ إِلَّا عَنْ رِضًا

Hadis Sayfası
Cerir r.a'dan:

Nebi s.a.v'den (647 nolu) hadisin benzerini rivayet etmiştir.

Tirmizi, Zekat 20 Hn: 648.

عَنِ النَّبِيِّ بِنَحْوِهِ

Hadis Sayfası
Ebu Cuheyfa (Vehb b. Vehb) r.a. dedi ki:

“Peygamber (s.a.v.)’in zekat memuru bize geldi, zekatı zenginlerimizden alarak fakirlerimize dağıttı. Ben yetim bir çocuk idim bana bacakları uzun, genç bir dişi deve vermişti.”

Tirmizi, Zekat 21 Hn: 649; İbn Huzeyme, Sahih Hn: 2211; İbn Semmak, Essani min Emali Hn: 7 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda ibn Abbas’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Ebu Cuhayfe hadisi hasen sahihtir.

قَدِمَ عَلَيْنَا مُصَدِّقُ النَّبِيِّ فَأَخَذَ الصَّدَقَةَ مِنْ أَغْنِيَائِنَا فَجَعَلَهَا فِي فُقَرَائِنَا وَكُنْتُ غُلَامًا يَتِيمًا فَأَعْطَانِي مِنْهَا قَلُوصًا

Hadis Sayfası
Abdullah b. Mesud r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Kim muhtaç olmadığı halde insanlardan bir şey isterse kıyamet günü dilenciliğin bir belirtisi olarak yüzünde tırnak izi ve yara bere olarak gelir. Ey Allah’ın Rasulü zenginliğin ölçüsü nedir? Diye soruldu. Rasulullah (s.a.v.): “Elli dirhem gümüş veya o değerde altın” buyurdular.

Tirmizi, Zekat 22 Hn: 650; Ebu Davud, Zekat: 24; İbn Mace, Zekat: 26 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu konuda Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: İbn Mesud hadisi hasendir. Şu’be buradaki rivâyetinden dolayı Hakîm b. Cübeyr hakkında söz etmiştir.

مَنْ سَأَلَ النَّاسَ وَلَهُ مَا يُغْنِيهِ جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَمَسْأَلَتُهُ فِي وَجْهِهِ خُمُوشٌ أَوْ خُدُوشٌ أَوْ كُدُوحٌ " قِيلَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا يُغْنِيهِ، قَالَ: " خَمْسُونَ دِرْهَمًا أَوْ قِيمَتُهَا مِنَ الذَّهَبِ

Hadis Sayfası